Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ta" olan, toplam 615 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ta ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ta olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ta olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
DİNOFLAGELLATA, HEMOFLAGELLATA
BÜYÜKANAFARTA, ECHİNODERMATA, ENDOPTERYGOTA, KÜÇÜKANAFARTA, PLAZMODEZMATA, PLEUROTREMATA, PSÖDOSÖLOMATA, SPERMATOPHYTA
AMANDİBULATA, ANAPİYESMATA, DEKSTROAORTA, EUFLAGELLATA, İNVERTEBRATA, METASTİGMATA, PROTOCİLİATA, PTERİDOPHYTA, SEMİPLASENTA, SIDIKYUMURTA, THECPOSOMATA
AVERTEBRATA, BAŞLANGIÇTA, CHELİCERATA, EUCOELOMATA, HAEMATOPOTA, KİLERCİUSTA, MAKROBİYOTA, MAKRONEMATA, MANDİBULATA, METASTRİATA, MİKROBİYOTA, MİKRONEMATA, OLİGOCHAETA
BİLAVASITA, VARDAKOSTA, APTERYGOTA, BASTIRIKTA, BLEFAROSTA, CLİTELLATA, DİZMETAHTA, DÜMREKORTA, ENTOPROCTA, FLAGELLATA, KIZILTAHTA, MEZOBİYOTA, PROKARYOTA, PROSTRİATA, TOPYUMURTA, URSTİGMATA, VERTEBRATA
BİLVASITA, BURACIKTA, MANTİNOTA, MASKARATA, ORTALIKTA, ŞURACIKTA, AGGREGATA, ALAMANATA, ALVEOLATA, ASTİGMATA, BRYOPHYTA, BUYRUKATA, COELOMATA, DELİBALTA, ESKİBALTA, GARBINATA, HARUNUSTA, İLOMANATA, KAFATAHTA, KALEBALTA, KARATAHTA, KONGARATA, KORKUTATA, KORMOFİTA, MYCOPHYTA, OBLONGATA, OMOTEGATA, OPALİNATA, ÖSOLOMATA, PRETEKSTA, Devamını Oku »»
AMİRİİTA, ARALIKTA, BAŞNOKTA, ÇİKOLATA, KALAMATA, KUKULETA, LİMONATA, MUGALATA, ORACIKTA, PEŞTAHTA, PIRLANTA, PLASENTA, SAKULETA, TRİNKETA, ABDALATA, AKARISTA, AKSUVATA, ALABAHTA, ALAFARTA, ALAGANTA, ALAHİNTA, ANODONTA, ANUDATTA, BOZTAHTA, CİRLİKTA, CULİSETA, ÇATAPATA, ÇIRÇITTA, ÇUKALATA, DİGGOLTA, Devamını Oku »»
AHZÜİTA, BARBATA, BURGATA, CİRANTA, CURNATA, FALÇATA, FIRKATA, FİLİNTA, GIRNATA, HORANTA, ISKARTA, ISPARTA, İŞPORTA, KANASTA, KAPORTA, KAYNATA, KIRANTA, LAVANTA, LOKANTA, MARANTA, MAZBATA, MEŞRUTA, NİŞASTA, SAFSATA, SAPARTA, SİGORTA, SULFATA, YUMURTA, AKSUATA, ALAPATA, Devamını Oku »»
AGANTA, AKSATA, ALESTA, ARASTA, AVANTA, AYAKTA, BALATA, BARATA, CIVATA, FAÇETA, FLAVTA, GALETA, HALİTA, HARİTA, ISKOTA, İNKITA, KANATA, KAVATA, KERATA, KOMİTA, KOMUTA, MANİTA, PASATA, PESETA, PİANTA, PİÇUTA, PİYATA, RABITA, REOSTA, SALATA, Devamını Oku »»
BALTA, BAŞTA, CARTA, CONTA, CUNTA, ÇANTA, DELTA, DİKTA, FANTA, GAİTA, GIPTA, HAFTA, HARTA, HASTA, HATTA, HAYTA, İHATA, KAÇTA, LASTA, LAVTA, LORTA, MAKTA, MEVTA, MUŞTA, NAFTA, NOKTA, PAFTA, PASTA, POSTA, SALTA, Devamını Oku »»
BETA, ÇITA, DATA, FOTA, FUTA, HATA, İFTA, KITA, KOTA, LATA, LOTA, META, MUTA, NOTA, OLTA, ORTA, PATA, POTA, ROTA, ŞİTA, USTA, AHTA, ALTA, ASTA, ATTA, AYTA, BATA, BITA, BİTA, ÇİTA, Devamını Oku »»
ATA, İTA, ETA, OTA, ÖTA, UTA
TA
TA
Dek, değin, kadar, beri vb. edatlarla birlikte kullanılarak bir fiilin, bir hareketin, bir yerin, bir şeyin başladığı veya sona erdiği noktayı, zaman ve uzaklık bakımından abartmalı bir biçimde anlatan bir söz. Tantal elementinin simgesi.
