ŞAR ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "şar" olan, toplam 156 adet kelime bulunmaktadır. şar ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu şar ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde şar olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

ŞARKICIKUŞUGİLLER

16 harfli kelimeler

ŞARKILAŞTIRILMAK

15 harfli kelimeler

ŞARKILAŞTIRILMA, ŞARTLANDIRILMAK

14 harfli kelimeler

ŞARKICIÇEKİRGE, ŞARKILAŞTIRMAK, ŞARLATANLAŞMAK, ŞARTLANDIRILMA

13 harfli kelimeler

ŞARKILAŞTIRMA, ŞARKİKARAAĞAÇ, ŞARKİYATÇILIK, ŞARLATANLAŞMA, ŞARTLANDIRMAK

12 harfli kelimeler

ŞARFITLANMAK, ŞARKLILAŞMAK, ŞARTLANDIRMA

11 harfli kelimeler

ŞARABIHALİL, ŞARKLILAŞMA, ŞARLATANLIK, ŞARMAŞAŞKIN, ŞARPINDIRIK

10 harfli kelimeler

ŞARAPÇILIK, ŞARAPTORTU, ŞARAVARMAZ, ŞARILDAMAK, ŞARILTISIZ, ŞARKADALIK, ŞARKICILIK, ŞARKİYATÇI, ŞARLATANCA, ŞARTLANMAK, ŞARTLAŞMAK, ŞARTSIZLIK

9 harfli kelimeler

ŞARAKMANA, ŞARAPGINA, ŞARAPHANE, ŞARAPKANA, ŞARAPKINA, ŞARBAZARI, ŞARILDAMA, ŞARILTILI, ŞARJÖRSÜZ, ŞARKÇILIK, ŞARKLILIK, ŞARKÜTERİ, ŞARLANGIÇ, ŞARTLAMAK, ŞARTLANIŞ, ŞARTLANMA, ŞARTLAŞMA

8 harfli kelimeler

ŞARAKMAN, ŞARAMPOL, ŞARAPANA, ŞARAPAYI, ŞARAPNEL, ŞARAŞURA, ŞARATPUL, ŞARDÖKEN, ŞARIKKAN, ŞARIKMAK, ŞARILDAK, ŞARILDIK, ŞARJÖRLÜ, ŞARKADAK, ŞARKADAN, ŞARKIMSI, ŞARKIŞLA, ŞARKİYAT, ŞARKKARİ, ŞARLAĞAN, ŞARLAMAK, ŞARLATAN, ŞARLAVIK, ŞARLAVUK, ŞARLAYIK, ŞARLOMSU, ŞARMIRTA, ŞARPADAK, ŞARPAYAK, ŞARPITLI, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

ŞARADAN, ŞARAMAK, ŞARAPÇI, ŞARAŞOR, ŞARATAN, ŞARGADA, ŞARGIDA, ŞARĞADA, ŞARHANA, ŞARILTI, ŞARİŞKA, ŞARKADA, ŞARKATA, ŞARKICI, ŞARLAĞA, ŞARLAMA, ŞARLİKO, ŞARMATA, ŞARMITA, ŞARMUTA, ŞAROLUK, ŞARPADA, ŞARPINA, ŞARTLAK, ŞARTLAN, ŞARTSIZ

6 harfli kelimeler

ŞARABİ, ŞARBAT, ŞARBAY, ŞARBON, ŞARDAN, ŞARDAŞ, ŞARİKA, ŞARJÖR, ŞARKÇI, ŞARKLI, ŞARKÖY, ŞARLAG, ŞARLAH, ŞARLAK, ŞARLAN, ŞARLIK, ŞARMAK, ŞARMUK, ŞARPAT, ŞARŞAP, ŞARŞAR, ŞARŞUR, ŞARTLI, ŞARVAN

5 harfli kelimeler

ŞARAH, ŞARAK, ŞARAN, ŞARAP, ŞARGA, ŞARIK, ŞARİK, ŞARKA, ŞARKI, ŞARKİ, ŞARLU, ŞAROV, ŞARPİ, ŞARYO

4 harfli kelimeler

ŞARE, ŞARJ, ŞARK, ŞARP, ŞART

3 harfli kelimeler

ŞAR

Bazı kelimelerin anlamları

ŞAR

Kent. Mağara. Yar : Avcı avcıyı şar başında tanır. Poşu. Ödül. Gönül. Çağlayan. Dövüş. Şehir, bk. şeher. Şehir. Kent, şehir.

ŞARLATANLAŞMA

Şarlatanlaşmak işi.

ŞARKILAŞTIRILMA

Şarkılaştırılmak durumu.

ŞARKILAŞTIRMA

Şarkılaştırmak durumu.

ŞARTLANDIRILMA

Şartlandırılmak işi, koşullandırılma.

ŞARTLANDIRMAK

Şartlanmasını sağlamak, koşullandırmak.

ŞARKILAŞTIRILMAK

Şarkılaştırma işi yapılmak.

ŞARKILAŞTIRMAK

Şarkı durumuna getirmek.

ŞARKİYATÇILIK

Doğu bilimleriyle uğraşma.

