Kelimeler arşivi içinde; başında "te" olan, toplam 2826 adet kelime bulunmaktadır. te ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu te ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde te olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TEMELLENDİREBİLME, TEPELİDEVEKUŞLARI, TEŞKİLATLANDIRMAK
TEKRARLANABİLMEK, TEKRARLATABİLMEK, TEKRARLAYABİLMEK, TELEKOMÜNİKASYON, TELEREZEKTOSKOPİ, TELEVİZYONAGİDER, TELLENDİREBİLMEK, TERBİYESİZCESİNE, TERBİYESİZLEŞMEK, TERMOELEKTRİKLİK, TERTİPLEYEBİLMEK, TEŞKİLATLANDIRMA, TEZGAHLAYABİLMEK
TECAHÜLÜARİFANE, TEKNÜSKURBAĞASI, TEKRARLANABİLME, TEKRARLATABİLME, TEKRARLAYABİLME, TELEVİZYONCULUK, TELEVİZYONSEVER, TELLENDİREBİLME, TEMBELLEŞTİRMEK, TEMİZLENEBİLMEK, TEMİZLETEBİLMEK, TEMİZLEYEBİLMEK, TERBİYESİZLEŞME, TERMİKLEŞTİRMEK, TERMİNALİZASYON, TERMOGRAVİMETRİ, TERMOREGÜLASYON, TERTİPLEYEBİLME, TERVUERENKÖPEĞİ, TESLİMİYETÇİLİK, TESTACEALOBOSİA, TETİKLEYEBİLMEK, TETRAETİLKURŞUN, TETRAHİDRAZOLİN, TETRAHİDROFOLAT, TEZGAHLAYABİLME
TEDİRGİNLEŞMEK, TEKELLEŞTİRMEK, TEKHANELİKALEM, TEKNEKAZINTISI, TEKNOKRATÇILIK, TELAŞLANDIRMAK, TEMBELLEŞTİRME, TEMELLENDİRMEK, TEMELLEŞTİRMEK, TEMİZLEMECİLİK, TEMİZLENEBİLME, TEMİZLETEBİLME, TEMİZLETTİRMEK, TEMİZLEYEBİLME, TEMİZLEYİCİLİK, TENDOSİNOVİTİS, TENDOVAGİNİTİS, TENGELTOMBALAK, TERBİYEBAŞLIĞI, TERBİYEGÖZLÜĞÜ, TERMAKOGENEZİS, TERMİKLEŞTİRME, TESTEREKAPLAMA, TEŞKİLATLANMAK, TEŞKİLATSIZLIK, TETİKLEYEBİLME, TETRAODONTİDAE, TETRASİKLİNLER
TEBEŞİRLENMEK, TECİMSELLEŞME, TECRÜBESİZLİK, TEDİRGİNLEŞME, TEHLİKESİZLİK, TEKBİÇİMLİLİK, TEKBOYUTLULUK, TEKDÜZELEŞMEK, TEKEBÖCEKLERİ, TEKELİIŞIKLAR, TEKELLEŞTİRME, TEKERLEKÇİLİK, TEKGÖREVLİLİK, TEKİRDAĞLILIK, TEKKEKIZILLAR, TEKKEYENİCESİ, TEKNİKBİLGİSİ, TEKÖZDECİKSEL, TEKRENKÇİLLİK, TEKTANRICILIK, TELANGİEKTAZİ, TELAŞLANDIRMA, TELEFONLAŞMAK, TELEFONOMETRE, TELEFONSUZLUK, TELEFOTOGRAFİ, TELEKONFERANS, TELEVİZYONLUK, TELSOLUCANLAR, TEMBELİHOÇCİK, Devamını Oku »»
TEBDİLİMEKAN, TEBERZİLEMEK, TEBEŞİRLEMEK, TEBEŞİRLENME, TEBEŞİRLEŞME, TECAHÜLÜARİF, TECRÜBELİLİK, TECRÜBESİZCE, TEDARİKÇİLİK, TEDARİKLEMEK, TEDBİRSİZLİK, TEDİRGİLEMEK, TEFERRUATSIZ, TEFNEYAPRAĞI, TEKDÜZELEŞME, TEKELPANCARI, TEKKEIŞIKLAR, TEKLENDİRMEK, TEKLİFSİZLİK, TEKNELİKURBA, TEKRARLANMAK, TEKRARLATMAK, TEKSTİLCİLİK, TEKTÜRELLEME, TELADORSAGİA, TELANGİYOZİS, TELEFONCULUK, TELEFONLAŞMA, TELENSEFALON, TELEOBJEKTİF, Devamını Oku »»
