Kelimeler arşivi içinde; başında "ür" olan, toplam 302 adet kelime bulunmaktadır. ür ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ür ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ür olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÜRETEROKOLOSTOMİ, ÜRETEROPİYELİTİS
ÜRETEROLİTİAZİS, ÜRETİLEBİLİRLİK, ÜRETKENLEŞTİRME, ÜROPİYONEFROZİS
ÜRETROSİSTİTİS, ÜRETROSTENOZİS, ÜRÜNLÜÇİFTLİĞİ
ÜRETİLEBİLMEK, ÜRETRAVAJİNAL, ÜRETROBLENORE, ÜRETROFRAKSİS, ÜRETROSTAKSİS, ÜROPİYOÜRETER, ÜROSEMİYOLOJİ, ÜRÜZGERLENMEK
ÜRETEREKTOMİ, ÜRETEROGRAFİ, ÜRETİLEBİLME, ÜRETROREKTAL, ÜRETROSİSTİT, ÜROBİLİNOJEN, ÜROKRİTERİON, ÜROLİTİYAZİS, ÜRTMEKLENMEK, ÜRÜNDÜLENMEK
ÜRENDELEMEK, ÜRETEBİLMEK, ÜRETERORAFİ, ÜRETROGRAFİ, ÜRETROSPAZM, ÜRETROSTOMİ, ÜREYEBİLMEK, ÜRKEKLEŞMEK, ÜRODİALİZİS, ÜRONEFROZİS, ÜROPOETİKUS, ÜROSİSTİTİS, ÜRÜNDÜLEMEK
ÜRBELENMEK, ÜREĞENTİLİ, ÜRETEBİLME, ÜRETERİTİS, ÜRETEROLİT, ÜRETEROSEL, ÜRETİCİLİK, ÜRETKENLİK, ÜRETRODİNİ, ÜRETROGRAM, ÜRETRORAJİ, ÜRETROTOMİ, ÜRETTİRMEK, ÜREYEBİLME, ÜRGELENMEK, ÜRGÜLENMEK, ÜRHİDROZİS, ÜRİKOTELİK, ÜRİNALİZİS, ÜRİNOJENÖZ, ÜRİNOMETRE, ÜRİNOMETRİ, ÜRİNOSKOPİ, ÜRKEKLEŞME, ÜRKÜNDÜLÜK, ÜRKÜNTÜSÜZ, ÜRKÜTÜLMEK, ÜRMÜKLEMEK, ÜROGENİTAL, ÜROMODULİN, Devamını Oku »»
ÜREKLEMEK, ÜRELENMEK, ÜRELEŞMEK, ÜREOTELİK, ÜRETİLMEK, ÜRETİMEVİ, ÜRETİMLİK, ÜRETİMSEL, ÜRETRALİS, ÜRETRALJİ, ÜRETRİTİS, ÜRETTİRME, ÜRGENDERE, ÜRGÜLEMEK, ÜRİKOZÜRİ, ÜRİNARYUS, ÜRİNASYON, ÜRKÜLEMEK, ÜRKÜNÇLÜK, ÜRKÜNTÜLÜ, ÜRKÜTÜLME, ÜROHİYALE, ÜROKLEPSİ, ÜROKRİZİS, ÜROKÜLTÜR, ÜROPİGYUM, ÜROSEPSİS, ÜROSFERİT, ÜROTENSİN, ÜROÜRETER, Devamını Oku »»
ÜRBERMEK, ÜREKBAŞI, ÜRENDİRE, ÜRENTİLİ, ÜRETİLME, ÜRETRORE, ÜRGEDMEK, ÜRGÜNLÜK, ÜRGÜRMEK, ÜRİDİLAT, ÜRİKOZİS, ÜRİKOZOM, ÜRKEKLİK, ÜRKÜNMEK, ÜRKÜTLER, ÜRKÜTMEK, ÜRLENMEK, ÜROBİLİN, ÜROFANİK, ÜROGRAFİ, ÜROHİYAL, ÜROKİNAZ, ÜROKRİZİ, ÜROLOJİK, ÜROÖDEMA, ÜROSKOPİ, ÜROŞEZİS, ÜROTOKSİ, ÜRPERMEK, ÜRPERTME, Devamını Oku »»
ÜRDÜMÜK, ÜRDÜNLÜ, ÜREMSEL, ÜRENMEK, ÜRETİCİ, ÜRETKEN, ÜRETMEK, ÜRETMEN, ÜRETRAL, ÜRETRİT, ÜRİPOZİ, ÜRİSEMİ, ÜRKEĞEN, ÜRKEKÇE, ÜRKÜLÜK, ÜRKÜNTÜ, ÜRKÜRÜK, ÜRKÜSÜZ, ÜRKÜTLÜ, ÜRKÜTME, ÜRLEMEK, ÜRMEGÜL, ÜRODEUM, ÜRODİNİ, ÜROKROM, ÜROLOJİ, ÜROPATİ, ÜROPENİ, ÜRORAJİ, ÜROSTİL, Devamını Oku »»
ÜREĞEN, ÜREĞİL, ÜREMEK, ÜREMİK, ÜRENDE, ÜRENTİ, ÜRESİN, ÜRETAN, ÜRETEÇ, ÜRETER, ÜRETİK, ÜRETİM, ÜRETİŞ, ÜRETME, ÜRETRA, ÜREYİŞ, ÜREZİS, ÜRFİYE, ÜRİDİN, ÜRİKAZ, ÜRİNER, ÜRİNOM, ÜRİNÖZ, ÜRKMEK, ÜRKMEZ, ÜRKÜLÜ, ÜRKÜNÇ, ÜROFİZ, ÜROJEN, ÜROLİT, Devamını Oku »»
ÜRCİK, ÜRÇEK, ÜRDÜM, ÜREAZ, ÜREME, ÜREMİ, ÜREYH, ÜRGEÇ, ÜRGEN, ÜRGÜN, ÜRGÜP, ÜRGÜT, ÜRİNA, ÜRİYE, ÜRKEK, ÜRKEN, ÜRKER, ÜRKME, ÜRKÜN, ÜRKÜŞ, ÜRKÜT, ÜRLÜK, ÜRLÜM, ÜRMEK, ÜRMÜK, ÜRNÜK, ÜRORE, ÜRPEK, ÜRPER, ÜRSÜM, Devamını Oku »»
ÜRAG, ÜRAT, ÜRCE, ÜREG, ÜREH, ÜREK, ÜREM, ÜREN, ÜRGE, ÜRGÜ, ÜRKA, ÜRKÜ, ÜRLÜ, ÜRÜK, ÜRÜM, ÜRÜN, ÜRYA, ÜRYE
ÜRA, ÜRE, ÜRK, ÜRÜ
ÜR
ÜR
Hendek.
