İçinde ŞAD geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "şad" olan, toplam 43 tane kelime bulunuyor. İçerisinde şad bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu şad ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında şad olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

NİŞADIRTOKMAĞI

13 harfli kelimeler

BRONŞADENİTİS, NİŞADIRKAŞIĞI

12 harfli kelimeler

ŞADDAKLANMAK

11 harfli kelimeler

ASILMIŞADAM

10 harfli kelimeler

YAŞADILLAR, PAŞADİZİNİ

9 harfli kelimeler

GÜLŞADİYE, KAĞIŞADAK

8 harfli kelimeler

MEŞADALI, ŞADRABAZ, ŞADELEME, PAŞADÜZÜ, KIĞŞADAK, KAĞŞADAK, İRŞADİYE, KUŞADASI, FAŞŞADAK, REŞADİYE, BOŞADMAK, ŞADIRVAN

7 harfli kelimeler

HIŞADAK, ŞADIMAN, ŞADILLI, NİŞADIR, HIŞADAN, CAŞADAN

6 harfli kelimeler

KUŞADA, ŞİMŞAD, KÜŞADE, ŞADİYE, ŞADIRA, GÜLŞAD, ŞADDAK, ŞADARA

5 harfli kelimeler

ŞADER, ERŞAD, ŞADRA, ŞADAN, ŞADAK

4 harfli kelimeler

ŞADI, ŞADİ

3 harfli kelimeler

ŞAD

Bazı kelimelerin anlamları

ŞAD

Sevinçli, neşeli.

MEŞADALI

Bingöl şehri, Genç ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

KIĞŞADAK

Yığın halinde, topluca: Biraz ateşe gösterince çam fıstıkları kığşadak önüme döküldü.

GÜLŞADİYE

Mutlu, seviçli güzel.

ŞADELEME

Şahadetname.

BRONŞADENİTİS

Bronş bezlerinin yangısı.

ŞADRABAZ

Çıkardığı oyunlarla çevresindekileri oyalayan, şen.

PAŞADİZİNİ

Yanları iki sıralı, altı üç dört sıralı ve köşeli dizilmiş altın kolye.

NİŞADIRTOKMAĞI

Nişadırı ufak parçalar durumuna getirmek için kullanılan araç. (Aksaray Niğde).

ASILMIŞADAM

Salepgillerden, çiçekleri asılmış bir insana benzeyen ve köklerinden salep çıkarılan bir bitki.

KAĞIŞADAK

Ses çıkararak ve birden (boşalma için): Bakraçtaki suyu kağışadak devirdi.

NİŞADIRKAŞIĞI

Nisadır kabı. (Tokat).

PAŞADÜZÜ

Tunceli şehrinde, Ovacık ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

ŞADDAKLANMAK

Nazlanmak, hoppaca davranmak.

YAŞADILLAR

Islatırlar.

KAĞŞADAK

Sıvının bol bol ve birden (dökülmesi için).

  -   -   -  

Anlamında ŞAD bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ŞAD geçen kelimeler listesi verilmiştir.

EV

Yalnız bir ailenin oturabileceği biçimde yapılmış yapı. Aile. Bir kimsenin veya ailenin içinde yaşadığı yer, konut, hane. Soy, nesil.

DÜNYA

Üzerinde yaşadığımız toprak ve denizler, yeryüzü. Meslek veya iş birliği içinde bulunan kimseler, camia. İnançları bir olan ülke veya insanlar topluluğu. Duygu, düşünce ve hayal âlemi. Dış, çevre, ortam. Herkes. Güneş'e yakınlık bakımından üçüncü gezegen, acun.

