Sonu DAVAR ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "davar" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu davar ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında davar olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde davar olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

KARADAVAR, TÜLÜDAVAR

5 harfli kelimeler

DAVAR

Bazı kelimelerin anlamları

DAVAR

Koyun ve keçiye verilen ortak ad. Koyun ya da keçi sürüsü.

KARADAVAR

Her yaştaki kıl keçisi veya kıl keçisi sürüsü.

TÜLÜDAVAR

Koyun.

  -   -   -  

Anlamında DAVAR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DAVAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KIRKIM

Davarların kırkılması işi. Davarların kırkıldıkları mevsim.

KIRKICI

Davarların yün veya kıllarını kırkan kimse, kırkımcı.

BELEZ

Sızı, ağrı. Romatizma. Bir çeşit davar hastalığı ki, hayvan arka ayaklarını hareket ettiremez.

KOM

Ağıl, davar ağılı. Yayla evi. Bir kimseye ait küçük yerleşim yeri, çiftlik.

ARGEÇ

Dokumalarda çözgü üzerine enliliğine atılan ip. Davarların açıkta toplu olarak yattıkları yer, düz dağ sırtları. Hafif meyilli yer, bayır. Birinin yapabileceği, becerebileceği iş: Sen elinin argecine karış.

YOZ

Doğada olduğu gibi kalarak işlenmemiş olan. Yozlaşmış, dejenere. Kısır. Kaba, adi, bayağı. Davar sürüsü.

HILTAR

Davar ve sığırların boyunlarına takılan ip veya kayış.

NOKRA

Büveleğin sebep olduğu, genellikle davar ve sığırlarda, seyrek olarak insanlarda rastlanan, ortası delik şişkinliklerle tanınan hastalık.

SÜREKÇİ

Davar alışverişiyle uğraşan kimse.

ALACIK

Üzeri dal veya hasırla örtülen çoban evi, tarla, bostan, bağ kulübesi, çardak: Bağı beklemek için alacık yapıyoruz. Çul veya keçeden yapılan çadır. Göçebe çadırlarının üzerine konan eğri ağaç, eğilmesi kolay ağaç sürgünü. Bostan korkuluğu. Ormandaki küçük düzlük, ağaçsız yer: Davarı ormandaki alacıkta otlattım. Vücuttaki çok küçük leke: Bu ala sayılmaz, bir alacık. Yaylaya kurulan hasır bir çeşit çadır. Apaçık, açık kalan yer. Çardak, basit barınak, kulübe. Ağaç güme, çadır. Bağ ve bahçelerde yapılan tahta ya da hasır barınak. (Dereköy Uluborlu Isparta; Garibçe Güdül Ankara). Kastamonu şehri, Azdavay ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Kastamonu şehrinde, Küre belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

ARKAÇ

Ağıl. Dağ sırtlarında davarların yatırıldığı düz, rüzgâr almayan kuytu yer.

BARI

Çit. Bari, keşke, hiç olmazsa, öyle ise. Bahçe duvarı, çit, avlu duvarları üzerine konulan çalı çırpı, harçsız yapılan duvar, tarla sınırı, tarlaların alt yanına çekilen taş set, siper. Bağ çubuğu. Yokuş. Pirinç tarlarındaki parsel: Ahmet'in on beş barı pirinçliği var. 6.Köy evlerinde bulunan ocak bacası. Davar sağılan yer, ağıl. Yük. Bahçe ya da avlu duvarı. (Ağıl Eğridir Isparta; Erenköy, İnönü Eskişehir; Yurtbeyi Çankaya, Çağa Güdül Ankara).

ARHAÇ

Davarların açıkta toplu olarak yattıkları yer, düz dağ sırtları. Hamal semeri, sırta yük alınacağı zaman konulan çul, çuval, keçe parçası, altlık.

ARIH

Temiz, tertemiz, saf, iyi. Hayvanların koşulduğu okun arabaya bağlı olduğu çatal kısım. Zayıf, cılız, sıska. Zayıf. Davarın zayıf olanı, kötüsü, karşılığı arık.

ALEH

Davarı çağırmak için çıkarılan ses, çağrı ünlemi.

KIRKI

Kırkma işi. Davarların yün veya kıllarını kırkmaya yarayan makasa benzer araç.

ARGEŞ

Davarların açıkta toplu olarak yattıkları yer, düz dağ sırtları.

TUZLA

Kıyılarda, tava denilen havuzlara deniz veya göl suyu akıtıldıktan sonra kurutularak tuz çıkarılan yer, memleha. İstanbul iline bağlı ilçelerden biri. Davarlara kırda tuz verilen düz, taşlık ve kayalık yerler. Tuzlak.

BESİCİ

Sığır, davar vb. hayvanları besleyerek semirten, satan kimse.

AHRAÇ

Sığır ve davar sürülerinin yazın açıkta yattıkları yer. Koyunların yattıkları yer, kuytu yerler.