Kelimeler arşivi içinde; başında "şet" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. şet ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu şet ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde şet olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ŞETARETLİ
ŞETARET, ŞETLANT
ŞETMEK
ŞETAN, ŞETEL, ŞETİL, ŞETİM
ŞETE
ŞET
ŞET
Sıkarak bağlama, sıkma. Klasik Türk müziğinde bir makamı kendi perdelerinden daha tiz veya pes perdelerde çalma işi.
ŞETİL
Fide.
ŞETARET
Sevinç, şenlik, neşe.
ŞETE
Fide dikmek, tohum ekmek için çukur açmaya yarayan bir çeşit araç.
ŞETİM
Sövme, sövgü.
ŞETAN
Çizgili giysi. Şeytan.
ŞETEL
Engel.
ŞETMEK
Şey etmek, şey yapmak.
ŞETLANT
Shetland Adaları'nda yetişen koyun türünün yününden yapılmış olan kumaş, örgü vb.
ŞETARETLİ
Şetareti olan, neşeli, şen, cıvıl cıvıl.
Bu bölümde tanımı içerisinde ŞET geçen kelimeler listesi verilmiştir.
İŞETME
İşetmek işi.
DEHŞETLENME
Dehşetlenmek işi.
DAMARGENİŞLETEN
Damarların kas tabakasını gevşeterek çapını büyüten (sinir, madde).
KOLLUK
Gömlek kollarının ucundaki iliklenen bölüm, manşet. Güvenliği sağlamakla görevli polis veya jandarma. İş yaparken giysiyi korumak için bilekten dirseğe kadar kola geçirilen, genellikle koyu renkli kumaştan dikilmiş parça. Kollara takılan ve dikkati çekmesi istenen görevlilerin kimliklerini gösteren şerit.
KORKMAK
Korku duymak, ürkmek, dehşete kapılmak. Yapamamak, cesaret edememek. Çekinmek, sakınmak, saygı duymak. Kaygı duymak, endişe etmek.
ANAHTAR
Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.
KALAMAZO
Banka, ticarethane vb. yerlerde kullanılan ve cilt kapakları özel bir düzen ve anahtarla gevşetilip sıkıştırılabilen defter.
KAZIMAK
Bir aleti sürterek bir şeyin yüzündeki tabakayı kaldırmak. Sertçe ovmak. Tıraş etmek. Vücuttaki yabancı bir cismi hasta, zararlı veya istenmeyen bir organı almak, temizlemek, yok etmek. Bir araç kullanarak silmek, çıkarmak. Metal bir yüzey üstüne sert bir araçla şekil çizmek, yazı yazmak, nakşetmek. Aslını, kökünü ayrıntılı bir biçimde araştırmak.
ACEMAŞİRAN
Klasik Türk müziğinde kullanılan şet makamlarından biri.
BOŞALTMAK
Boş duruma getirmek. Dökmek, boca etmek. Gevşetmek, açmak. Kusmak. Bir silahta ne kadar mermi varsa hepsini arka arkaya patlatmak.
DÖŞETME
Döşetmek işi.
GEVŞETME
Gevşetmek işi.
GEÇİM
Geçinme işi, geçinme araçları, geçinme, maişet. Anlaşma, uyum.
DÖŞETİLMEK
Döşetme işi yaptırılmak.
DEHŞETLENMEK
Dehşete kapılmak.
KORKUNÇ
Çok korkulu, korku veren, dehşete düşüren, müthiş. Herhangi bir özelliğiyle şaşkınlık veren. Çok aşırı, pek çok, güçlü, şiddetli.
DEHHAŞ
Aşırı korku verici, dehşet saçıcı.
KUŞETLİ
Kuşeti olan.
KAŞANDIRMAK
Hayvanı durdurup işetmek.
DÖŞETİLME
Döşetilmek işi.