Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ürek" olan, toplam 44 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ürek ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ürek olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ürek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
YÜREKLÜREK, ÇELİKYÜREK, TAHTAKÜREK, KARGAYÜREK, ALTINKÜREK
GÖRKLÜREK, ÇALAKÜREK, ÖLÜMSÜREK
KUŞYÜREK, KORYÜREK, ŞİLBÜREK, TENDÜREK, İYİYÜREK, İLERÜREK, GÜMBÜREK, TOKYÜREK, GÜLDÜREK, DÖNDÜREK, ÇOĞDÜREK, COVYÜREK
ETLÜREK, KÜÇÜREK, ÜMBÜREK, TÜLÜREK, AKYÜREK, PÜTÜREK, ÖRYÜREK, BÜYÜREK, KÖKÜREK, ÇÜRÜREK, DÖDÜREK, GERÜREK
ÖĞÜREK, ÖTÜREK, EYÜREK
CÜREK, BÜREK, ÇÜREK, YÜREK, SÜREK, KÜREK, TÜREK, DÜREK
ÜREK
ÜREK
Yürek. Çok üreyen, üremeye elverişli. Hızlı. Eli çabuk, çok iş çıkaran. At, kısrak sürüsü. Faiz. Yürek, bk. üreg. Çok üreyen, çoğalan. Eli çabuk, çok iş çıkaran, hızlı.
GÜMBÜREK
Deve ve koyunlara takılan büyük çan.
ŞİLBÜREK
Bir çeşit kıymalı börek.
KORYÜREK
Ateş gibi sıcak yüreği olan.
İLERÜREK
Daha önce, daha ileri.
İYİYÜREK
Başkaları için hep iyilik düşünen, iyiliksever kimse.
ÇALAKÜREK
Sürekli kürek çekerek.
ÖLÜMSÜREK
Ölecekmiş gibi zayıf, cılız olan.
ÇELİKYÜREK
Cesur, soğukkanlı kimse.
YÜREKLÜREK
Daha cesaretli.
TAHTAKÜREK
Hayvan pisliğini temizlemekte kullanılan ağız ve sap kısmı tamamen ağaç olan kürek. (Yenikent Aksaray Niğde).
ALTINKÜREK
Elâzığ ilinde, Keban ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
KARGAYÜREK
Kara ve uzunca bir çeşit üzüm.
TENDÜREK
Yanardağ ağzı.
KUŞYÜREK
Tavukların sevdiği açık yeşil yapraklı bir çeşit ot.
GÖRKLÜREK
Daha güzel.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÜREK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKARSU
Yeryüzünde, yer altında belirli bir yatak içinde, eğim boyunca sürekli veya zaman zaman akan su. Tek sıra elmastan gerdanlık.
ACIMASIZ
Acıma duygusu olmayan, katı yürekli, merhametsiz. Acıma duygusu olmadan, merhametsizce.
ALAGEYİK
Geyikgillerden, Güney Avrupa ve Kuzey Afrika'da yaşayan, yazın postunda ak benekler oluşan, erkeklerinin boynuzları uca doğru kürek biçiminde genişleyen bir cins geyik, sığın (Dama dama).
AKARCA
Küçük akarsu. Sürekli işleyen çıban, fistül. Kaplıca. Kemik veremi.
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
ADAYAVRUSU
İki veya üç çifte kürekli küçük balıkçı teknesi.
AİDAT
Dernek, kuruluş, kulüp üyelerinin belli sürelerde, belli miktarlarda ödedikleri para, ödenti. Bir hizmet karşılığı sürekli ve düzenli ödenen para. Kesenek.
ASIL
Bir şeyin kendisi, örnek, kopya karşıtı. Gerçek, esas. Aranılan nitelikleri en çok kendinde toplamış olan. Bir şeyin temelini oluşturan, ana. Bir görevde sürekli bulunan, yedek karşıtı. Kök, köken, kaynak. Gerçeklik. Soy, nesep. (a'sıl) Gerçekten, gerçek olarak.
ALABORA
Geminin yan yatması. Bir serenin yatay durumdan düşey duruma getirilmesi. Selamlamak için filika küreklerinin yukarıya kaldırılması. Balığı toplamak için dalyan ağının yukarıya alınması.
ARASIZ
Sürekli olarak, arkası kesilmeden, ara vermeden, müstemirren, vira.
ARALIKSIZ
Birbirine bitişik olan, aralarında açıklık bulunmayan, kesintisiz. Sürekli, ara vermeden, kesintisiz.
ALIŞMAK
Bir işi tekrarlayarak kolaylıkla yapabilmek. Sürekli ister olmak, bağımlılık kazanmak. Uyar duruma gelmek, intibak etmek. Evcilleşmek, ehlîleşmek. Yadırgamaz duruma gelmek. Tutuşmak, yanmaya başlamak. Bağlanmak, ısınmak.
AVARIZ
Kazalar, belalar. Engebe. Osmanlılarda önceleri yalnız olağanüstü durumlarda, sonraları ise sürekli olarak halktan toplanan vergi.
ANTRİKOT
Sığırın iki kürek kemiği arasından ve pirzolalık yerinden çıkartılan, kemiğinden sıyrılmış et dilimi.
ASALAK
Bir canlıda sürekli veya geçici yaşayarak ona zarar veren başka canlı, parazit. Başkalarının sırtından geçinen (kimse), abacı, ekti, otlakçı, parazit, tufeyli.
ATEŞÇİ
Fabrika, vapur, lokomotif vb. ateşle işleyen yerlerde ocaklara kömür atıp ateşin sürekli yanmasını sağlayan kimse.
AVARA
Üzerinde döndüğü ve kendisini taşıyan milden bağımsız olarak çalışan mekanizma. Bir geminin başka bir gemiden veya kıyıdan açılması. Kıyıya dayanılarak sandalın açılması için kürekçilere verilen komut.
AHTAPOT
Kafadan bacaklılardan, dokunaçlı bir tür mürekkep balığı (Octopus). Genellikle burun zarı üzerinde çıkan bir ur türü, polip.
AYAKLIK
Bir makinede, bir araçta ayak yardımıyla dönmeyi veya hareketi sağlayan düzen, pedal. Küçük teknelerde kürekçinin oturduğu yeri destekleyen, kaplamaların iç tarafına çakılan kiriş. Kaide. Ayakçak. Ayak basacak yer.
ABONE
Süreli yayınları, parasını önceden ödeyerek alma işi. Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse, sürdürümcü. Bir yere gitmeyi alışkanlık hâline getiren (kimse).