Kelimeler arşivi içinde; başında "on" olan, toplam 281 adet kelime bulunmaktadır. on ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu on ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde on olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ONAYLATTIRILMAK
ONAYLATABİLMEK, ONAYLATTIRILMA, ONAYLAYABİLMEK, ONKOMİRASİDYUM
ONAYLATABİLME, ONAYLATTIRMAK, ONAYLAYABİLME, ONURLANDIRMAK
ONAYLATILMAK, ONAYLATTIRMA, ONDOKUZMAYIS, ONKOSERKOZİS, ONKOVİRÜSLER, ONURLANDIRMA
ONARABİLMEK, ONARIKLAMAK, ONARIMCILIK, ONAYABİLMEK, ONAYAKLILAR, ONAYLAMALIK, ONAYLATILMA, ONBEŞHAMAMI, ONİKOFORLAR, ONOMATOPEİK
ONARABİLME, ONARICILIK, ONATLAŞMAK, ONAYABİLME, ONAYLAMAMA, ONAYLANMAK, ONAYLATMAK, ONBİRAYLIK, ONBİRNİSAN, ONCHOCERCA, ONDABİRLİK, ONGUNCULUK, ONİKİTELLİ, ONİKİYÜZLÜ, ONİYEKTOMİ, ONKOPELTUS, ONKOSERKOM, ONLUKDÖKÜM, ONMADIKLIK, ONTOLOJİZM, ONURLANMAK, ONURSUZLUK
ONAKLAMAK, ONALTILIK, ONARILMAK, ONATLAMAK, ONAYLAMAK, ONAYLANIŞ, ONAYLANMA, ONAYLATMA, ONBAŞILAR, ONBAŞILIK, ONCELEYİN, ONCULAYIN, ONDALIKÇI, ONDÖRTLÜK, ONDUBOZAN, ONDÜLESİZ, ONKOGENEZ, ONKOLOJİK, ONLARINKİ, ONMAYASIN, ONOMASTİK, ONOMATOPE, ONTOGENEZ, ONTOLOJİK, ONUKTEKİN, ONUNCULUK, ONURLANMA, ONURSEVEN
ONALTMAK, ONARILMA, ONARIMCI, ONARTMAK, ONAYLAMA, ONBUYRUK, ONCİCOLA, ONDALAMA, ONDELECİ, ONDURMAG, ONDURMAK, ONDÜLECİ, ONDÜLELİ, ONGARMAK, ONGLAMAK, ONGUNALP, ONGUNLUK, ONGUNSUZ, ONİKİGEN, ONİKİLER, ONİKİLİK, ONKOLOJİ, ONKOSFER, ONNAMONO, ONŞATMAK, ONTOGENİ, ONTOLOJİ, ONULTMAK
ONALMAK, ONANASI, ONANİZM, ONANMAK, ONARICI, ONARMAH, ONARMAK, ONARTMA, ONAŞMAK, ONATKAN, ONATKUT, ONATLIK, ONATMAK, ONATSIZ, ONAYSIZ, ONBEŞLİ, ONBUDAK, ONBULAK, ONCACIK, ONCAĞIZ, ONCALIK, ONCAMAN, ONCAVIZ, ONCIVAZ, ONCUCAH, ONCUĞAZ, ONCULAH, ONCUVAZ, ONDALIK, ONDURMA, Devamını Oku »»
ONACAK, ONACCA, ONAÇAN, ONAÇÇA, ONADAR, ONAĞAN, ONAĞIL, ONAHÇA, ONAMAK, ONANMA, ONARAN, ONARIK, ONARIM, ONARLI, ONARMA, ONAŞCA, ONAŞMA, ONATCA, ONATÇA, ONATMA, ONATSÜ, ONAYLI, ONBAŞI, ONCASI, ONDACI, ONDALİ, ONDERE, ONDÜLE, ONEDER, ONEJİT, Devamını Oku »»
ONAMA, ONARI, ONART, ONASI, ONAZU, ONBAR, ONBUL, ONCAH, ONCAK, ONCAZ, ONCUK, ONCÜL, ONDAÇ, ONESE, ONEZE, ONGAY, ONGEN, ONGLU, ONGUN, ONGUR, ONGÜN, ONİKS, ONKOS, ONKUN, ONLAR, ONLUK, ONMAG, ONMAK, ONNAN, ONSUK, Devamını Oku »»
ONAÇ, ONAK, ONAL, ONAM, ONAN, ONAR, ONAT, ONAY, ONBA, ONCA, ONDA, ONDE, ONEL, ONER, ONGU, ONLU, ONMA, ONUK, ONUL, ONUM, ONUR, ONUŞ, ONÜK
ONA, ONE, ONK, ONS
ON
ON
Dokuzdan sonra gelen sayının adı. Bu sayıyı gösteren 10 ve X rakamlarının adı. Dokuzdan bir artık.
