Kelimeler arşivi içinde; başında "şaf" olan, toplam 22 adet kelime bulunmaktadır. şaf ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu şaf ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde şaf olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ŞAFAKLAMAK
ŞAFKARMAK
ŞAFAKNUR, ŞAFİİLİK
ŞAFAĞIN, ŞAFLİYE, ŞAFAKLI, ŞAFLEYA
ŞAFŞAK, ŞAFİYE
ŞAFUL, ŞAFLİ, ŞAFLI, ŞAFLA, ŞAFKA, ŞAFİİ, ŞAFAK, ŞAFAH
ŞAFİ, ŞAFA, ŞAFT
ŞAF
ŞAF
Yeni sürgün, filiz. Fitil.
ŞAFLI
Yatak gibi. Kadının dişilik organı.
ŞAFAKLI
Sivas kenti, Zara ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
ŞAFAKNUR
Şafak aydınlığı.
ŞAFAĞIN
Güneş doğarken, şafakta.
ŞAFİİLİK
Şafii olma durumu.
ŞAFLİYE
Kir, pislik içinde.
ŞAFKA
Şapka.
ŞAFLA
1.Salya. 2.Salyalı.
ŞAFAKLAMAK
1.Neye uğradığını bilememek 2.Korkmak. Eli göze siper ederek, gözü kırparak bakmak. 1.Sabahlamak. 2.Gün ağarmak. Eli göze siper ederek bakmak. Tez davranmak, ivmek. Şaşırmak, şaşalamak. Sabahlamak.
ŞAFLİ
Salyalı.
ŞAFİYE
İyileştiren, iyi eden, şifa veren.
ŞAFUL
Bal konulan ufak tekne.
ŞAFLEYA
Salyalı.
ŞAFŞAK
Büyük kepçe.
ŞAFKARMAK
1.Aydınlanmak. 2.Şafak sökmek. Aydınlanmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ŞAF geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇARŞAFSIZ
Üzerinde çarşaf olmayan. Çarşaf giymemiş olan.
ÇARŞAFLIK
Çarşaf yapmaya elverişli olan (kumaş).
ÇARŞAFLAMAK
Yorganı çarşafla kaplamak. Kötü ve başarısız duruma düşmek, çarşafa dolanmak.
BÜZME
Büzmek işi. Ağzı büzülerek kapatılan (kese, torba, çarşaf vb.).
ARAŞTIRMA
Araştırmak işi, araştırı, istikşaf, taharri, tetkik. Bilim ve sanatla ilgili olarak yapılmış olan yöntemli çalışma, araştırı.
AÇINSAMAK
Bir yerin özelliklerini ortaya çıkarmak için araştırma ve inceleme yapmak, istikşaf etmek.
ÇARŞAFÇILIK
Çarşafçının yaptığı iş.
ANTİKA
Tarihsel bir döneme ait olan. Mendil, örtü, yatak çarşafı vb. bezlerin kenarlarına paralel ipliklerden bir bölümü çekilip dikey olanların ikisi, üçü bir arada tire ile sarılarak yapılmış olan diş diş süs, sıçandişi. Genele, olağana, geleneğe aykırı, acayip, tuhaf, çarliston marka. Eski çağlardan kalma eser. Antik.
ÇARŞAFLATMA
Çarşaflatmak işi.
ÇARŞAFLI
Üzerinde çarşaf olan. Çarşaf giymiş olan (kimse).
ÇARŞAFLATMAK
Çarşaflama işini yaptırmak.
AÇINIM
Açınma işi, inkişaf. Bir cismin yüzeylerinin açılıp bir düzlem üzerine yayılması, inkişaf.
ÇARŞAFLANMA
Çarşaflanmak işi.
ÇARŞAFLANMAK
Çarşaflama işine konu olmak. Çarşaf giymek.
ÇARŞAFÇI
Çarşaf yapan veya satan kimse.
CAR
Çağrı, tellal ile duyurma. Tehlike durumu. İlan. Kadınların örtündükleri çarşaf, zar (III).
ÇARŞAFSIZLIK
Çarşafsız olma durumu.
GELİŞİM
Gelişme işi. Aksiyon. Serpilip büyüme. İlerleme, inkişaf, tekâmül.
ÇÖZME
Çözmek işi. El tezgâhlarında dokunan, genellikle yatak, yorgan çarşafı yapmakta kullanılan ince bez.
AÇINSAMA
Açınsamak işi, istikşaf.