DURMAK

Hareketsiz durumda olmak. Ara vermek. Varlığını sürdürmek. Birisinin malı olarak bulunmak ya da o malla ilişkisi olmak. İşlemez olmak, çalışmamak. Dinmek, kesilmek. Bir konuyla çok ilgilenmek, üstüne düşmek. Beklemek, dikilmek. Bir yerde olmak veya bulunmak. Yaşamak. Bir yerde bir süre oyalanmak, eğlenmek, eğleşmek, tevakkuf etmek. Kalmak. Belli bir durumda, bir görevde bulunmak. Var olmak. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur: Çalışadurmak, bakadurmak, getiredurmak, yiyedurmak gibi.

EVREN

Gök varlıklarının bütünü, kâinat, cihan, âlem, kozmos. Kişinin içinde yaşadığı, ilişkide bulunduğu ortam. Büyük yılan. Düzenli ve uyumlu bir bütün olarak düşünülen bütün varlıklar. Ankara iline bağlı ilçelerden biri.

AMONYAK

Azot ve hidrojen birleşimi olan, keskin kokulu bir gaz (NH3). İçinde bu gazın eritilmiş bulunduğu su, nişadır ruhu.

MUŞMULA

Gülgillerden, 2-3 metre yüksekliğinde dikenli küçük bir ağaç (Mespilus germanica). Bu ağacın olgunlaşıp yumuşadıktan sonra yenilebilen, yuvarlak, mayhoş, buruk ve beş çekirdekli meyvesi, döngel, beşbıyık.

KONUT

İnsanların içinde yaşadıkları ev, apartman vb. yer, mesken, ikametgâh. Ön doğru: Eukleides'in "Bir noktadan bir doğruya ancak bir paralel çizilebilir." yolundaki konutu gibi.

ASRISAADET

Hz. Muhammed'in yaşadığı zaman, saadet asrı, devrisaadet.

HURİ

Cennette yaşadığına inanılan dişi varlık.

ŞİMŞİRLİK

Sarayda babası ölmüş şehzadelerin yaşadığı yer, kafes.

MANASTIR

Bazı kesin kurallara bağlı rahip veya rahibelerin dünya ile ilgilerini keserek yaşadıkları yapı, keşişhane.

DİASPORA

Herhangi bir ulusun veya inanç mensuplarının ana yurtları dışında azınlık olarak yaşadıkları yer. Herhangi bir ulusun yurdundan ayrılmış kolu, kopuntu. Yahudilerin ana yurtlarından ayrılarak yabancı ülkelerde yerleşen kolları, kopuntu.

RENKTAŞLIK

Aynı renge bağlı olma veya aynı rengi taşıma, renktaş olma durumu. Bir hayvanla yaşadığı ortamda renk benzerliği sağlayarak hayvanın görülmesini, hiç değilse insan gözüyle görülmesini zorlaştıran renk özdeşliği.

ÖMRÜNCE

Ömrü boyunca, yaşadığı süre içinde.

DİSİPLİN

Bir topluluğun, yasalarına ve düzenle ilgili yazılı veya yazısız kurallarına titizlik ve özenle uyması durumu, sıkı düzen, düzence, düzen bağı, zapturapt. Kişilerin içinde yaşadıkları topluluğun genel düşünce ve davranışlarına uymalarını sağlamak amacıyla alınan önlemlerin bütünü. Öğretim konusu olan veya olabilecek bilgilerin bütünü, bilim dalı.

BEKARHANE

Bekârların kalması için ayrılmış veya düzenlenmiş oda. Bekârların yaşadığı müstakil ev.

MÜEBBET

Sonu olmayan. Yaşadıkça süren, ömür boyunca olan.

SOFTA

Medrese öğrencisi. Bir görüşe, bir inanışa körü körüne bağlanan kimse. Yaşadığı çağın gerisinde kalmış, geri kafalı kimse. İlmiyeden olanlara aşağılamak amacıyla verilen ad.

DIŞARLIK

Taşra. Yaşadığı yerden başka bir yere giderken giyilen kıyafet.

İNTİBAKSIZ

Yaşadığı çevreye veya duruma uymakta güçlük çeken.