İçinde ŞAF geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "şaf" olan, toplam 60 tane kelime bulunuyor. İçerisinde şaf bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu şaf ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında şaf olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

ÇARŞAFLANMAK, ÇARŞAFLATMAK, ÇARŞAFSIZLIK

11 harfli kelimeler

ÇARŞAFÇILIK, ÇARŞAFLAMAK, ÇARŞAFLANMA, ÇARŞAFLATMA

10 harfli kelimeler

ŞAFAKLAMAK, ÇARŞAFLAMA

9 harfli kelimeler

HOŞAFOĞLU, KEŞŞAFLIK, ŞAFKARMAK, KELİŞAFRA, GARHOŞAFI, KARHOŞAFI, ÇARŞAFSIZ, ÇARŞAFLIK, HAHIŞAFRA

8 harfli kelimeler

İSTİKŞAF, ŞAFİİLİK, ŞAFAKNUR, HOŞAFLIK, ÇARŞAFLI, ÇARŞAFÇI

7 harfli kelimeler

ŞAFAKLI, ŞAFAĞIN, TAŞAFUR, MARŞAFA, KEŞAFLI, ŞAFLEYA, ŞAFLİYE, HOŞAFÇI, FIŞAFIŞ, İNKİŞAF

6 harfli kelimeler

ÇARŞAF, ŞAFİYE, KEŞŞAF, PADŞAF, MAŞAFA, ÇERŞAF, MARŞAF, ŞAFŞAK

5 harfli kelimeler

ŞAFLİ, ŞAFLI, ŞAFLA, HOŞAF, ŞAFKA, ŞAFAH, ŞAFAK, ŞAFİİ, ŞAFUL, MÜŞAF, MUŞAF, KOŞAF, FOŞAF, GOŞAF

4 harfli kelimeler

ŞAFİ, ŞAFT, ŞAFA

3 harfli kelimeler

ŞAF

Bazı kelimelerin anlamları

ŞAF

Yeni sürgün, filiz. Fitil.

HOŞAFOĞLU

Düzce ilinde, Yığılca ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

ÇARŞAFLANMAK

Çarşaflama işine konu olmak. Çarşaf giymek.

KARHOŞAFI

Kar, pekmez ya da şeker karışımı.

ÇARŞAFLATMAK

Çarşaflama işini yaptırmak.

ŞAFAKLAMAK

1.Neye uğradığını bilememek 2.Korkmak. Eli göze siper ederek, gözü kırparak bakmak. 1.Sabahlamak. 2.Gün ağarmak. Eli göze siper ederek bakmak. Tez davranmak, ivmek. Şaşırmak, şaşalamak. Sabahlamak.

ÇARŞAFLATMA

Çarşaflatmak işi.

ŞAFKARMAK

1.Aydınlanmak. 2.Şafak sökmek. Aydınlanmak.

ÇARŞAFSIZLIK

Çarşafsız olma durumu.

KELİŞAFRA

Kertenkele.

ÇARŞAFLANMA

Çarşaflanmak işi.

GARHOŞAFI

Kar ve pekmez karıştırılarak yapılan kar helvası.

ÇARŞAFÇILIK

Çarşafçının yaptığı iş.

ÇARŞAFLAMA

Çarşaflamak işi.

KEŞŞAFLIK

İzcilik.

ÇARŞAFLAMAK

Yorganı çarşafla kaplamak. Kötü ve başarısız duruma düşmek, çarşafa dolanmak.

  -   -   -  

Anlamında ŞAF bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ŞAF geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇARŞAFLI

Üzerinde çarşaf olan. Çarşaf giymiş olan (kimse).

SOĞUKLUK

Soğuk olma durumu, soğuk bir etki yapan şeyin özelliği, bürudet. Kırgınlığa, dargınlığa yol açabilen sevgi azalması. Yemeğin sonunda yenen meyve, hoşaf, komposto vb. şeyler. Soğuk, sevimsiz ve ilgisiz davranış, ilgisizlik. Hamamlarda yıkanılan yerle giyinilen yer arasındaki az ısıtılan yer. Cinsel istek duymama durumu. Sevimsiz olma durumu, antipati.

CAR

Çağrı, tellal ile duyurma. Tehlike durumu. İlan. Kadınların örtündükleri çarşaf, zar (III).

GELİŞME

Gelişmek işi, inkişaf, neşvünema, tekâmül, evolüsyon. Olan biten şey. Yazılarda giriş bölümlerinden sonra konunun türlü yönlerden açılıp genişlediği, zenginleştiği, olgunlaştığı bölüm.

AÇINSAMAK

Bir yerin özelliklerini ortaya çıkarmak için araştırma ve inceleme yapmak, istikşaf etmek.

AÇINIM

Açınma işi, inkişaf. Bir cismin yüzeylerinin açılıp bir düzlem üzerine yayılması, inkişaf.

İHRAM

Hacıların örtündükleri dikişsiz bürgü. Yün yaygı. Yunanların, Romalıların, günümüzde de Berberilerin büründükleri geniş, beyaz, yünlü çarşaftan giysi. Hacca veya umreye giden Müslüman'ın dinî olarak yapılması yasak olmayan bazı şeyleri kendisine yasaklaması.

ANTİKA

Tarihsel bir döneme ait olan. Mendil, örtü, yatak çarşafı vb. bezlerin kenarlarına paralel ipliklerden bir bölümü çekilip dikey olanların ikisi, üçü bir arada tire ile sarılarak yapılmış olan diş diş süs, sıçandişi. Genele, olağana, geleneğe aykırı, acayip, tuhaf, çarliston marka. Eski çağlardan kalma eser. Antik.

GELİŞMEK

Büyüyüp boy atmak, yetişmek, neşvünema bulmak. İlerlemek, olgunlaşmak, genişlemek, inkişaf etmek. Şişmanlamak.

ÇARŞAFSIZ

Üzerinde çarşaf olmayan. Çarşaf giymemiş olan.

İZCİ

İz güderek aradığını bulabilen kimse, keşşaf. Dayanışma ve yardımlaşma duygularını geliştirmek, ruhça ve bedence güçlendirilmek için kamplarda ve okullarda eğitilen genç.

GELİŞİM

Gelişme işi. Aksiyon. Serpilip büyüme. İlerleme, inkişaf, tekâmül.

ÇÖZME

Çözmek işi. El tezgâhlarında dokunan, genellikle yatak, yorgan çarşafı yapmakta kullanılan ince bez.

ARAŞTIRMA

Araştırmak işi, araştırı, istikşaf, taharri, tetkik. Bilim ve sanatla ilgili olarak yapılmış olan yöntemli çalışma, araştırı.

AÇINSAMA

Açınsamak işi, istikşaf.

ÇARŞAFLIK

Çarşaf yapmaya elverişli olan (kumaş).

ÇARŞAFÇI

Çarşaf yapan veya satan kimse.

KOLACI

Giysi, örtü, çarşaf vb.ni yıkayarak kolalayan ve ütüleyen kimse. Kola (II) seven kimse. Kola (II) satan kimse. Bu işlerin yapıldığı yer.

HOŞAFLIK

Güçsüzlük, dermansızlık. Hoşaf yapmaya ayrılmış veya elverişli.

BÜZME

Büzmek işi. Ağzı büzülerek kapatılan (kese, torba, çarşaf vb.).