ŞARKICIKUŞUGİLLER

(Prunellidae),iyi bilinen türleridir.

ŞARFITLANMAK

Ağzı yanmak.

ŞARKICIÇEKİRGE

Sürülerle dolaşıp, sırasında ekinlere büyük zarar veren, ayrıca yaprak ve sürgünleri de kemirebilen, yeşilimsi yayla çekirgesi.

ŞARKİKARAAĞAÇ

Isparta iline bağlı ilçelerden biri.

ŞARKLILAŞMAK

Doğululaşmak.

ŞARTLANDIRILMAK

Şartlandırma işi yapılmak, koşullandırılmak.

ŞARLATANLAŞMAK

Şarlatanca davranmak.

  -   -   -  

Anlamında ŞAR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ŞAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AFŞAR

Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri, Avşar.

ALTILI

Altı parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden altı tane bulunan. Altılı ganyan. İskambil, domino vb. oyunlarda üzerinde altı işareti bulunan kâğıt veya pul. Divan edebiyatında her bendi altı dizeden oluşan nazım biçimi.

ALKOL

Bira, şarap vb. sıvıların veya pancar, patates nişastasının şekere dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan glikoz çözeltilerin mayalaşmış özlerinin damıtılmasıyla elde edilen, kokulu, uçucu, yanıcı, renksiz sıvı, ispirto, etanol, etil alkol. Her türlü alkollü içki.

ALAYLI

Erlikten yetişmiş, askerî okullarda okumadan başarı gösterip rütbe alan ve yükselen subay. Gerekli okul eğitimini görmeden kendini yetiştirmiş olan (kimse), mektepli karşıtı. Gösterişli, görkemli, debdebeli. Alay edici, küçümseyici, müstehzi.

AMA

Çelişkili ve tutarsız iki cümleyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz, amma, lakin, velakin. Uyarma veya şartlı bir ifade niteliğinde olan bir cümleyi, başka bir cümleye bağlamaya yarayan bir söz. Bir yargıyı veya bir buyruğu pekiştirmek için de kullanılan bir söz. Beklenmeyen bir sonucu anlatan iki cümleyi onun sebebi durumunda olan cümleye bağlayan bir söz. Bazen dikkati çekmek için cümlenin sonuna getirilen bir söz.

AÇIKTAN

Bir yerin uzağından. Ayrıca, ek olarak. Sıra ve aşama gözetilmeden, dışarıdan atayarak. Önceden belirlenmiş bir bütçeye bağlı kalmaksızın.

ABRAMAK

Fırtınalı havalarda gemiyi ustalıkla yönetmek. Başarmak, bir işi becermek.

APOSTROF

Kesme işareti.

ANLAMAK

Bir şeyin ne demek olduğunu, neye işaret ettiğini kavramak. Sorup öğrenmek. Yarar sağlamak. Birinin duygularını, istek ve düşüncelerini sezebilmek. Yeni bilgileri eskileriyle bir araya getirerek sonuç niteliğinde başka bir bilgi edinmek. Bir şey hakkında bilgisi bulunmak. Doğru ve yerinde bulmak.

ANAHTAR

Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.

ABAKÜS

Sayı boncuğu. Sütun başlığının üstüne yatay olarak konan ve kenarlarından biraz dışarı taşan taş blok.

ALAMET

Belirti, işaret, iz, nişan. Büyüklük, irilik bakımından şaşılacak durumda olan nesne.

ARAÇÇILIK

Düşünme biçimlerinin, kuramların, mantık ve ahlak biçimlerinin yalnızca hayatın değişik şartlarına uyma araçları olduğunu savunan dünya görüşü, enstrümantalizm.

ALIŞKANLIK

Bir şeye alışmış olma durumu, alışkınlık, alışmışlık, alışkı, itiyat, huy, meleke, ünsiyet, yordam. İç ve dış etkilerle hep aynı biçimde gerçekleşmesi sonucu beliren şartlanmış davranış. Yakınlık, arkadaşlık, ünsiyet.

ARAMAK

Birini veya bir şeyi bulmaya çalışmak. Önem verip istemek. Ziyarete, hatır sormaya gitmek. Bir şeyin yokluğunu duyarak geri gelmesini istemek, özlemek. Şart koşmak. Bir kişiyle görüşmek üzere telefon etmek. Araştırmak, yoklamak.

AKAMET

Kısırlık, verimsizlik. Başarısızlık, sonuçsuzluk.

APOLET

Subaylarda rütbeyi göstermek için üniformaların omuzlarına takılan işaretli parça, omuzluk. Giysilerin omuzlarına süs olarak takılan parça.

ALARM

Bir uyarıyı, bir tehlikeyi bildirmek için verilen işaret. Bu işareti veren düzenek.

AKAÇ

Bir yerde birikip kalan sıvıları, bir işlem sonunda geriye kalan artıkları, gereksiz nesneleri dışarıya akıtmak için kullanılan boru vb. araç. Yer altı su oluğu. Kanal, ark, su yolu.

AKIŞMA

Akışmak işi. Bir sıraya gelen ses, hece veya kelimelerin birbirleriyle uyuşarak kulağa hoş ve dile kolay gelen bir bütün oluşturması.