ÜRETROFRAKSİS
İdrar yolları tıkanması.
ÜRETROSİSTİTİS
İdrar yolu ve idrar torbasının birlikte yangısı.
ÜRETROBLENORE
Üretradan irin çıkması.
ÜRETROSTENOZİS
İdrar yolu daralması.
ÜRÜNLÜÇİFTLİĞİ
Kütahya şehrinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
ÜROPİYONEFROZİS
Böbrek pelvisi ve borucukların idrar ve irinle şişmesi.
ÜRETRAVAJİNAL
İdrar kanalı ve vajinaya ait olan.
ÜRETROSTAKSİS
İdrar yollarında damla damla biçiminde olan kanama.
ÜRETEROPİYELİTİS
Böbrek pelvisi ve idrar kanalının yangısı.
ÜROPİYOÜRETER
Üreterde idrar ve irin toplanması.
ÜRETEROLİTİAZİS
Üreterde idrar taşı oluşumu.
ÜRETİLEBİLİRLİK
Elde edilen yeni bir bitkinin, özdeşini üretebilme yeteneği.
ÜRETİLEBİLMEK
Üretilme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÜRETEROKOLOSTOMİ
Üreterin idrar torbasından ayrılarak kolona tespit edilmesi.
ÜRETKENLEŞTİRME
Freudçulara göre herhangi bir nesneyi üretim örgeni simgesi olarak görmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÜR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ACIMASIZ
Acıma duygusu olmayan, katı yürekli, merhametsiz. Acıma duygusu olmadan, merhametsizce.
ABDAL
Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.
ACEM
Klasik Türk müziğinde mi notasına yakın bir perde. İran ülkesi. İranlı.
ABADİ
Açık saman renginde, ipekten yapılan, yarı mat, kalınca bir yazı kâğıdı türü.
ABONMAN
Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.
ABAZAN
Uzun süre cinsel ilişkide bulunmayan (erkek). Karnı aç olan (kimse).
ABDÜLLEZİZ
Akdeniz bölgesinde ve Afrika'da yetişen, çok yıllık, yumrulu ve otsu bir bitki (Cyperus esculentus). Bu bitkinin yemiş olarak yenilen, tatlı ve yağlı ürünü.
ABANOZLAŞMAK
Ağaç gibi maddeler suda uzun süre kalarak kararmak. Güneşte uzun süre kalarak kararmak, matlaşmak, sertleşmek.
ACEMAŞİRAN
Klasik Türk müziğinde kullanılan şet makamlarından biri.
ACEMBORUSU
Canlı kırmızı renkli çiçek açan, uzun boylu bir tür süs bitkisi (Bignonia radicams).
ABLATYA
Uzunluğu 150, genişliği 4-10 kulaç olan, geniş gözlü bir balık ağı türü.
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
ACEMKÜRDİ
Klasik Türk müziğinde birleşik bir makam.
ACYO
Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.
ABONE
Süreli yayınları, parasını önceden ödeyerek alma işi. Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse, sürdürümcü. Bir yere gitmeyi alışkanlık hâline getiren (kimse).
ACAR
Atılgan. Güçlü ve becerikli, çevik, enerjik. Yeni. Güneybatı Kafkasya'nın Türkiye sınırına yakın bölgesinde yaşayan bir halk, Acara.
ABANDIRMAK
Bir kimsenin bir yere veya bir kimseye yaslanmasını sağlamak. Bir hayvanı yere çöktürmek.
ACEMLEŞMEK
Kültür ve medeniyet bakımından İran halkını örnek almak veya etkisi altında kalmak.
ABDESTLİK
Abdest alınacak yer. Abdest alınırken giyilen ve kolsuz hırkaya benzeyen bir giyecek türü.
ACEMBUSELİK
Klasik Türk müziğinde kullanılan birleşik bir makam.