ŞİŞ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "şiş" olan, toplam 78 adet kelime bulunmaktadır. şiş ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu şiş ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde şiş olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

ŞİŞMANLAYABİLMEK

15 harfli kelimeler

ŞİŞMANLAYABİLME

13 harfli kelimeler

ŞİŞİRMEDEMİRİ

12 harfli kelimeler

ŞİŞHAHLANMAK, ŞİŞMANLATMAK, ŞİŞİREBİLMEK, ŞİŞMANLAŞMAK

11 harfli kelimeler

ŞİŞMANLAMAK, ŞİŞİRGEÇLİK, ŞİŞMANLAŞMA, ŞİŞMANLATMA, ŞİŞİREBİLME

10 harfli kelimeler

ŞİŞMANİRAK, ŞİŞMANLAMA, ŞİŞELENMEK, ŞİŞİRİLMEK

9 harfli kelimeler

ŞİŞLENMEK, ŞİŞMELDEK, ŞİŞİRİLME, ŞİŞİRMECE, ŞİŞİRTMEK, ŞİŞKİNLİK, ŞİŞELEMEK, ŞİŞMANLIK, ŞİŞBÖREĞİ, ŞİŞECİLİK, ŞİŞELENME, ŞİŞLETMEK

8 harfli kelimeler

ŞİŞLEMEK, ŞİŞLETME, ŞİŞİNMEK, ŞİŞİRTME, ŞİŞİRMEK, ŞİŞİRDEK, ŞİŞPEREK, ŞİŞKOLUK, ŞİŞELEME, ŞİŞLENME, ŞİŞİRDEN, ŞİŞERTME, ŞİŞİRGEÇ, ŞİŞMANCA

7 harfli kelimeler

ŞİŞLEME, ŞİŞİRİŞ, ŞİŞARKA, ŞİŞİRME, ŞİŞİRKA, ŞİŞEBAZ, ŞİŞİRİK, ŞİŞİRIM, ŞİŞİNME, ŞİŞHANE, ŞİŞELER, ŞİŞELİK

6 harfli kelimeler

ŞİŞMEK, ŞİŞŞEK, ŞİŞECİ, ŞİŞEYH, ŞİŞGİN, ŞİŞGÜN, ŞİŞMAN, ŞİŞLİK, ŞİŞLİH, ŞİŞLİG, ŞİŞLAH, ŞİŞKİN

5 harfli kelimeler

ŞİŞOK, ŞİŞME, ŞİŞÜK, ŞİŞTİ, ŞİŞLİ, ŞİŞKO, ŞİŞİK, ŞİŞEY, ŞİŞEK, ŞİŞAK

4 harfli kelimeler

ŞİŞE

3 harfli kelimeler

ŞİŞ

Bazı kelimelerin anlamları

ŞİŞ

Şişmiş olan yer, şişlik. Şişmiş, şişkin. Bir ucu sivri, demir veya ağaçtan, bazen silah gibi kullanılabilen ince uzun çubuk. Bu çubuğa veya şişe geçirilerek pişirilmiş olan et. Örgü örmekte kullanılan, metal, ağaç, kemik vb.nden yapılan uzun çubuk. 1.Ekmek pişirmekte kullanılan ağaç çevirgeç. 2.Sacda ekmek çevirmeye yarayan ucu sivri demir çubuk. 3.Tandır karıştırmaya yarayan demir. 4.Tandırda kelle ütülemek için kullanılan sivri demir çubuk. 5.Ateş küreği. Sac üstündeki yufkayı çevirmeye yarayan uzun, tahta araç. Şiş; 'egiş'in eşanlamlısı. Yenim olayı sonucu hidrojen gazı oluşumuyle, kaplama ve örtülerde beliren kabarcık. Üzerinde odun kırılan kütük. (Yukarıtırtar Yalvaç Isparta; Kemalpaşa İzmir.; Saçıkara İslahiye Gaziantep). Tandır duvarından düşen pişmiş ekmekleri dışarı almak için kullanılan ucu çengelli demir çubuk. (Küllük Iğdır Kars). Ateş karıştırılan çubuk. (Güdül Ankara). Hayvanların bulundukları yerlerden ayrılmalarını önlemek için kullanılan demir kazık. (Kızılca Bor Niğde).

ŞİŞMANLATMA

Şişmanlatmak işi.

ŞİŞİRGEÇLİK

Çatının içinde şişirgeci asmaya yarayan yer.

ŞİŞİREBİLMEK

Şişirme imkânı veya olasılığı bulunmak. Şişirmeye gücü yetmek.

ŞİŞHAHLANMAK

Şımarıklık yapmak.

ŞİŞMANLAYABİLMEK

Şişmanlama imkânı veya olasılığı bulunmak.

ŞİŞELENMEK

Şişeye doldurulmak.

ŞİŞMANLAYABİLME

Şişmanlayabilmek işi.

ŞİŞİRMEDEMİRİ

Kolay deri yüzmeyi sağlayan 40 cm. kadar uzunluğu, 1,5 cm. kadar çapı olan demir çubuk. Bu çubuk deri ile et arasına sokulduktan sonra, açılan boşluğu üflenerek, derinin etten kolayca ayrılması sağlanır. (Kemalpaşa İzmir.).

