Kelimeler arşivi içinde; başında "şil" olan, toplam 50 adet kelime bulunmaktadır. şil ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu şil ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde şil olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ŞİLOMASTİGİYOZİS
ŞİLOMİKRONLAR, ŞİLOMİKRONEMİ
ŞİLODONELLOZ
ŞİLANLAMAK, ŞİLEPÇİLİK
ŞİLBÜREK, ŞİLDİRİP
ŞİLİTİS, ŞİLLİKİ, ŞİLFUNİ, ŞİLEPÇİ, ŞİLEMPE, ŞİLAPLA, ŞİLAPŞİ, ŞİLEDER
ŞİLLEZ, ŞİLTIK, ŞİLTAK, ŞİLOPA, ŞİLLUP, ŞİLLOR, ŞİLLİK, ŞİLENE, ŞİLLAS, ŞİLKEM, ŞİLHOR, ŞİLEPE, ŞİLETE, ŞİLEPİ, ŞİLKAM
ŞİLAV, ŞİLEP, ŞİLTE, ŞİLEM, ŞİLTA, ŞİLPE, ŞİLOR, ŞİLOP, ŞİLEŞ, ŞİLEK, ŞİLİF, ŞİLİK, ŞİLLE, ŞİLİN, ŞİLKİ
ŞİLE, ŞİLO, ŞİLT
ŞİL
ŞİL
Çapak. 1.Sakat. 2.Şaşı. İnme, felç. Kötürüm, sakat. Şaşı.
ŞİLAPŞİ
Çamaşır leğeni.
ŞİLBÜREK
Bir çeşit kıymalı börek.
ŞİLFUNİ
Kırmızıya bakan bir çeşit üzüm.
ŞİLEMPE
Tanelerin veya melasın fermantasyonundan veya damıtma yoluyla alkol alındıktan sonra geriye kalan çok sulu durumdaki lapa.
ŞİLODONELLOZ
Şilodonella hastalığı.
ŞİLOMİKRONLAR
Besinlerdeki triaçilgliserolleri dokulara taşıyan, protein ve fosfolipit tabakasıyla suda çözünür duruma getirilmiş triaçilgliserollerin büyük bir damlacığından oluşmuş bir plazma lipoproteini.
ŞİLDİRİP
Birisinin komutuyla yatıp kalkılarak oynanan bir çeşit oyun.
ŞİLOMİKRONEMİ
Kanda şilomikron bulunması.
ŞİLEPÇİ
Şilep işleten kimse.
ŞİLANLAMAK
Teyellemek.
ŞİLİTİS
Şelitis.
ŞİLAPLA
Sulusepken.
ŞİLOMASTİGİYOZİS
Chilomastix cinsi protozoonların neden olduğu enfeksiyon.
ŞİLEPÇİLİK
Şilep işletmeciliği.
ŞİLLİKİ
Sac üstünde pişirilen bir hamur tatlısı.
Bu bölümde tanımı içerisinde ŞİL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AM
Dişilik organı. Amerikyum elementinin simgesi.
BASKETBOL
Beşer kişilik iki takım arasında topu 3 metre yükseklikteki karşılıklı duran ağ geçirilmiş iki sepetten birine sokup sayı kazanmak esasına dayanan bir oyun, basket, sepet topu.
ARAGONİT
Beyaz, yeşil, mavimsi gri renkte billurlaşmış bir kalsiyum karbonat türü.
AHALİ
Aralarında aynı yerde bulunmaktan başka hiçbir ortak özellik bulunmayan kişilerden oluşan topluluk, halk. Bir yerde toplanan kalabalık.
ARAPSAÇI
Küçük, yuvarlak ve çok sık yeşil yaprakları olan, uzadıkça aşağı doğru sarkan bir tür süs bitkisi. Çözümlenemeyecek kadar karışık durum. Bir yerleşim planında genel olarak yeşil alanları belirtmek üzere girişik, eğri çizgilerle yapılmış olan bir tür tarama biçimi.
AYLA
Hale. Bazı kutsal kişilerin başı etrafında gösterilen ışık çevresi.
BAKLA
Baklagillerden, yurdumuzun her yerinde yetiştirilen, yeşil kabuklu ve taneli bir bitki (Vicia faba). Bir zinciri oluşturan halka veya parçalardan her biri. Bu bitkinin yeşil ürünü veya kuru tanesi.
AMFİBOL
Piroksenlere yakın siyah, esmer, yeşil renkli bir silikat grubu.
ACUR
Kabakgillerden, kabuğu çizgili ve tüylü, yeşil veya sarımtırak, üzeri yeşil lekeli, irice bir meyve (Cucumis flexuosus).
AHLATIERBAA
İnsanın kişiliğini oluşturduğuna inanılan bedendeki balgam, kan, safra ve sevda ögeleri.
ARKEGON
Eğrelti otlarında, bütün kara yosunlarında, bazı su yosunlarında ve açık tohumlularda görülen dişilik organı.
ARA
İki şeyi birbirinden ayıran uzaklık, aralık, boşluk, mesafe. İki olguyu, iki olayı birbirinden ayıran zaman, fasıla. Kişilerin veya toplulukların birbirine karşı olan durumu veya ilgisi. Toplu jimnastik dizilmelerinde, sıradakilerin birbirlerinden yanlamasına olan uzaklıkları. Spor karşılaşmalarında oyuncuların dinlenmek ve taktik almak için kullandıkları süre. İç. Bir oyunda, bir filmde izleme sırasında dinlenmek üzere verilen kısa süre, antrakt.
ARAZÖZ
Yolları ve yol kenarlarındaki yeşillikleri sulamakta kullanılan araç.
ARAÇ
Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta gücünden yararlanılan nesne. Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri. Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey, vasıta. Taşıt.
AĞIRKANLI
Ağırcanlı. Hippokrates'in ortaya attığı ağırcanlılık, soğukluk, kolayca duygulanmayış gibi nitelikleri kendinde toplayan kişilik tipi.
AMBARGO
Bir malın serbest sürümünü engellemek için konulan yasak, engelleyim. Bir ülkenin dış dünyayla ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir kişinin başka kişilerle ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir devletin, gemilerin kendi limanlarından ayrılmasını yasaklama buyruğu, engelleyim.
BACAKKIRAN
Nemli bölgelerde yetişen yeşilimsi sarı çiçekli bir bitki (Narthecium).
AKIN
Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması. Düşman topraklarına tedirgin etme, yıldırma, çapul vb. amaçlarla toplu olarak yapılmış olan baskın. Gol atmak veya sayı yapmak amacıyla karşı takımın sahasına doğru genellikle topluca girişilen hücum. Kazak ve Kırgız Türklerinin saz şairlerine verdiği ad.
AHLAK
Bir toplum içinde kişilerin uymak zorunda oldukları davranış biçimleri ve kuralları, aktöre, sağtöre. Huylar.
ARGO
Her yerde ve her zaman kullanılmayan veya kullanılmaması gereken çoklukla eğitimsiz kişilerin söylediği söz veya deyim. Serserilerin, külhanbeylerinin kullandığı söz veya deyim.