Sonu ŞAD ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "şad" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. Sonu şad ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında şad olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde şad olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ŞAD

Sevinçli, neşeli.

ERŞAD

Reşat.

ŞİMŞAD

Bir ağaç türü. Uzun boylu.

GÜLŞAD

Sevinçli, mutlu güzel.

  -   -   -  

Anlamında ŞAD bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ŞAD geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DİSİPLİN

Bir topluluğun, yasalarına ve düzenle ilgili yazılı veya yazısız kurallarına titizlik ve özenle uyması durumu, sıkı düzen, düzence, düzen bağı, zapturapt. Kişilerin içinde yaşadıkları topluluğun genel düşünce ve davranışlarına uymalarını sağlamak amacıyla alınan önlemlerin bütünü. Öğretim konusu olan veya olabilecek bilgilerin bütünü, bilim dalı.

EV

Yalnız bir ailenin oturabileceği biçimde yapılmış yapı. Aile. Bir kimsenin veya ailenin içinde yaşadığı yer, konut, hane. Soy, nesil.

İNTİBAKSIZ

Yaşadığı çevreye veya duruma uymakta güçlük çeken.

RENKTAŞLIK

Aynı renge bağlı olma veya aynı rengi taşıma, renktaş olma durumu. Bir hayvanla yaşadığı ortamda renk benzerliği sağlayarak hayvanın görülmesini, hiç değilse insan gözüyle görülmesini zorlaştıran renk özdeşliği.

AMONYAK

Azot ve hidrojen birleşimi olan, keskin kokulu bir gaz (NH3). İçinde bu gazın eritilmiş bulunduğu su, nişadır ruhu.

BEKARHANE

Bekârların kalması için ayrılmış veya düzenlenmiş oda. Bekârların yaşadığı müstakil ev.

MÜEBBET

Sonu olmayan. Yaşadıkça süren, ömür boyunca olan.

ASRISAADET

Hz. Muhammed'in yaşadığı zaman, saadet asrı, devrisaadet.

SOFTA

Medrese öğrencisi. Bir görüşe, bir inanışa körü körüne bağlanan kimse. Yaşadığı çağın gerisinde kalmış, geri kafalı kimse. İlmiyeden olanlara aşağılamak amacıyla verilen ad.

KONUT

İnsanların içinde yaşadıkları ev, apartman vb. yer, mesken, ikametgâh. Ön doğru: Eukleides'in "Bir noktadan bir doğruya ancak bir paralel çizilebilir." yolundaki konutu gibi.

ŞİMŞİRLİK

Sarayda babası ölmüş şehzadelerin yaşadığı yer, kafes.

MUŞMULA

Gülgillerden, 2-3 metre yüksekliğinde dikenli küçük bir ağaç (Mespilus germanica). Bu ağacın olgunlaşıp yumuşadıktan sonra yenilebilen, yuvarlak, mayhoş, buruk ve beş çekirdekli meyvesi, döngel, beşbıyık.

DIŞARLIK

Taşra. Yaşadığı yerden başka bir yere giderken giyilen kıyafet.

DİASPORA

Herhangi bir ulusun veya inanç mensuplarının ana yurtları dışında azınlık olarak yaşadıkları yer. Herhangi bir ulusun yurdundan ayrılmış kolu, kopuntu. Yahudilerin ana yurtlarından ayrılarak yabancı ülkelerde yerleşen kolları, kopuntu.

ÖMRÜNCE

Ömrü boyunca, yaşadığı süre içinde.

DURMAK

Hareketsiz durumda olmak. Ara vermek. Varlığını sürdürmek. Birisinin malı olarak bulunmak ya da o malla ilişkisi olmak. İşlemez olmak, çalışmamak. Dinmek, kesilmek. Bir konuyla çok ilgilenmek, üstüne düşmek. Beklemek, dikilmek. Bir yerde olmak veya bulunmak. Yaşamak. Bir yerde bir süre oyalanmak, eğlenmek, eğleşmek, tevakkuf etmek. Kalmak. Belli bir durumda, bir görevde bulunmak. Var olmak. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur: Çalışadurmak, bakadurmak, getiredurmak, yiyedurmak gibi.

MANASTIR

Bazı kesin kurallara bağlı rahip veya rahibelerin dünya ile ilgilerini keserek yaşadıkları yapı, keşişhane.

EVREN

Gök varlıklarının bütünü, kâinat, cihan, âlem, kozmos. Kişinin içinde yaşadığı, ilişkide bulunduğu ortam. Büyük yılan. Düzenli ve uyumlu bir bütün olarak düşünülen bütün varlıklar. Ankara iline bağlı ilçelerden biri.

DÜNYA

Üzerinde yaşadığımız toprak ve denizler, yeryüzü. Meslek veya iş birliği içinde bulunan kimseler, camia. İnançları bir olan ülke veya insanlar topluluğu. Duygu, düşünce ve hayal âlemi. Dış, çevre, ortam. Herkes. Güneş'e yakınlık bakımından üçüncü gezegen, acun.

HURİ

Cennette yaşadığına inanılan dişi varlık.