Kelimeler arşivi içinde; başında "şo" olan, toplam 107 adet kelime bulunmaktadır. şo ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu şo ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde şo olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ŞORUTLANMAK
ŞOKURDAMAK, ŞOLDULAMAH, ŞORALLAMAK
ŞOHBOLMAK, ŞORGÖZLÜK, ŞORLANMAK, ŞORLAŞMAK, ŞOROLOLUK, ŞOŞARTMAK, ŞOYLANMAK
ŞOBANLIK, ŞOFÖRLIH, ŞOFÖRLÜK, ŞOĞURTLİ, ŞOKURDUM, ŞOMKADEM, ŞOPARLIK, ŞORETMEK, ŞORLAMAK, ŞORLATAN, ŞORLOVAK, ŞOROMBİL, ŞORULDAK, ŞORULLAH, ŞOVENİZM, ŞOVENLİK, ŞOYULMAK
ŞOHMUDA, ŞOHUNDA, ŞOKOLOK, ŞOLAVUR, ŞORATAN, ŞOREKET, ŞORLAMA, ŞOROLOP, ŞORTLAN, ŞORUTLU
ŞOFBEN, ŞOĞURT, ŞOHBAZ, ŞOHLUK, ŞOKALI, ŞOKALİ, ŞOKOLA, ŞOLULU, ŞOMLUK, ŞORGÖZ, ŞOROLO, ŞORŞOR, ŞORUYA, ŞOŞBİN, ŞOVGUM, ŞOVMEN, ŞOVURT
ŞOBAZ, ŞOFER, ŞOFOR, ŞOFÖR, ŞOHIM, ŞOHOT, ŞOHRA, ŞOHUM, ŞOLDU, ŞOLEN, ŞOLUK, ŞOPAR, ŞOPKA, ŞORAH, ŞORAK, ŞORAN, ŞORAV, ŞORBA, ŞORCA, ŞORDA, ŞOREK, ŞORET, ŞORİK, ŞORKA, ŞORLU, ŞORUH, ŞORUT, ŞORVA, ŞOSET, ŞOSON, Devamını Oku »»
ŞOBA, ŞOBE, ŞOKE, ŞOOL, ŞORA, ŞORT, ŞOSE, ŞOYH
ŞOK, ŞOL, ŞOM, ŞOR, ŞOŞ, ŞOT, ŞOV, ŞOY
ŞO
ŞO
Şu. Şu (uzaktaki nesneler için).
ŞOFÖRLÜK
Şoför olma durumu, sürücülük. Şoförün işi.
ŞOHBOLMAK
Barışmak.
ŞORGÖZLÜK
Çapkınlık.
ŞOBANLIK
Çobanlık.
ŞOĞURTLİ
Salyası daima akan (kimse).
ŞORALLAMAK
Teyellemek.
ŞOKURDAMAK
1.Zonklamak. 2.Çok kaynamak. 3.Ekşiyip kabarmak.
ŞOROLOLUK
Şorolo olma durumu.
ŞORLAŞMAK
Çok tuzlulaşmak. Konuşmak.
ŞOŞARTMAK
Abartmak. Abartmak; ballandıra ballandıra anlatmak.
ŞOYLANMAK
Hamurlu yemeklerin suyu azalmak.
ŞOFÖRLIH
(Fransızca kökenli chauffeur+lıh) şoförlük.
ŞORUTLANMAK
Ağzından tükürük saçmak.
ŞORLANMAK
Çok tuzlu olmak.
ŞOLDULAMAH
Kamçılamak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ŞO geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAŞAKTRİSLİK
Başoyunculuk.
BALAST
Demir yollarında traverslerin altına, şoselerde düzeltilmiş toprak üzerine döşenen taş kırıkları. Safra.
BAŞAKTRİS
Başoyuncu (kadın).
BAŞOYUNCULUK
Başoyuncu olma durumu, başaktörlük, başaktrislik. Başoyuncunun yaptığı iş, başaktörlük, başaktrislik.
NAKŞOLUNMAK
Nakşolma işi yapılmak.
BAŞAKTÖRLÜK
Başoyunculuk.
PARAÇOL
Gemi çatmasında eğri parça. Cumba vb. altına destek olarak konulan eğri ağaç. Tek at koşularak çekilen, üzeri kapalı, yanları açık bir araba türü, paraşol.
NAKŞOLUNMA
Nakşolunmak işi.
SİLAHŞORLUK
Silahşor olma durumu.
BAŞLIK
Genellikle başı korumak için giyilen şapka, serpuş. Tekerlek parmaklarının çakılı olduğu kısım. Bir sütunun, bir direğin tepeliği. Kâğıt veya zarf üstüne basılmış ad ve adres, antet. Tablaların veya iş parçalarının düzgün kalmasını sağlamak amacı ile baş taraflarına takılan parça. Bir yazının, bir kitabın bölümlerinin başına konulan ve konuyu kısaca tanıtan ibare, serlevha. Başlık parası. Üst giysilerinin yakalarına takılı başlık, kapüşon. Hayvan koşumunun başa geçirilen bölümü.
ŞOPARLIK
Şopar gibi davranma.
PRİMADONNA
Başoyuncu.
SÜRÜCÜLÜK
Sürücünün işi, şoförlük.
BAŞAKTÖR
Başoyuncu (erkek).
GÖSTERİ
İlgi, dikkat çekmek için bir topluluk önünde gösterilen beceri veya oyun. Bir şeyi tanıtmak amacıyla yapılmış olan sunum, demonstrasyon, demo. Birinin, bir topluluğun kendi duygusunu gösteren sözü veya davranışı, tezahürat. Sinema veya tiyatroda film, oyun gösterme işi. Genellikle şarkı, dans vb. eğlence türlerin yer aldığı eğlence, şov. Bir istek veya karşı görüşün, halkın ilgisini çekecek biçimde topluca ve açıkça yapılması, nümayiş.
SİFON
Bir sıvıyı bir kaptan başka bir kaba aktarmaya yarayan, değişik uzunlukta iki kolu olan bükülmüş boru. Şose, demir yolu vb. yapıların altından bir akarsuyu geçirmek için yapılmış olan boru biçiminde kanal. Pis su tesisatındaki kokuların yapıya yayılmasını önleyen araç. Hızla fışkırtılan su yardımıyla pis su ile dışkıları atık su tesisatına akıtan düzenek.
BURGU
Delik açmaya yarayan delgiye takılı sarma, yivli, keskin, çelik alet. Telli sazlarda, telleri germeye yarayan mandal. Yerin orta ve derin katmanlarına inebilmeyi sağlayan delici alet. Tıpa çekmeye yarayan, ucu sivri ve helis biçiminde demir alet, tirbuşon.
SÜRÜCÜ
Karada kullanılan motorlu araçları sürüp yöneten kimse, şoför. Çoban, güdücü. Sürü yetiştiren kimse.
NAKŞOLMA
Nakşolmak işi.
OTOBÜSÇÜ
Otobüs işletmecisi. Otobüs şoförü.