Kelimeler arşivinde; içinde "şet" olan, toplam 76 tane kelime bulunuyor. İçerisinde şet bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu şet ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında şet olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
GEVŞETEBİLMEK
GEVŞETEBİLME, DEHŞETLENMEK, DÖŞETEBİLMEK, MEDARIMAİŞET
DEHŞETLENME, DÖŞETEBİLME, GEVŞETİLMEK, POŞETLENMEK, POŞETLETMEK
POŞETLENME, POŞETLETME, KÜŞETLEMEK, POŞETLEMEK, DÖŞETİLMEK, GEVŞETİLME
EDİŞETMEK, DEYİŞETCİ, GERGEVŞET, GENŞETMEK, GUŞETMEĞİ, KEFŞETMEK, KEVŞETMEK, KUŞETMEĞİ, NAHŞETMEK, ŞİMŞETMEK, ŞETARETLİ, GEVŞETMEK, SÜRMANŞET, NAKŞETMEK, DÖŞETİLME, POŞETLEME
DÖŞETMEK, KAŞETMEK, KUŞETSİZ, NEŞETİYE, NAKŞETME, GEŞETMEK, PİŞETMEK, GEVŞETME, DEHŞETLE, ÇEŞETMEK, CİŞETMEK, DEHŞETLİ
AŞETMEK, KURŞETE, İŞETMEK, KUŞETLİ, ŞETLANT, HAŞETLİ, ŞETARET, DÖŞETME, ÖŞETMEK, DEYİŞET
İŞETME, ŞETMEK, ŞÜMŞET, VAHŞET, MAİŞET, MANŞET, DEYŞET, DEHŞET
ŞETİM, KUŞET, BİŞET, ŞETİL, ŞETEL, ŞETAN, POŞET, NEŞET, ERŞET, MUŞET, HEŞET
ŞETE, EŞET
ŞET
ŞET
Sıkarak bağlama, sıkma. Klasik Türk müziğinde bir makamı kendi perdelerinden daha tiz veya pes perdelerde çalma işi.
MEDARIMAİŞET
Geçimi sağlayacak koşul, iş.
POŞETLENME
Poşetlenmek işi.
GEVŞETEBİLMEK
Gevşetme imkânı veya olasılığı bulunmak.
POŞETLEMEK
Bir şeyi poşetin içine koyup paketlemek.
POŞETLETMEK
Poşetleme işini yaptırmak.
KÜŞETLEMEK
Kollamak, gözetmek: Onu küşetliyorum, elime geçse döveceğim.
DÖŞETİLMEK
Döşetme işi yaptırılmak.
DEHŞETLENME
Dehşetlenmek işi.
GEVŞETEBİLME
Gevşetebilmek işi.
POŞETLENMEK
Poşetleme işi yapılmak.
DÖŞETEBİLME
Döşetebilmek işi.
POŞETLETME
Poşetletmek işi.
GEVŞETİLMEK
Bir şeyin gevşemesini sağlamak, bir şeyi gevşek duruma getirmek.
DÖŞETEBİLMEK
Döşetme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DEHŞETLENMEK
Dehşete kapılmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ŞET geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KUŞETSİZ
Kuşeti olmayan.
KORKUNÇ
Çok korkulu, korku veren, dehşete düşüren, müthiş. Herhangi bir özelliğiyle şaşkınlık veren. Çok aşırı, pek çok, güçlü, şiddetli.
LEVYE
Bir mekanizmanın kumanda kolu. Bir şeyi yerinden oynatmak, kaldırmak, harekete geçirmek, gevşetmek vb. için kullanılan, kaldıraca benzer araç.
GEVŞETME
Gevşetmek işi.
İŞETME
İşetmek işi.
DAMARGENİŞLETEN
Damarların kas tabakasını gevşeterek çapını büyüten (sinir, madde).
KAZIMAK
Bir aleti sürterek bir şeyin yüzündeki tabakayı kaldırmak. Sertçe ovmak. Tıraş etmek. Vücuttaki yabancı bir cismi hasta, zararlı veya istenmeyen bir organı almak, temizlemek, yok etmek. Bir araç kullanarak silmek, çıkarmak. Metal bir yüzey üstüne sert bir araçla şekil çizmek, yazı yazmak, nakşetmek. Aslını, kökünü ayrıntılı bir biçimde araştırmak.
KAŞANDIRMAK
Hayvanı durdurup işetmek.
KALAMAZO
Banka, ticarethane vb. yerlerde kullanılan ve cilt kapakları özel bir düzen ve anahtarla gevşetilip sıkıştırılabilen defter.
DÖŞETİLME
Döşetilmek işi.
ACEMAŞİRAN
Klasik Türk müziğinde kullanılan şet makamlarından biri.
KOLLUK
Gömlek kollarının ucundaki iliklenen bölüm, manşet. Güvenliği sağlamakla görevli polis veya jandarma. İş yaparken giysiyi korumak için bilekten dirseğe kadar kola geçirilen, genellikle koyu renkli kumaştan dikilmiş parça. Kollara takılan ve dikkati çekmesi istenen görevlilerin kimliklerini gösteren şerit.
KORKMAK
Korku duymak, ürkmek, dehşete kapılmak. Yapamamak, cesaret edememek. Çekinmek, sakınmak, saygı duymak. Kaygı duymak, endişe etmek.
LAÇKA
Gemi halatının gevşetilip boşa bırakılması. Gevşemiş, verimsiz duruma gelmiş, düzeni bozulmuş.
GEÇİM
Geçinme işi, geçinme araçları, geçinme, maişet. Anlaşma, uyum.
KUŞETLİ
Kuşeti olan.
ANAHTAR
Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.
BOŞALTMAK
Boş duruma getirmek. Dökmek, boca etmek. Gevşetmek, açmak. Kusmak. Bir silahta ne kadar mermi varsa hepsini arka arkaya patlatmak.
DEHHAŞ
Aşırı korku verici, dehşet saçıcı.
DÖŞETME
Döşetmek işi.