Kelimeler arşivi içinde; sonunda "şo" olan, toplam 12 adet kelime bulunmaktadır. Sonu şo ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında şo olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde şo olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
HARAŞO
ABAŞO, ALAŞO, GARŞO, HARŞO
AYŞO, GAŞO, HAŞO, KUŞO, LAŞO, PAŞO
ŞO
ŞO
Şu. Şu (uzaktaki nesneler için).
HAŞO
Dinsiz; imansız yaşlı adam anlamına küfür sözü.
ALAŞO
Kötü kadın, orospu, oynak, cilveli.
GARŞO
Domates, soğan ve patatesten yapılan bir yemek.
GAŞO
Kaşağı.
HARAŞO
Bir tür yün örgüsü.
AYŞO
Ayşe.
PAŞO
Paşa.
HARŞO
Mısır unu ve soğandan yapılan bir çeşit yemek. Her şeyi karıştıran adam.
LAŞO
Büyük ağızlı.
KUŞO
Kürşat.
ABAŞO
Gemiyi baştan veya kıçtan halatla karaya bağlama. Altta, aşağıda bulunan, alttaki.
Bu bölümde tanımı içerisinde ŞO geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ŞOFÖRLÜK
Şoför olma durumu, sürücülük. Şoförün işi.
PRİMADONNA
Başoyuncu.
SÜRÜCÜ
Karada kullanılan motorlu araçları sürüp yöneten kimse, şoför. Çoban, güdücü. Sürü yetiştiren kimse.
NAKŞOLUNMA
Nakşolunmak işi.
SÜRÜCÜLÜK
Sürücünün işi, şoförlük.
BALAST
Demir yollarında traverslerin altına, şoselerde düzeltilmiş toprak üzerine döşenen taş kırıkları. Safra.
BAŞOYUNCULUK
Başoyuncu olma durumu, başaktörlük, başaktrislik. Başoyuncunun yaptığı iş, başaktörlük, başaktrislik.
BAŞAKTÖRLÜK
Başoyunculuk.
BAŞLIK
Genellikle başı korumak için giyilen şapka, serpuş. Tekerlek parmaklarının çakılı olduğu kısım. Bir sütunun, bir direğin tepeliği. Kâğıt veya zarf üstüne basılmış ad ve adres, antet. Tablaların veya iş parçalarının düzgün kalmasını sağlamak amacı ile baş taraflarına takılan parça. Bir yazının, bir kitabın bölümlerinin başına konulan ve konuyu kısaca tanıtan ibare, serlevha. Başlık parası. Üst giysilerinin yakalarına takılı başlık, kapüşon. Hayvan koşumunun başa geçirilen bölümü.
OTOBÜSÇÜ
Otobüs işletmecisi. Otobüs şoförü.
BAŞAKTRİS
Başoyuncu (kadın).
GÖSTERİ
İlgi, dikkat çekmek için bir topluluk önünde gösterilen beceri veya oyun. Bir şeyi tanıtmak amacıyla yapılmış olan sunum, demonstrasyon, demo. Birinin, bir topluluğun kendi duygusunu gösteren sözü veya davranışı, tezahürat. Sinema veya tiyatroda film, oyun gösterme işi. Genellikle şarkı, dans vb. eğlence türlerin yer aldığı eğlence, şov. Bir istek veya karşı görüşün, halkın ilgisini çekecek biçimde topluca ve açıkça yapılması, nümayiş.
BAŞAKTRİSLİK
Başoyunculuk.
BURGU
Delik açmaya yarayan delgiye takılı sarma, yivli, keskin, çelik alet. Telli sazlarda, telleri germeye yarayan mandal. Yerin orta ve derin katmanlarına inebilmeyi sağlayan delici alet. Tıpa çekmeye yarayan, ucu sivri ve helis biçiminde demir alet, tirbuşon.
NAKŞOLMA
Nakşolmak işi.
NAKŞOLUNMAK
Nakşolma işi yapılmak.
SİFON
Bir sıvıyı bir kaptan başka bir kaba aktarmaya yarayan, değişik uzunlukta iki kolu olan bükülmüş boru. Şose, demir yolu vb. yapıların altından bir akarsuyu geçirmek için yapılmış olan boru biçiminde kanal. Pis su tesisatındaki kokuların yapıya yayılmasını önleyen araç. Hızla fışkırtılan su yardımıyla pis su ile dışkıları atık su tesisatına akıtan düzenek.
PARAÇOL
Gemi çatmasında eğri parça. Cumba vb. altına destek olarak konulan eğri ağaç. Tek at koşularak çekilen, üzeri kapalı, yanları açık bir araba türü, paraşol.
BAŞAKTÖR
Başoyuncu (erkek).
SİLAHŞORLUK
Silahşor olma durumu.