Kelimeler arşivi içinde; sonunda "şil" olan, toplam 17 adet kelime bulunmaktadır. Sonu şil ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında şil olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde şil olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
YEMYEŞİL, GANYEŞİL, KIRYEŞİL
ALYEŞİL, PİRİŞİL
MAAŞİL, KEVŞİL, ILİŞİL, İLİŞİL
YİŞİL, DİŞİL, HAŞİL, GAŞİL, ÇEŞİL, BİŞİL, YEŞİL
ŞİL
ŞİL
Çapak. 1.Sakat. 2.Şaşı. İnme, felç. Kötürüm, sakat. Şaşı.
KIRYEŞİL
Kertenkele.
ILİŞİL
İki yıl önce.
ALYEŞİL
Alâim-i sema, gök kuşağı.
ÇEŞİL
Yağsız peynir. (Susuz Kars).
YEMYEŞİL
Her yanı yeşil, çok yeşil.
BİŞİL
Tandır ağzına oturtulan taş bilezik.
İLİŞİL
Evvelki yıl.
GANYEŞİL
Yaprakları kamış yaprağına benzeyen, sulak yerlerde biten zehirli bir ot.
PİRİŞİL
Maydanoz.
GAŞİL
Öğütülmüş mısırdan yapılan yemek.
YİŞİL
Yeşil.
HAŞİL
Pişirilmiş hamurla pekmezden yapılan bir çeşit yiyecek. Pirinç, darı, mısır yarmasından, bazan da süt karıştırılarak yapılan lapa. Buğday ve mısır yarmasından yapılan bir çeşit yemek. Unu su ve yağ ile pişirip içine şeker koyarak yapılan bir çeşit tatlı. Dokunacak iplikleri tezgaha vermeden önce, ipliklerin düzgün çıkması için batırıldığı unlu ya da çirişli su. İpliği sarartmak için nar, yaprak, soğan kabuğu kaynatılarak yapılan bir çeşit boya. Kullanılmamış eşya. Döğülmemiş bulgur. Kaynamakta olan suya un eklenerek pişirilen pekmez ya da bal karıştırılarak yenen bir çeşit tatlı.
MAAŞİL
Olgunlaşmamış, ham (meyve için).
DİŞİL
Bazı dillerde dişi cinsten sayılan (kelime), müennes.
KEVŞİL
Sıkılmış üzüm posası.
Bu bölümde tanımı içerisinde ŞİL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ARAÇ
Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta gücünden yararlanılan nesne. Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri. Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey, vasıta. Taşıt.
ARAZÖZ
Yolları ve yol kenarlarındaki yeşillikleri sulamakta kullanılan araç.
BAKLA
Baklagillerden, yurdumuzun her yerinde yetiştirilen, yeşil kabuklu ve taneli bir bitki (Vicia faba). Bir zinciri oluşturan halka veya parçalardan her biri. Bu bitkinin yeşil ürünü veya kuru tanesi.
ARA
İki şeyi birbirinden ayıran uzaklık, aralık, boşluk, mesafe. İki olguyu, iki olayı birbirinden ayıran zaman, fasıla. Kişilerin veya toplulukların birbirine karşı olan durumu veya ilgisi. Toplu jimnastik dizilmelerinde, sıradakilerin birbirlerinden yanlamasına olan uzaklıkları. Spor karşılaşmalarında oyuncuların dinlenmek ve taktik almak için kullandıkları süre. İç. Bir oyunda, bir filmde izleme sırasında dinlenmek üzere verilen kısa süre, antrakt.
ARAPSAÇI
Küçük, yuvarlak ve çok sık yeşil yaprakları olan, uzadıkça aşağı doğru sarkan bir tür süs bitkisi. Çözümlenemeyecek kadar karışık durum. Bir yerleşim planında genel olarak yeşil alanları belirtmek üzere girişik, eğri çizgilerle yapılmış olan bir tür tarama biçimi.
AHALİ
Aralarında aynı yerde bulunmaktan başka hiçbir ortak özellik bulunmayan kişilerden oluşan topluluk, halk. Bir yerde toplanan kalabalık.
AMFİBOL
Piroksenlere yakın siyah, esmer, yeşil renkli bir silikat grubu.
AKIN
Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması. Düşman topraklarına tedirgin etme, yıldırma, çapul vb. amaçlarla toplu olarak yapılmış olan baskın. Gol atmak veya sayı yapmak amacıyla karşı takımın sahasına doğru genellikle topluca girişilen hücum. Kazak ve Kırgız Türklerinin saz şairlerine verdiği ad.
ACUR
Kabakgillerden, kabuğu çizgili ve tüylü, yeşil veya sarımtırak, üzeri yeşil lekeli, irice bir meyve (Cucumis flexuosus).
AHLAK
Bir toplum içinde kişilerin uymak zorunda oldukları davranış biçimleri ve kuralları, aktöre, sağtöre. Huylar.
BACAKKIRAN
Nemli bölgelerde yetişen yeşilimsi sarı çiçekli bir bitki (Narthecium).
ARGO
Her yerde ve her zaman kullanılmayan veya kullanılmaması gereken çoklukla eğitimsiz kişilerin söylediği söz veya deyim. Serserilerin, külhanbeylerinin kullandığı söz veya deyim.
ARAGONİT
Beyaz, yeşil, mavimsi gri renkte billurlaşmış bir kalsiyum karbonat türü.
AMBARGO
Bir malın serbest sürümünü engellemek için konulan yasak, engelleyim. Bir ülkenin dış dünyayla ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir kişinin başka kişilerle ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir devletin, gemilerin kendi limanlarından ayrılmasını yasaklama buyruğu, engelleyim.
BASKETBOL
Beşer kişilik iki takım arasında topu 3 metre yükseklikteki karşılıklı duran ağ geçirilmiş iki sepetten birine sokup sayı kazanmak esasına dayanan bir oyun, basket, sepet topu.
AHLATIERBAA
İnsanın kişiliğini oluşturduğuna inanılan bedendeki balgam, kan, safra ve sevda ögeleri.
AM
Dişilik organı. Amerikyum elementinin simgesi.
AYLA
Hale. Bazı kutsal kişilerin başı etrafında gösterilen ışık çevresi.
AĞIRKANLI
Ağırcanlı. Hippokrates'in ortaya attığı ağırcanlılık, soğukluk, kolayca duygulanmayış gibi nitelikleri kendinde toplayan kişilik tipi.
ARKEGON
Eğrelti otlarında, bütün kara yosunlarında, bazı su yosunlarında ve açık tohumlularda görülen dişilik organı.