Kelimeler arşivinde; içinde "ürem" olan, toplam 34 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ürem bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ürem ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ürem olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
GÖĞÜMSÜREMEK
TÖNĞÜREMEK, KÜREMLEMEK, HÖLDÜREMEK, GÜLDÜREMEK
OKTÜREMİŞ
KÜREMEK, YÜREMEK, TÜREMSİ, TÜREMEN, SÜREMEÇ, SÜREMCİ, KÜREMPE, GÜREMPE, GÜREMEK, DÜREMEÇ, DÜREMEK, BÜTÜREM, BİTÜREM, ÜREMSEL, KÜREMSİ, TÜREMEK
KÜREME, TÜREME, ÜREMEK, ÜREMİK, KÜREMİ
ÜREMİ, PÜREM, SÜREM, ÜREME, KÜREM, GÜREM
ÜREM
Faiz, getiri.
KÜREMPE
Bir çeşit ağaç sürgü. Bir çeşit tahta sürgü. Kar temizlemekte kullanılan kürek.
KÜREMLEMEK
Toparlamak, yığın yapmak. İki elle avuçlamak.
TÜREMSİ
Kökleri bir olmayan ancak yazılışı yönünden türemişe benzeyen sözcüklerle yapılan ündeş (cinas) sanatı.
GÜREMPE
Çalılık, ormanlık.
GÖĞÜMSÜREMEK
Yeşilliğe ve ota özlem duymak: Bahar geç geldi, ayol hayvanlar da göğümsüredi, biz de.
TÜREMEN
Yasa adamı, hukukçu.
TÖNĞÜREMEK
Yuvarlanmak.
KÜREMEK
Kürekle atıp temizlemek, kürelemek, kürümek.
GÜREMEK
Beşiği ya da salıncağı sallamak. Dişi hayvan döllenmek. At ve eşek çiftleşmek istemek. Dişi tay, aygır istemek.
SÜREMEÇ
Ses sinyalinin sonsuz sürede devam etmesini sağlayan devre.
GÜLDÜREMEK
Güldürdemek.
OKTÜREMİŞ
Ok gibi hareketli ve hızlı olan kimse.
SÜREMCİ
Av hayvanlarını ürkütüp avcının önüne süren kimse.
HÖLDÜREMEK
Zayıflıktan gözler çukura kaçmak.
YÜREMEK
Yadırgamak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÜREM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DÖL
Canlıların üremesi sonucu ortaya çıkan yeni birey veya bireylerin bütünü, zürriyet, nesil. Yavru, çocuk.
İŞTİKAK
Yarılmış bir şeyin bir bölümünü alma. Türeme. Aynı kökten gelen kelimeleri bir arada kullanma sanatı.
GERMEN
Canlı yaratıklarda gametlere dayanan ve gametlerle taşınan üreme ögelerinin tümü.
DIŞKILIK
Bazı omurgalılarda, özellikle keseliler, sürüngenler ve kuşlarda, bağırsak ile sidik ve üreme kanallarının açıldığı yer.
BÖCEKLENMEK
İçinde veya üstünde böcek üremek.
HAPLOİT
Olgun bir üreme hücresinde bulunan kromozom takımı.
CİNSİYET
Bireye, üreme işinde ayrı bir rol veren ve erkekle dişiyi ayırt ettiren yaradılış özelliği, eşey, cinslik, seks.
BİYOLOJİ
Bitki ve hayvanların köken, dağılım, yapı, gelişim, büyüme ve üremelerini inceleyen bilim dalı, dirim bilimi.
İŞÇİ
Başkasının yararına bedenini, kafa gücünü veya el becerisini kullanarak ücretle çalışan kimse. Toplu olarak yaşayan böceklerde üreme yeteneği olmayan, topluluğun işlerini gören dişi veya erkek.
FAİZ
İşletmek için bir yere ödünç verilen paraya karşılık alınan kâr, getiri, ürem, nema. Kapitalist ekonomide, artık değerin değişikliğe uğramış biçimi olarak paranın fiyatı, kiralanan paranın kira bedeli.
ESKİTMEK
Çok kullanarak eskimiş duruma getirmek, yıpratmak. Yaşlandırmak. Etkisini sürdürememek, yıpratmak.
DİKİLMEK
Dikme işi yapılmak. Dikme işi yapılmak. Ayakta durmak. Karşı koymak, engellemek. Dik duruma gelmek. Bazı üreme organları dokularına kan dolmasıyla sert ve dik bir duruma gelmek. Göz belli bir noktaya uzun süre bakmak.
BİTLENMEK
Üzerinde bit üremek.
KARDEŞLENMEK
Ekin bir kökten birkaç sap birden üremek. Kardeş sahibi olmak.
ÇİÇEK
Bir bitkinin, üreme organlarını taşıyan çoğu güzel kokulu, renkli bölümü. Çiçek açan kır veya bahçe bitkisi. İrinli kabarcıklar dökerek yüzde izler bırakan ateşli, ağır ve bulaşıcı bir hastalık. Davranışları hafif, toplum kurallarına uymayan kimse. Süblimleşme veya çiçeksime yoluyla elde edilen toz.
FERÇ
Dişi canlılarda üreme organının dış bölümü, vulva.
GAMET
Erkek ya da dişi üreme hücresi.
BAZİT
Bazit mantarların üreme organı.
GELMEK
Ulaşmak, varmak. Kazanılmak, sağlanılmak. Akmak. Herhangi bir sırada bulunmak. Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek. Dayanmak, tahammül etmek. İsabet etmek. Ortaya çıkmak, doğmak. -dikçe, -esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil. Kadar olmak. İzlemek, takip etmek. Katılmak, eklenmek. Oturmaya, ziyarete gitmek. Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar. İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil. Etkisini herhangi bir biçimde göstermek. Mal olmak. Belli bir süre dolmak. Biriyle birlikte gitmek. Uymak. Getirmek. Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak. Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek. Başlamak, ortaya çıkmak. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Türemek. Belli bir zamana ulaşmak. Görünmek, sanılmak. Düşmek, rast gelmek. Çıkmak, yönelmek. -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar. Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek. Uygun düşmek. Kendine yapılmış olan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak. Olmak, -e uğramak. Sonuç çıkmak.
KAPANMAK
Kapalı duruma gelmek. Yara iyileşmek. Son verilmek, kesilmek. Hava bulutlanmak. Çalışamaz, etkinliğini sürdüremez duruma getirilmek. Göz kör olmak. Tatile girmek. Dışarı ile ilişiğini kesmek. Yüzü, gövdesi bir yere gelecek biçimde eğilmek.