İçinde ŞET geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "şet" olan, toplam 76 tane kelime bulunuyor. İçerisinde şet bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu şet ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında şet olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

GEVŞETEBİLMEK

12 harfli kelimeler

GEVŞETEBİLME, DEHŞETLENMEK, DÖŞETEBİLMEK, MEDARIMAİŞET

11 harfli kelimeler

DEHŞETLENME, DÖŞETEBİLME, GEVŞETİLMEK, POŞETLENMEK, POŞETLETMEK

10 harfli kelimeler

POŞETLENME, POŞETLETME, KÜŞETLEMEK, POŞETLEMEK, DÖŞETİLMEK, GEVŞETİLME

9 harfli kelimeler

EDİŞETMEK, DEYİŞETCİ, GERGEVŞET, GENŞETMEK, GUŞETMEĞİ, KEFŞETMEK, KEVŞETMEK, KUŞETMEĞİ, NAHŞETMEK, ŞİMŞETMEK, ŞETARETLİ, GEVŞETMEK, SÜRMANŞET, NAKŞETMEK, DÖŞETİLME, POŞETLEME

8 harfli kelimeler

DÖŞETMEK, KAŞETMEK, KUŞETSİZ, NEŞETİYE, NAKŞETME, GEŞETMEK, PİŞETMEK, GEVŞETME, DEHŞETLE, ÇEŞETMEK, CİŞETMEK, DEHŞETLİ

7 harfli kelimeler

AŞETMEK, KURŞETE, İŞETMEK, KUŞETLİ, ŞETLANT, HAŞETLİ, ŞETARET, DÖŞETME, ÖŞETMEK, DEYİŞET

6 harfli kelimeler

İŞETME, ŞETMEK, ŞÜMŞET, VAHŞET, MAİŞET, MANŞET, DEYŞET, DEHŞET

5 harfli kelimeler

ŞETİM, KUŞET, BİŞET, ŞETİL, ŞETEL, ŞETAN, POŞET, NEŞET, ERŞET, MUŞET, HEŞET

4 harfli kelimeler

ŞETE, EŞET

3 harfli kelimeler

ŞET

Bazı kelimelerin anlamları

ŞET

Sıkarak bağlama, sıkma. Klasik Türk müziğinde bir makamı kendi perdelerinden daha tiz veya pes perdelerde çalma işi.

POŞETLENME

Poşetlenmek işi.

DÖŞETİLMEK

Döşetme işi yaptırılmak.

GEVŞETEBİLMEK

Gevşetme imkânı veya olasılığı bulunmak.

DÖŞETEBİLME

Döşetebilmek işi.

DEHŞETLENMEK

Dehşete kapılmak.

POŞETLEMEK

Bir şeyi poşetin içine koyup paketlemek.

DÖŞETEBİLMEK

Döşetme imkânı veya olasılığı bulunmak.

MEDARIMAİŞET

Geçimi sağlayacak koşul, iş.

GEVŞETİLMEK

Bir şeyin gevşemesini sağlamak, bir şeyi gevşek duruma getirmek.

POŞETLENMEK

Poşetleme işi yapılmak.

POŞETLETMEK

Poşetleme işini yaptırmak.

DEHŞETLENME

Dehşetlenmek işi.

GEVŞETEBİLME

Gevşetebilmek işi.

POŞETLETME

Poşetletmek işi.

KÜŞETLEMEK

Kollamak, gözetmek: Onu küşetliyorum, elime geçse döveceğim.

  -   -   -  

Anlamında ŞET bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ŞET geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KAZIMAK

Bir aleti sürterek bir şeyin yüzündeki tabakayı kaldırmak. Sertçe ovmak. Tıraş etmek. Vücuttaki yabancı bir cismi hasta, zararlı veya istenmeyen bir organı almak, temizlemek, yok etmek. Bir araç kullanarak silmek, çıkarmak. Metal bir yüzey üstüne sert bir araçla şekil çizmek, yazı yazmak, nakşetmek. Aslını, kökünü ayrıntılı bir biçimde araştırmak.

LEVYE

Bir mekanizmanın kumanda kolu. Bir şeyi yerinden oynatmak, kaldırmak, harekete geçirmek, gevşetmek vb. için kullanılan, kaldıraca benzer araç.

KORKMAK

Korku duymak, ürkmek, dehşete kapılmak. Yapamamak, cesaret edememek. Çekinmek, sakınmak, saygı duymak. Kaygı duymak, endişe etmek.

KUŞETSİZ

Kuşeti olmayan.

İŞETME

İşetmek işi.

DÖŞETİLME

Döşetilmek işi.

KORKUNÇ

Çok korkulu, korku veren, dehşete düşüren, müthiş. Herhangi bir özelliğiyle şaşkınlık veren. Çok aşırı, pek çok, güçlü, şiddetli.

KALAMAZO

Banka, ticarethane vb. yerlerde kullanılan ve cilt kapakları özel bir düzen ve anahtarla gevşetilip sıkıştırılabilen defter.

ACEMAŞİRAN

Klasik Türk müziğinde kullanılan şet makamlarından biri.

BOŞALTMAK

Boş duruma getirmek. Dökmek, boca etmek. Gevşetmek, açmak. Kusmak. Bir silahta ne kadar mermi varsa hepsini arka arkaya patlatmak.

ANAHTAR

Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.

LAÇKA

Gemi halatının gevşetilip boşa bırakılması. Gevşemiş, verimsiz duruma gelmiş, düzeni bozulmuş.

DAMARGENİŞLETEN

Damarların kas tabakasını gevşeterek çapını büyüten (sinir, madde).

DÖŞETME

Döşetmek işi.

KAŞANDIRMAK

Hayvanı durdurup işetmek.

KUŞETLİ

Kuşeti olan.

GEÇİM

Geçinme işi, geçinme araçları, geçinme, maişet. Anlaşma, uyum.

DEHHAŞ

Aşırı korku verici, dehşet saçıcı.

KOLLUK

Gömlek kollarının ucundaki iliklenen bölüm, manşet. Güvenliği sağlamakla görevli polis veya jandarma. İş yaparken giysiyi korumak için bilekten dirseğe kadar kola geçirilen, genellikle koyu renkli kumaştan dikilmiş parça. Kollara takılan ve dikkati çekmesi istenen görevlilerin kimliklerini gösteren şerit.

GEVŞETME

Gevşetmek işi.