ŞET ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "şet" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. şet ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu şet ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde şet olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

ŞETARETLİ

7 harfli kelimeler

ŞETARET, ŞETLANT

6 harfli kelimeler

ŞETMEK

5 harfli kelimeler

ŞETAN, ŞETEL, ŞETİL, ŞETİM

4 harfli kelimeler

ŞETE

3 harfli kelimeler

ŞET

Bazı kelimelerin anlamları

ŞET

Sıkarak bağlama, sıkma. Klasik Türk müziğinde bir makamı kendi perdelerinden daha tiz veya pes perdelerde çalma işi.

ŞETMEK

Şey etmek, şey yapmak.

ŞETARET

Sevinç, şenlik, neşe.

ŞETE

Fide dikmek, tohum ekmek için çukur açmaya yarayan bir çeşit araç.

ŞETEL

Engel.

ŞETLANT

Shetland Adaları'nda yetişen koyun türünün yününden yapılmış olan kumaş, örgü vb.

ŞETİL

Fide.

ŞETARETLİ

Şetareti olan, neşeli, şen, cıvıl cıvıl.

ŞETAN

Çizgili giysi. Şeytan.

ŞETİM

Sövme, sövgü.

  -   -   -  

Anlamında ŞET bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ŞET geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KALAMAZO

Banka, ticarethane vb. yerlerde kullanılan ve cilt kapakları özel bir düzen ve anahtarla gevşetilip sıkıştırılabilen defter.

KORKUNÇ

Çok korkulu, korku veren, dehşete düşüren, müthiş. Herhangi bir özelliğiyle şaşkınlık veren. Çok aşırı, pek çok, güçlü, şiddetli.

İŞETME

İşetmek işi.

DEHŞETLENMEK

Dehşete kapılmak.

ACEMAŞİRAN

Klasik Türk müziğinde kullanılan şet makamlarından biri.

DÖŞETİLMEK

Döşetme işi yaptırılmak.

GEVŞETME

Gevşetmek işi.

KORKMAK

Korku duymak, ürkmek, dehşete kapılmak. Yapamamak, cesaret edememek. Çekinmek, sakınmak, saygı duymak. Kaygı duymak, endişe etmek.

KAZIMAK

Bir aleti sürterek bir şeyin yüzündeki tabakayı kaldırmak. Sertçe ovmak. Tıraş etmek. Vücuttaki yabancı bir cismi hasta, zararlı veya istenmeyen bir organı almak, temizlemek, yok etmek. Bir araç kullanarak silmek, çıkarmak. Metal bir yüzey üstüne sert bir araçla şekil çizmek, yazı yazmak, nakşetmek. Aslını, kökünü ayrıntılı bir biçimde araştırmak.

GEÇİM

Geçinme işi, geçinme araçları, geçinme, maişet. Anlaşma, uyum.

KOLLUK

Gömlek kollarının ucundaki iliklenen bölüm, manşet. Güvenliği sağlamakla görevli polis veya jandarma. İş yaparken giysiyi korumak için bilekten dirseğe kadar kola geçirilen, genellikle koyu renkli kumaştan dikilmiş parça. Kollara takılan ve dikkati çekmesi istenen görevlilerin kimliklerini gösteren şerit.

KAŞANDIRMAK

Hayvanı durdurup işetmek.

ANAHTAR

Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.

KUŞETLİ

Kuşeti olan.

DEHŞETLENME

Dehşetlenmek işi.

DÖŞETİLME

Döşetilmek işi.

BOŞALTMAK

Boş duruma getirmek. Dökmek, boca etmek. Gevşetmek, açmak. Kusmak. Bir silahta ne kadar mermi varsa hepsini arka arkaya patlatmak.

DÖŞETME

Döşetmek işi.

DAMARGENİŞLETEN

Damarların kas tabakasını gevşeterek çapını büyüten (sinir, madde).

DEHHAŞ

Aşırı korku verici, dehşet saçıcı.