ONAYLATILMAK
Onaylatma işi yapılmak, tasdikletilmek.
ONAYLATTIRILMAK
Onaylattırma işi yapılmak, tasdiklettirilmek.
ONKOVİRÜSLER
Retrovirüslere dahil bir grup virüs.
ONAYLAYABİLME
Onaylayabilmek işi, tasdikleyebilme.
ONDOKUZMAYIS
Samsun iline bağlı ilçelerden biri.
ONKOMİRASİDYUM
Monogenetik trematodların silyumlu larvası.
ONAYLATTIRMAK
Onaylatma işini yaptırmak, tasdiklettirmek.
ONAYLATABİLME
Onaylatabilmek işi, tasdikletebilme.
ONURLANDIRMA
Onurlandırmak işi.
ONAYLAYABİLMEK
Onaylama imkânı veya olasılığı bulunmak, tasdikleyebilmek.
ONKOSERKOZİS
Onchocerca cinsi nematodların neden olduğu deri altında erişkin parazitlerle dolu sert nodüllerin oluşumu, kaşıntı ve göz lezyonlarıyla belirgin hastalık, volvulozis, craw-craw, nehir körlüğü, Roble hastalığı, sowdah.
ONURLANDIRMAK
Kendisine saygı duyulan bir kimse, bir yere gelerek oradakileri mutlu etmek, onur kazandırmak, onurunu artırmak, şereflendirmek, şeref vermek.
ONAYLATTIRMA
Onaylattırmak işi, tasdiklettirme.
ONAYLATTIRILMA
Onaylattırılmak işi, tasdiklettirilme.
ONAYLATABİLMEK
Onaylatma imkânı veya olasılığı bulunmak, tasdikletebilmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde ON geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABAKÜS
Sayı boncuğu. Sütun başlığının üstüne yatay olarak konan ve kenarlarından biraz dışarı taşan taş blok.
AÇIMLAMAK
Bir sorunu veya konuyu ele alıp en ince noktasına kadar gözden geçirerek anlatmak, şerh etmek, teşrih etmek.
ACILAŞMAK
Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.
AÇILIM
Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.
ACEMBORUSU
Canlı kırmızı renkli çiçek açan, uzun boylu bir tür süs bitkisi (Bignonia radicams).
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
ABANMAK
Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.
ABONMAN
Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.
AÇELYA
Kokusuz, güzel renkli çiçekler açan bir bitki (Rhododendron).
AÇIKLANAN
Açıklamalar sonunda ortaya çıkması beklenen kavram, açıklayan.
ACINMAK
Acıma işine konu olmak. Başkasının hesabına üzülmek, yazıklanmak, yerinmek.
ABARTILMAK
Abartma işine konu olmak.
ACIKILMAK
Acıkma işine konu olmak.
ABANA
Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri.
ACINILMAK
Acınma işine konu olmak.
ABONELİK
Abone olma durumu. Belirli sayıda abonesi olan.
ACIMIK
Mavikantaron.
AÇIKLAMAK
Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
ACYO
Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.