TEBDİLİHAVA, TEBELLEŞMEK, TEBESSÜMSÜZ, TEBEŞİRBOYA, TEBEŞİRLEME, TEBOLLEŞMEK, TEBSEYLEMEK, TECHNİCOLOR, TECHNİSCOPE, TECİMYERLİK, TEDARİKLEME, TEDBİRLİLİK, TEDBİRSİZCE, TEDHİŞÇİLİK, TEDİRGİNLİK, TEFERRUATLI, TEKBAĞIRSIK, TEKBASMACIK, TEKBENCİLİK, TEKBIÇAKLAR, TEKÇEKİRDEK, TEKELÇEKİCİ, TEKELLENMEK, TEKELLEŞMEK, TEKERELMASI, TEKERLENMEK, TEKERSAKALI, TEKERTOKMAK, TEKESAKALLI, TEKEŞLENMEK, Devamını Oku »»
TEALÇORABI, TEBEDDÜLAT, TEBERİKLER, TEBERRÜKEN, TEBESSÜMLÜ, TEBEŞİRSİZ, TEBİTLEMEK, TEBÜRLEMEK, TECAVUZLUK, TECAVÜZKAR, TECEMİLLET, TECHNİRAMA, TECİMİLLET, TECRÜBESİZ, TEDARİKSİZ, TEDİRGEMEK, TEDİRGİNCİ, TEFETEFELÜ, TEFİLDEMEK, TEGELLEMEK, TEĞELLEMEK, TEĞELTİLİK, TEHELLEMEK, TEHİRİİCRA, TEHLİKESİZ, TEKDEĞERLİ, TEKDÜZELİK, TEKEBIÇAĞI, TEKEDERESİ, TEKELCİLİK, Devamını Oku »»
TEBEROĞLU, TEBEŞİRLİ, TEBRELMEK, TEBRENMEK, TEBREŞMEK, TEBRETMEK, TEBRİZCİK, TEBSERMEK, TEBSETMEK, TEBSİRMEK, TEBSOLMAK, TECRÜBELİ, TEDARİKÇİ, TEDARİKLİ, TEDBİRSİZ, TEDHİŞSİZ, TEESSÜRAT, TEFECİLİK, TEFERRUAT, TEFSETMEK, TEGENARİA, TEGMENTUM, TEĞDİRMEK, TEĞELTİCİ, TEĞETALTI, TEĞMENLİK, TEHDİTKAR, TEHDİTSİZ, TEHENNAVI, TEHLİKELİ, Devamını Oku »»
TEBAHHUR, TEBAİYET, TEBDİRLİ, TEBEDDÜL, TEBELLEŞ, TEBELLÜĞ, TEBELLÜR, TEBERDAR, TEBERHUN, TEBEROTU, TEBERRİK, TEBERRÜK, TEBERRÜZ, TEBERSİZ, TEBESSÜM, TEBEYYÜN, TEBİTMEK, TEBLİGAT, TEBLİĞAT, TEBSİMEK, TECEDDÜT, TECENNÜN, TECERMEK, TECERRÜT, TECESSÜM, TECESSÜS, TECİMEVİ, TECİMSEL, TECİMYER, TECİNLİK, Devamını Oku »»
TEBARÜZ, TEBEBET, TEBERİK, TEBERLİ, TEBERRU, TEBERÜK, TEBERZE, TEBEŞİR, TEBİRGE, TEBİSKİ, TEBRİYE, TECAHÜL, TECANÜS, TECAVIR, TECAVUZ, TECAVÜZ, TECEKLİ, TECELLİ, TECEMEK, TECEMME, TECEMMU, TECEREN, TECEZZİ, TECGERE, TECİMEK, TECİMEN, TECİMER, TECİRLİ, TECİZAT, TECRÜBE, Devamını Oku »»
TEADÜL, TEAKUP, TEAMÜL, TEARUZ, TEAVÜN, TEBCİL, TEBDİL, TEBENE, TEBLET, TEBLİĞ, TEBRİK, TEBŞİR, TEBYİZ, TECCAL, TECCEL, TECDİD, TECDİT, TECNİS, TECRİT, TECVİT, TECVİZ, TEÇCAL, TEÇHİL, TEÇHİZ, TEDAVİ, TEDBİR, TEDDAH, TEDDEK, TEDFİN, TEDHİŞ, Devamını Oku »»
TEALİ, TEATİ, TEBAA, TEBEK, TEBEL, TEBER, TEBİB, TEBİK, TEBİR, TEBİT, TEBİZ, TEBSİ, TEBUR, TEBÜK, TEBÜR, TECAN, TECCE, TECEL, TECEN, TECER, TECİK, TECİL, TECİM, TECİR, TECİZ, TEÇÇE, TEÇEZ, TEDAİ, TEDİK, TEDİL, Devamını Oku »»
TEAH, TEBE, TEBİ, TECE, TECİ, TEÇT, TEDÜ, TEFE, TEGE, TEĞE, TEHA, TEHE, TEHİ, TEHU, TEİN, TEKA, TEKE, TEKİ, TEKS, TELA, TELE, TELİ, TEMA, TEME, TEMİ, TENÇ, TENE, TENG, TENK, TEPA, Devamını Oku »»
TEC, TEÇ, TEE, TEF, TEĞ, TEH, TEK, TEL, TEM, TEN, TER, TES, TEŞ, TET, TEY, TEZ
TE
TE
Türk alfabesinin yirmi dördüncü harfinin adı, okunuşu. Sıhhi tesisatta su borusunu üç yönlü kullanabilme durumuna getiren parça. Tellür elementinin simgesi.
