Kelimeler arşivi içinde; sonunda "şir" olan, toplam 45 adet kelime bulunmaktadır. Sonu şir ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında şir olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde şir olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KELEMEKEŞİR
LEFFÜNEŞİR
MÜBEŞŞİR, MÜNTEŞİR, TİTREŞİR, TEMTEŞİR, KELPEŞİR, CİVANŞİR
TOLEŞİR, MÜBAŞİR, ŞANEŞİR, MENEŞİR, ERDEŞİR, DÜNEŞİR, ÇANİŞİR, ÇAVEŞİR, TEBEŞİR, TENEŞİR
ŞİMŞİR, TEBŞİR, ŞEVŞİR, SİMŞİR, RNÖŞİR, ALİŞİR, KEVŞİR, KEŞŞİR, HAMŞİR, İNEŞİR, İLİŞİR
NEŞİR, CAŞİR, TEŞİR, HAŞİR, HIŞİR, HİŞİR, İBŞİR, BEŞİR, NAŞİR, MÜŞİR, KİŞİR, KAŞİR, KEŞİR
EŞİR, AŞİR
ŞİR
ŞİR
Ayran içinde ekmek ezilip üstüne yağ dökülerek yapılan bir çeşit yemek. Sarmısak. Sır, parlak cila.
ŞANEŞİR
Hamam.
MÜBAŞİR
Mahkemede duruşmaya girecekleri ve tanıkları çağıran, yargıcın emirlerini bildiren, kâğıtları getirip götüren görevli, çağrıcı.
MENEŞİR
Belâ : Başına meneşir yağdı.
KELPEŞİR
Kaynayan suya ufalanmış yufka ekmek, tuz ve biber konularak yapılan bir çeşit yemek.
TİTREŞİR
Kendine özgü bir titreşim sayısında titreşim yapan nesne.
KELEMEKEŞİR
Kırlarda biten ve çorbaya konulan bir çeşit bitki.
DÜNEŞİR
Tembel, pis, pasaklı kişi.
CİVANŞİR
Genç aslan.
ERDEŞİR
Cesur, kahraman, aslan yürekli kimse.
MÜBEŞŞİR
Muştu veren, müjde getiren (kimse).
TOLEŞİR
Kireçlenmiş derinin yıkandığı çukur yer.
TEMTEŞİR
Değişmiş.
LEFFÜNEŞİR
Birkaç adı bir sözün başında söyledikten sonra bunların sıfat veya fiillerini daha aşağıda sıralama.
MÜNTEŞİR
Yaygın, yayılmış. Yayımlanan, yayımlanmış olan (gazete, dergi vb.).
ÇANİŞİR
Evin en güzel odası.
Bu bölümde tanımı içerisinde ŞİR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAT
Kurşun boruların ağzını açmakta kullanılan, şimşirden yapılmış, ucu sivri bir takoz türü.
ASPARAGAS
Şişirme haber.
AŞÇI
Yemek pişirmeyi meslek edinen kimse. Yemek yenilen dükkân, aşevi, lokanta. Yemek pişirip satan kimse.
ASLANPENÇESİ
Gülgillerden, sarı, beyaz çiçekli bir yabani bitki (Alchemilla). Şirpençe.
ALÇI
Alçı taşının pişirilip toz durumuna getirilmesinden elde edilerek yapılarda, sanatta, mimarlıkta ve dişçilikte kullanılan madde.
BAZLAMA
Sacda pişirilmiş yuvarlak ekmek, bazlamaç. Tatlısı bol, kalın gözleme, bazlamaç.
AŞÇIBAŞI
Birlikte çalışan birkaç aşçının başı. Bir lokanta veya evde yemek pişirmekle görevli kimse.
BİFTEK
Izgara veya tavada pişirilen, genellikle dana eti dilimi.
AKLANMAK
Ak olmak, temizlenmek. Hakkında dava açılan sanık, yargılama sonunda suçsuz bulunmak, temize çıkmak, beraat etmek. Kooperatif, şirket, dernek vb. kuruluşların faaliyetleri ve harcamaları genel kurulca uygun bulunmak.
BASTI
Kıyma ile pişirilmiş sebze.
BARBEKÜ
Izgara et pişirmekte kullanılan, genellikle balkonlarda duvar içerisine gömülmüş ocak. Açık alanda mangal kullanılarak et ve deniz ürünlerini pişirme.
AKITMA
Akıtmak işi, isale. Enli bilezik. Un, süt, yağ, yumurta, şeker veya pekmezle yoğrularak cıvık bir duruma getirilen hamurun kızgın sac üzerinde pişirilmesiyle yapılmış olan bir tatlı türü. Hayvanların, özellikle atların alınlarında bulunan ve burunlarına doğru uzanan beyaz leke.
BAKLAVA
Çok ince yufkadan yapılarak arasına kaymak, fıstık, ceviz, badem vb. konulup pişirilen ve üzerine şeker şerbeti dökülen bir tatlı türü. Eşkenar dörtgen biçiminde olan nesne.
BAŞHEMŞİRE
Sağlık kuruluşlarında hemşirelik hizmetlerinin en üst düzeyde sunulması için hizmetlerin düzenlenmesinden, yürütülmesinden, denetlenmesinden sorumlu yönetici hemşire.
AYAKÇI
Ayak işlerinde kullanılan kimse. Bir iş süresince tutulan hizmetçi. Otobüs terminallerinde yolcuyu kendi şirketinden bilet almaya yönlendiren kimse. Gezici satıcı, çerçi.
ATARDAMAR
Kalbin sağ karıncığından akciğerlere, sol karıncığından vücudun diğer bölümlerine kan taşıyan damar, şiryan, arter.
AŞEVİ
Lokanta. Düğün, nişan vb. toplantılarda, verilecek yemekleri hazırlamak için geçici olarak mutfak gibi kullanılan yer. Yoksullara parasız yemek yedirilen veya dağıtılan yer, aşhane. Tekkelerde yemek pişirilen yer.
BAŞHEMŞİRELİK
Başhemşire olma durumu. Başhemşirenin yaptığı iş.
BELALI
Yoran, üzen, can sıkan. Kavgacı, şirret. Yolsuz kadının zorba dostu.
ATEŞ
Yanıcı cisimlerin tutuşmasıyla beliren ısı ve ışık, od, nâr. Isıtmak, pişirmek için kullanılan yer veya araç. Tutuşmuş olan cisim. Genellikle hastalık etkisiyle artan vücut sıcaklığı, kızdırma. Öfke, hırs, hınç. Tehlike, felaket. Coşkunluk. Büyük üzüntü, acı. Patlayıcı silahların atılması.