Kelimeler arşivi içinde; sonunda "üş" olan, toplam 206 adet kelime bulunmaktadır. Sonu üş ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında üş olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde üş olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
UMURGÖRMÜŞ, ÇAKIRGÜMÜŞ, DANDİLİÇÜŞ
GÜNGÖRMÜŞ, PÜSKÜRTÜŞ, YÜRÜTÜLÜŞ, BÜYÜTÜLÜŞ, ÇENGÜLÇÜŞ, ÇEYLENÇÜŞ, ÇÖYLENCÜŞ, ÇÜRÜTÜLÜŞ, GÜRDÜKMÜŞ, KAFTARKÜŞ
DÖNDÜRÜŞ, KÖPÜRTÜŞ, ÖĞÜTÜLÜŞ, SÜRDÜRÜŞ, SÜRTÜNÜŞ, TAHARRÜŞ, TEŞEVVÜŞ, ZEBUNKÜŞ, DÜNGÜLÜŞ, GÖĞNÜMÜŞ, GÖZTÜRÜŞ, IĞRANÇÜŞ, MELENKÜŞ, ÖNESÜRÜŞ, PENCEVÜŞ, SÖĞÜLMÜŞ, SÜRÜNMÜŞ, ÜNGÖRMÜŞ
BÖĞÜRÜŞ, BÖLÜNÜŞ, BÜKÜLÜŞ, BÜYÜTÜŞ, BÜYÜYÜŞ, BÜZÜLÜŞ, ÇÖZÜLÜŞ, ÇÜRÜTÜŞ, ÇÜRÜYÜŞ, DÖKÜLÜŞ, DÖVÜLÜŞ, DÖVÜNÜŞ, DÜRÜLÜŞ, DÜŞÜNÜŞ, DÜŞÜRÜŞ, GÖMÜLÜŞ, GÖRÜNÜŞ, GÖTÜRÜŞ, KÖPÜRÜŞ, KÜÇÜLÜŞ, ÖKSÜRÜŞ, ÖLDÜRÜŞ, SÖMÜRÜŞ, SÜPÜRÜŞ, SÜRÜLÜŞ, SÜRÜNÜŞ, SÜZÜLÜŞ, TAAYYÜŞ, YÜRÜYÜŞ, AYGÜMÜŞ, Devamını Oku »»
CÜMBÜŞ, ÇÜNGÜŞ, DÜRTÜŞ, GERCÜŞ, ÖĞÜRÜŞ, ÖĞÜTÜŞ, ÖRÜLÜŞ, ÖVÜLÜŞ, SÜRTÜŞ, ÇÜMBÜŞ, DÖYYÜŞ, DÜĞDÜŞ, GELDÜŞ, GÖRMÜŞ, GÜLMÜŞ, GÜMMÜŞ, GÜMPÜŞ, HÖLLÜŞ, HÜŞHÜŞ, KÜDDÜŞ, KÜMRÜŞ, KÜRNÜŞ, KÜRRÜŞ, KÜŞKÜŞ, LÖLLÜŞ, TAPDÜŞ, TERPÜŞ, ÜŞÜMÜŞ, YÜĞRÜŞ
BÖLÜŞ, BÜKÜŞ, ÇÖKÜŞ, ÇÖZÜŞ, DÖNÜŞ, DÖVÜŞ, DÜŞÜŞ, GÖÇÜŞ, GÖMÜŞ, GÖRÜŞ, GÜLÜŞ, GÜMÜŞ, KÖMÜŞ, ÖLÇÜŞ, ÖRTÜŞ, PELÜŞ, RÜKÜŞ, SÖĞÜŞ, SÖVÜŞ, SÜRÜŞ, ÜRKÜŞ, YÜZÜŞ, BİLÜŞ, BÜCÜŞ, BÜLÜŞ, BÜNÜŞ, CÜMÜŞ, ÇÖMÜŞ, ÇÜMÜŞ, DEYÜŞ, Devamını Oku »»
ÖRÜŞ, ÖTÜŞ, ÖVÜŞ, DÖÜŞ, ÖĞÜŞ, ÖLÜŞ, ÖNÜŞ, ÖPÜŞ, SÖÜŞ, ÜLÜŞ, ÜŞÜŞ
ÇÜŞ, DÜŞ, KÜŞ, MÜŞ, PÜŞ, ŞÜŞ, TÜŞ
ÜŞ
ÜŞ
Üç. Üç (bk. üc, üç, üj). Üç, 3. İşte, şimdi. Çünkü. Ancak.
KÖPÜRTÜŞ
Köpürtme işi.
DÖNDÜRÜŞ
Döndürme işi.
YÜRÜTÜLÜŞ
Yürütülme işi.
ÇAKIRGÜMÜŞ
Samsun şehri, Lâdik belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
BÜYÜTÜLÜŞ
Büyütülme işi.
ÇENGÜLÇÜŞ
Tahterevalli.
GÜRDÜKMÜŞ
Hayvanlarda çiftleşme zamanı.
ÇEYLENÇÜŞ
Tahterevalli.
UMURGÖRMÜŞ
Önemli görevlerde bulunmuş (kimse). Deneyimi çok olan. Görgülü, olgun (kimse).
ÇÖYLENCÜŞ
Tahterevalli.
GÜNGÖRMÜŞ
İyi yaşamış. Birçok hayat deneyimi bulunan (kimse).
DANDİLİÇÜŞ
Tahterevalli oyunu.
KAFTARKÜŞ
Sırtlan.
ÇÜRÜTÜLÜŞ
Çürütülme işi.
PÜSKÜRTÜŞ
Püskürtme işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÜŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ADCILIK
Kavramların gerçek varlıklar olduğunu kabul eden, kavram gerçekliğine karşıt olarak tümel kavramların yalnızca nesnelerin adları olduğunu ileri süren görüş, isimcilik, nominalizm.
AFYONLAMAK
Afyon vererek uyuşturmak, uyutmak. Birini telkin yoluyla doğru düşünmesini önleyerek zararlı bir yola sürüklemek.
ACIKLI
Acındıracak, acı verecek nitelikte olan, dokunaklı, üzücü, koygun. Acı görmüş, yaslı, kederli.
AÇILIŞ
Açılma işi. Yeni bir yapının, yerin veya kuruluşun çalışmaya başlaması, küşat.
AÇIM
Açma, açılış, küşat.
ADALETSİZ
Adalete aykırı düşen (şey). Adaleti olmayan (kimse).
AGEL
Arap erkeklerinin kefiyelerinin üzerine bağladıkları, yünden örülmüş kalın çember bağ.
AFALLATMAK
Şaşkınlığa düşürerek sersemleştirmek.
AFETZEDE
Afete uğramış, afet görmüş kimse.
ADİLİK
Bayağılık, düşüklük, aşağılık.
ADAVET
Düşmanlık.
AFİŞE
"Açığa vurmak, belirtmek; duyurmak, dile düşürmek, reklam etmek; açıklamak" anlamlarındaki afişe etmek, "bir kimse bilinmeyen bir yönüyle tanınmak" anlamındaki afişe olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz. Açıklanmış.
AÇILIM
Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
AFİS
Gümüş balığının küçüğü.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
ADALET
Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.
ABANDONE
Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.
AD
Bir kimseyi, bir şeyi anlatmaya, tanımlamaya, açıklamaya, bildirmeye yarayan söz, isim, nam. Canlı ve cansız varlıkları, duygu ve düşünceleri, çeşitli durumları bildiren kelime, isim. Sayma. Sayılma. Herkesçe tanınmış veya işitilmiş olma durumu.