TERMOELEKTRİKLİK
Isı etkisiyle elektrik oluşması.
TERBİYESİZCESİNE
Terbiyesizce.
TEKRARLATABİLMEK
Tekrarlatma imkânı veya olasılığı bulunmak, yineletebilmek.
TELEREZEKTOSKOPİ
Meme başı kanalında bulunan üremelerin endoskopik yöntemle tedavisi.
TELEVİZYONAGİDER
Bir kimsenin, bir nesnenin, bir varlığın ya da görünümün, görünüş ya da işleniş bakımından televizyona yatkın olması, televizyonda iyi sonuç vermesi niteliği.
TEMELLENDİREBİLME
Temellendirebilmek işi veya durumu.
TEKRARLANABİLMEK
Tekrarlanma imkânı veya olasılığı bulunmak, yinelenebilmek.
TEŞKİLATLANDIRMA
Örgütlendirme.
TERTİPLEYEBİLMEK
Tertipleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
TEPELİDEVEKUŞLARI
(Eş anlamlısı: Avustralya-devekuşları, Casuarii,olmak üzere 2 familyası. vardır.
TELLENDİREBİLMEK
Tellendirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
TELEKOMÜNİKASYON
Haber, yazı, resim, sembol veya her çeşit bilginin tel, radyo, optik vb. elektromanyetik sistemlerle iletilmesi, bunların yayımı veya alınması, uz iletişim.
TEKRARLAYABİLMEK
Tekrarlama imkânı veya olasılığı bulunmak, yineleyebilmek.
TERBİYESİZLEŞMEK
Terbiyesizce davranışlarda bulunmak, edepsizleşmek.
TEŞKİLATLANDIRMAK
Örgütlendirmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde TE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ACELE
Hızlı yapılan, çabuk, tez, ivedi. Tez davranma gerekliliği. Vakit geçirmeden, tez olarak.
ABORDA
Bir deniz teknesinin başka bir tekneye, bir iskeleye veya bir rıhtıma yanını vererek yanaşması.
ABARTI
Bir şeyi, bir olayı olduğundan büyük veya çok gösterme, mübalağa.
ABRA
Dara. Angarya, yük. Bir değiş tokuşta üste verilen şey. Denge.
ACIKLI
Acındıracak, acı verecek nitelikte olan, dokunaklı, üzücü, koygun. Acı görmüş, yaslı, kederli.
ABANOZ
Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.
ACEMİLEŞMEK
Beceriksizlik göstermek.
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.
ABANOZLAŞMAK
Ağaç gibi maddeler suda uzun süre kalarak kararmak. Güneşte uzun süre kalarak kararmak, matlaşmak, sertleşmek.
ABLA
Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).
ACELECİ
Tez iş gören, çabuk davranan, canı tez, farfara, fırtına gibi, içi tez, ivecen, iveğen, kıvrak, sabırsız, tez canlı, telaşlı, acul.
ABONMAN
Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
ABARTILI
Olduğundan fazla gösterilen, abartmalı, mübalağalı. Abartarak, abartılı olarak, mübalağalı bir biçimde.
ACENTELİK
Acentenin yaptığı iş. Acente kuruluşu.
ABARTMAK
Bir nesneyi veya durumu olduğundan daha önemli, daha büyük veya daha çok göstermek, mübalağa etmek. Bir iş, bir davranış vb.nde gereğinden fazlasına kaçmak, aşırıya kaçmak.
ABULLABUT
Kaba saba ve anlayışsız (kimse). Biçimsiz ve kötü giyinen, giyimine özen göstermeyen (kimse).
ABADİ
Açık saman renginde, ipekten yapılan, yarı mat, kalınca bir yazı kâğıdı türü.
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
ABARTISIZ
Olduğu gibi gösterilen, abartmasız, mübalağasız. Abartmadan, abartısız olarak, mübalağasız bir biçimde.