Kelimeler arşivi içinde; başında "ses" olan, toplam 91 adet kelime bulunmaktadır. ses ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ses ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ses olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SESLENDİREBİLMEK
SESLENDİRİCİLİK, SESSİZLEŞTİRMEK, SESLENDİREBİLME
SESSİZLEŞTİRME
SESLENEBİLMEK, SESVERENPINAR
SESSİZCESİNE, SESLENDİRMEK, SESKUİTERPEN, SESSİZLEŞMEK, SESAMOİDİTİS, SESLENDİRİCİ, SESTODİYAZİS, SESLENEBİLME
SESLENDİRME, SESSİZLEŞME, SESİRGENMEK, SESGEÇİRMEZ, SESLENDİRİŞ, SESDİRMEMEK, SESAMOİDEUS, SESTOPLARCI, SESDENMELİK, SESTODOLOJİ, SESDAĞILIMI, SESLİKBİLİM
SESTODİSİT, SESLİDOĞAN, SESBÜYÜTÜR, SESSİZDERE, SESSİZLEME, SESTONOFAJ, SESİRGEMEK, SESTODİFÜJ
SESLETMEK, SESLENMEK, SESLİDERE, SESLİKAYA, SESLANMAK, SESSİZLİK, SESTEŞLİK, SESDİRMEK, SESTODLAR, SESTOPLAR
SESSİZCE, SESÖLÇER, SESMEMEK, SESLİTAŞ, SESLİLİK, SESLİKÇİ, SESVEREN, SESYAYAR, SESYAZAR, SESELMEK, SESİTMEK, SESAMOİT, SESETMEK, SESETMEĞ, SESENMEK, SESBİLİM, SESLEMEK, SESLENCE, SESLENİŞ, SESDEMEK, SESLENME, SESLETİM, SESLETME, SESALICI, SESÇİLİK
SESLİCE, SESTOİD, SESSİZİ, SESLEME
SESLİK, SESLEK, SESSUZ, SESTEŞ, SESLEM, SESTOD, SESSİZ, SESDEŞ, SESMEZ, SESMEK, SESÇİL
SESİL, SESÇİ, SESEN, SESKİ, SESLİ
SES
SES
Kulağın duyabildiği titreşim, seda, ün. Herhangi bir davranış, tutum karşısında uyanan ruhsal tepki. Akciğerlerden gelen havanın ses yolunda oluşturduğu titreşim. Duygu ve düşünce. Aralarında uyum bulunan titreşimler.
SESKUİTERPEN
Koku verici ve bazıları antimikrobiyal özellikte olan bitkisel kaynaklı maddeler.
SESLENEBİLME
Seslenebilmek işi.
SESSİZLEŞTİRMEK
Sessizleşme işini yaptırmak.
SESAMOİDİTİS
Üst susam kemiğinin yangısı.
SESLENDİRMEK
Sesli duruma getirmek, sesli olmasını sağlamak. Sesi, çekimden sonra film üzerine geçirmek, kaydetmek. Hissedilen bir duyguyu, düşünülen bir fikri dile getirmek, duyurmak. Bir müzik eserini okumak.
SESLENEBİLMEK
Seslenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
SESSİZCESİNE
Sessizce.
SESVERENPINAR
Diyarbakır kenti, Ergani ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
SESLENDİREBİLMEK
Seslendirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
SESTODİYAZİS
Sestod enfeksiyonu.
SESLENDİRİCİLİK
Seslendirici olma durumu.
SESSİZLEŞTİRME
Sessizleştirmek işi.
SESLENDİREBİLME
Seslendirebilmek işi.
SESLENDİRİCİ
ve TV Seslendirme işini yapan kimse, sözlendirici, dublajcı.
SESSİZLEŞMEK
Sessiz duruma gelmek, sessiz olmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde SES geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AĞABEY
Büyük erkek kardeş, ağa, aka, ede, efe. Saygı ve sevgi göstermek üzere yaşça büyük olan erkeklere söylenen bir seslenme sözü.
AHBAP
Kendisiyle yakın ilişki kurulup sevilen, sayılan kimse. Samimiyet, içtenlik bildiren bir seslenme sözü.
ADAMSIZ
Adam olmadan. Güvenecek kimsesi olmayan, dayanağı bulunmayan, arkasız. Erkeksiz, kocasız.
AKORT
Bir çalgıda doğru ses vermesi için yapılmış olan ayar, düzen. Armoniyi sağlayan seslerin birleşmesi. Uyum, uyumluluk.
ABLA
Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).
AKORTSUZLAŞTIRMAK
Ses düzensizliği veya ayarsızlığı meydana getirmek. Radyoda bir ayar frekansında sapma meydana getirmek.
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
AFONİ
Ses yitimi.
AĞIZSIZ
Ağzı olmayan. Yumuşak huylu, sessiz.
AKIŞMA
Akışmak işi. Bir sıraya gelen ses, hece veya kelimelerin birbirleriyle uyuşarak kulağa hoş ve dile kolay gelen bir bütün oluşturması.
AH
İlenme, beddua. (a:h) Ağrı, acı duyulduğunda söylenen bir söz. (a:h) Sesin tonuna göre pişmanlık, öfke, özlem, beğenme, sevgi vb. duygular anlatan bir söz.
AGU
Süt çocuklarının neşelendikleri zaman çıkardıkları ses.
AHİZE
Telefonda seslerin duyulduğu ve iletildiği parça.
AĞABABA
Dede, ata. Bir yerde, bir topluluk içinde etkili olan, sözü geçen, ileri gelen (kimse). Sanı "ağa" olan babaya çocuğunun sesleniş sözü.
AGULAMAK
Bebek "agu" diye ses çıkarmak.
AKORTSUZLUK
Ses düzensizliği ya da ayarsızlığı. Radyoda gerçek ayar frekansı ile doğru değeri arasındaki sapma.
AKSESUARCI
Aksesuar satan kimse. Aksesuar kullanmasını seven kimse. Aksesuarı hazırlayan kimse.
AHLAMAK
İç çekmek, ah etmek, ah çeker gibi ses çıkarmak.
AKOMPANYATÖR
Bir parça çalındığı zaman ses veya bir aletle ona eşlik eden kimse.
AKOR
Üç veya daha çok sesin bir arada tınlaması.