Kelimeler arşivi içinde; başında "şin" olan, toplam 49 adet kelime bulunmaktadır. şin ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu şin ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde şin olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ŞİNŞİLYAGİLLER
ŞİNİKLEMEK, ŞİNTOCULUK
ŞİNİKLEME, ŞİNGİLMEĞ
ŞİNTOİZM, ŞİNORKEL, ŞİNNİMEK, ŞİNNEMEK, ŞİNLEMEK, ŞİNGİLEN, ŞİNAKSUZ, ŞİNCİSİZ
ŞİNAVAT, ŞİNOVAT, ŞİNANAY, ŞİNKMEK, ŞİNİYER, ŞİNİMEK, ŞİNAVER, ŞİNGMEK, ŞİNDİRİ, ŞİNTOCU, ŞİNEVAT
ŞİNLİK, ŞİNGİL, ŞİNDİK, ŞİNNİK, ŞİNANA, ŞİNNEK, ŞİNNAK, ŞİNMEK, ŞİNDİM, ŞİNCİK, ŞİNİYH, ŞİNEPE, ŞİNASİ, ŞİNDEN
ŞİNTE, ŞİNTO, ŞİNİG, ŞİNTİ, ŞİNİK, ŞİNEL, ŞİNDİ, ŞİNCİ
ŞİNİ, ŞİNA
ŞİN
ŞİN
Tekerleğin demir çemberi.
ŞİNGİLMEĞ
Batmak, takılmak: Çamura şingildi.
ŞİNTOİZM
Şintoculuk.
ŞİNORKEL
Nargile.
ŞİNCİSİZ
Asık yüzlü, somurtkan.
ŞİNİKLEMEK
Şinikle tartmak, ölçmek.
ŞİNGİLEN
Bir ucunda iğne bulunan, renkli kâğıtlardan yapılmış, ok gibi havaya fırlatılan bir çeşit oyuncak.
ŞİNNİMEK
Yaramazlık etmek, şımarmak.
ŞİNNEMEK
Yaramazlık etmek, şımarmak. Şımarmak.
ŞİNOVAT
İçinde üzüm ezilen tekne.
ŞİNTOCULUK
Doğaya ve atalar kültüne önem vermesiyle tanınan Japonların inanç sistemini benimseme, Şintoizm.
ŞİNLEMEK
Şımarmak.
ŞİNAKSUZ
Çirkin.
ŞİNAVAT
İçinde üzüm ezilen tekne. Onarma (araba tekeri ve benzerleri için). Üzüm taşınan, tahtadan yapılmış bir çeşit küfe.
ŞİNİKLEME
Şiniklemek işi.
ŞİNŞİLYAGİLLER
Memeliler (Mammalia) sınıfından, kemiriciler (Rodentia) takımının, Güney Amerika'da yaşayan, başları ve gözleri büyük, burunları geniş, ön üyeleri kısa ve dört parmaklı, arka üyeleri uzun ve 3-4 parmaklı olan bir memeli familyası. Büyük şinşilya (Chinchilla brevicaudata), küçük şinşilya (C.lanigera), Pampa tavşanı (Viscacia viscacia) türleri iyi bilinir. Çinçilyagiller.
Bu bölümde tanımı içerisinde ŞİN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ADATMAK
Adama işini yaptırmak.
AĞIRLANMAK
Ağırlama işine konu olmak.
AKSİLİK
Terslik, zıtlık, karşıtlık. Bir işin yolunda gitmemesi durumu, elverişsizlik. İnatçılık, huysuzluk.
ACINMAK
Acıma işine konu olmak. Başkasının hesabına üzülmek, yazıklanmak, yerinmek.
ACEMLEŞTİRMEK
Acemleşme işini yaptırmak.
AĞIRLATMAK
Ağırlama işini yaptırmak.
ACEMİ
Bir işin yabancısı olan, eli işe alışmamış, bir işi beceremeyen. Saraya yeni alınmış cariye. İşinde, mesleğinde yeni olan, toy. Bir yere, bir şeye yabancı olan.
ACIKILMAK
Acıkma işine konu olmak.
AKAÇLATMAK
Akaçlama işini yaptırmak.
ADAM
İnsan. Birinin yararlandığı, kullandığı kimse. Birinin yanında bulunan ve işini yapan kimse. Bir alanı benimseyen kimse. Eş, koca. Görevli kimse. İyi huylu, güvenilir kimse. Erkek kişi. Daima birinin yanında olan, onu destekleyen, isteklerini yerine getiren kimse.
AÇTIRMAK
Açma işini yaptırmak.
ADANMAK
Adama işine konu olmak.
AJİTASYON
Körükleme. Duygu sömürüsü yapma. Kişinin ruhsal gerginliğini dışa vurması sonucu oluşan etrafına karşı saldırganlık durumu. İnsanın zihninde ve duygu dünyasında sarsıntı yaratma. Çırpıntı.
ACINILMAK
Acınma işine konu olmak.
AKORTLATMAK
Akortlama işini yaptırmak.
ABARTILMAK
Abartma işine konu olmak.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
AKŞAMÜSTÜ
Güneşin battığı sıralarda, akşama doğru, akşam yaklaşırken, akşamüzeri.
AÇIMLANMAK
Açımlama işine konu olmak.
ACİZ
Gücü bir işe yetmez olanın durumu, güçsüzlük. Beceriksizlik. Kişinin ve kuruluşun borcunu vaktinde ödeyememesi durumu.