PLEUROTREMATA
Köpek balıkları.
PSÖDOSÖLOMATA
Gerçek söloma sahip olmayan canlılar.
DEKSTROAORTA
Ana atardamarın sağ dördüncü aorta kavsinden köken alması sonucu, ana toplardamarın göğüs boşluğunun sağında yer alması.
AMANDİBULATA
Antenleri ve alt çeneleri bulunmayan örümcek, akrep, kene ve uyuz etkenleri gibi eklem bacaklılar. Bu canlılarda ağzın arkasındaki birinci ek yapı keliser adı verilen beslenme organına dönüştüğünden bu alt bölümdeki canlılar Chelicerata olarak da adlandırılmaktadır.
HEMOFLAGELLATA
Kanda parazitlenen kamçılı organizmalar, özellikle Trypanosomatina alt takımında bulunan protozoonlar.
KÜÇÜKANAFARTA
Çanakkale kenti, Eceabat ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
DİNOFLAGELLATA
Dinoflagellida.
SPERMATOPHYTA
Tohumlu bitkiler.
EUFLAGELLATA
Mastigophora'ların eski adı.
İNVERTEBRATA
Omurgasızlar.
BÜYÜKANAFARTA
Çanakkale ili, Eceabat ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
ECHİNODERMATA
Derisi dikenliler.
ANAPİYESMATA
Antik Yunan tiyatrosunda ruhları yeryüzüne getiren, elle hareket ettirilen ilkel bir iner-çıkar.
PLAZMODEZMATA
Komşu bitki hücreleri arasındaki sitoplâzmik bağlantıyı sağlayan, hücre duvarındaki aralıklar ve iki hücre arasında uzanan dar ince endoplâzmik retikulum kanalları. Plâzmodezma.
ENDOPTERYGOTA
Endopterigotlar.
Bu bölümde tanımı içerisinde TA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABARTILI
Olduğundan fazla gösterilen, abartmalı, mübalağalı. Abartarak, abartılı olarak, mübalağalı bir biçimde.
ABRAMAK
Fırtınalı havalarda gemiyi ustalıkla yönetmek. Başarmak, bir işi becermek.
ABDAL
Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
ABANOZ
Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.
ACABA
Şüphe, kuşku. (a'caba:) Merak, kararsızlık veya kuşku anlatan bir söz, acep.
ABAJURCU
Abajur yapan veya satan kimse.
ABANA
Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri.
ABRA
Dara. Angarya, yük. Bir değiş tokuşta üste verilen şey. Denge.
ACAYİP
Sağduyuya, göreneğe, olağana aykırı, garip, tuhaf, yadırganan, yabansı. Şaşma anlatan bir söz.
ABANMAK
Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.
ABANİ
Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş. Bu kumaştan yapılmış.
ABDÜLLEZİZ
Akdeniz bölgesinde ve Afrika'da yetişen, çok yıllık, yumrulu ve otsu bir bitki (Cyperus esculentus). Bu bitkinin yemiş olarak yenilen, tatlı ve yağlı ürünü.
ABAŞO
Gemiyi baştan veya kıçtan halatla karaya bağlama. Altta, aşağıda bulunan, alttaki.
ABA
Abla. Bu kumaştan yapılmış yakasız ve uzun üstlük. Bu kumaştan yapılan. Kepenek. Yünün dövülmesiyle yapılmış olan kalın ve kaba kumaş. Bu kumaştan yapılmış olan ve dervişlerce giyilen hırka. Anne.
ABACI
Aba yapan ya da satan kimse. Asalak. Bedavacı. Abadan giyecek yapan veya satan kimse.
ABRAKADABRA
Eski çağlarda bazı hastalıklara iyi geldiğine inanılan büyülü söz. Sihirbazların sıkça kullandığı büyü sözü.
ABLALIK
Abla olma durumu. Yakın ve koruyucu davranışta bulunma.
ABAKÜS
Sayı boncuğu. Sütun başlığının üstüne yatay olarak konan ve kenarlarından biraz dışarı taşan taş blok.
ABLİ
Yatay serenlerin ucuna bağlı bulunan ve bunları sağa, sola veya ortaya çevirmek için yararlanılan halat veya palanga.