ŞİŞMANLAMA

Şişmanlamak işi.

ŞİŞMANLAŞMA

Şişmanlaşmak işi.

ŞİŞİREBİLME

Şişirebilmek işi.

ŞİŞMANLAMAK

Şişman duruma gelmek.

ŞİŞMANİRAK

Şişmanca.

ŞİŞMANLATMAK

Şişmanlamasını sağlamak, şişman duruma getirmek. Kalınlaştırmak.

ŞİŞMANLAŞMAK

Şişman duruma gelmek.

  -   -   -  

Anlamında ŞİŞ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ŞİŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BALON

Isıtılmış hava veya havadan daha hafif bir gazla doldurulan, atmosferde uçabilen, küre biçiminde araç. Aslı olmayan, palavra şey. Karikatürde içi sözle doldurulan yuvarlak. Karnı yuvarlak ve şişkin, boynu dar cam kap. Hava veya gazla doldurulmuş, kauçuktan yapılmış olan çocuk oyuncağı. Geriden gelen rüzgârdan yararlanmak amacıyla yatın ana direği üzerine çekilen üç köşeli, hafif yelken.

ANJİN

Boğaz mukozasının şişmesi, boğak, hunnak.

ASPARAGAS

Şişirme haber.

AMPUL

İçinde, elektrik akımı ile akkor durumuna gelerek ışık verebilen bir iletkeni bulunan, havası boşaltılmış cam şişe. İçinde sıvı durumda ilaç bulunan, kapalı cam tüp.

BALABAN

İri, büyük. Atmaca, doğan vb. yırtıcı bir kuş. Nazik. Şişman, gürbüz (kimse, çocuk).

BEZE

Yara veya çıban sebebiyle vücudun herhangi bir yerinde oluşan şişkinlik, gudde. Hamur topağı, pazı. Yumurta akı ve pudra şekeri ile yapılmış olan bir çeşit pasta türü.

BİBERON

Genellikle süt çocuklarına süt ve sulu yiyecekleri içirmekte kullanılan emzikli şişe.

AÇACAK

Şişelenmiş bazı içeceklerin kapaklarını açmaya yarayan araç. Anahtar. Teneke kutu içinde korunmuş yiyeceklerin kapağını açmaya yarayan araç.

ARTIMLI

Pişince şiştiği için miktarı artmış gibi görünen, artağan. Çoğalma özelliği olan.

BOĞAZ

Boynun ön bölümü ve bu bölümü oluşturan organlar, imik, kursak. Yiyeceği içeceği sağlanan kimse. İki kara arasındaki dar deniz. İki dağ arasında dar geçit. Yeme içme. Şişe, güğüm vb. kaplarda ağza yakın dar bölüm. Yedirip içirme yükümü, iaşe.

BAŞRAHİP

Manastırlarda en kıdemli ve yönetimden sorumlu rahip, başkeşiş.

AKZAMBAK

Zambakgillerden, süs bitkisi olarak yetiştirilen, çiçeği diş ve yüz şişlerinin tedavisinde kullanılan bir bitki (Lilium candidum).

APAZLAMAK

Avuçlamak. Gemi apazlama rüzgârla gitmek. Yelken rüzgârla dolup şişmek.

BALDIR

Bacağın dizden ayak bileğine kadar olan bölümü, incik. Bu bölümün yumuşak ve şişkin olan arka tarafı.

BEL

İşaret. İnsan bedeninde göğüsle karın, sırtla kalçalar arasında daralmış bölüm. Bardak, şişe, vazo vb.nin ortasındaki dar bölüm. Hayvanlarda omuz başı ile sağrı arası. Toprağı aktarmaya veya işlemeye yarayan, uzun saplı, ayakla basılacak yeri tahta, ucu sivri kürek veya çatal biçiminde bir tarım aracı. Dağ sırtlarında geçit veren çukur yer. Bu bölümün, sırtın altına rastlayan bölgesi. Ses şiddetiyle ilgili birim. Geminin orta bölümü. Meni.

BINGILDAMAK

Et ve sıvı yumuşaklık veya şişmanlık sebebiyle oynamak, titremek.

BİNLİK

Bin birimden oluşan para. Yaklaşık üç litrelik büyük şişe. Bin tanesi bir arada olan.

BOĞUM

Boğulmuş, sıkılmış yer. İnce damarların veya sinirlerin yumak gibi toplandığı yer. Parmak, kamış, saz vb. bitkilerin şişkince bölümü.

BAŞRAHİPLİK

Başrahip olma durumu, başkeşişlik. Başrahibin yaptığı iş, başkeşişlik. Başrahibin makamı, başkeşişlik.

BABIALİ

Osmanlı Devleti'nde İstanbul'da sadaret (Başbakanlık), dâhiliye ve hariciye nezaretleri (İçişleri ve Dışişleri bakanlıkları) ile Şûrayıdevlet (Danıştay) dairelerinin bulunduğu yapı. Osmanlı hükûmeti. İstanbul'da bu çevredeki basın.