ÜY ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "üy" olan, toplam 30 adet kelime bulunmaktadır. üy ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu üy ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde üy olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

ÜYÜKYAYLASI, ÜYÜKLÜTATAR

9 harfli kelimeler

ÜYÜTLEMEK, ÜYÜLLEMEK, ÜYÜKLEMEK

8 harfli kelimeler

ÜYÜRTMEK, ÜYKÜLMEK, ÜYMEŞMEK, ÜYÜKÖREN

7 harfli kelimeler

ÜYÜTMEK, ÜYÜŞMEK, ÜYEŞMEK, ÜYKEREK

6 harfli kelimeler

ÜYBAŞI, ÜYÜNÜK, ÜYÜMEK, ÜYÜCEK, ÜYTÜBÜ, ÜYELİK, ÜYECEN

5 harfli kelimeler

ÜYTÜK, ÜYMEK, ÜYLEK

4 harfli kelimeler

ÜYÜK, ÜYKÜ, ÜYEZ, ÜYÜR

3 harfli kelimeler

ÜYÜ, ÜYE

Bazı kelimelerin anlamları

ÜY

Ev. Bostan evi, höyük. Ev. (Haymana Ankara).

ÜYÜTMEK

Uyutmak. Öğütmek.

ÜYÜKÖREN

Kastamonu şehri, Daday ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Kastamonu ili, Pınarbaşı belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

ÜYKEREK

Ev gereci.

ÜYBAŞI

Çatı.

ÜYÜKYAYLASI

Sivas ilinde, Yavu bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

ÜYÜŞMEK

Uyuşmak.

ÜYÜKLÜTATAR

Edirne şehrinde, Karakasım nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

ÜYKÜLMEK

Uçmayı denemek. Öykünmek.

ÜYÜTLEMEK

Seçmek, iyisini ayırmak.

ÜYÜKLEMEK

Seçmek, iyisini ayırmak. Ufalamak.

ÜYÜLLEMEK

Yavaşça sallamak.

ÜYÜRTMEK

Koşmak.

ÜYÜNÜK

Durgun, suskun. Durgun, sessiz.

ÜYMEŞMEK

Karınca, zararlı kuş toplanmak.

ÜYEŞMEK

Bir işi başkasına yükleyip kurtulmak.

  -   -   -  

Anlamında ÜY bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÜY geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ABARTI

Bir şeyi, bir olayı olduğundan büyük veya çok gösterme, mübalağa.

AGRANDİSMAN

Büyültme.

AFSUN

Büyü.

AFSUNLANMA

Büyülenme.

ABANMAK

Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.

ABRAŞ

Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).

AFSUNLAMAK

Büyülemek.

AFSUNLANMAK

Büyülenmek.

AFSUNLU

Büyülü.

AFİŞE

"Açığa vurmak, belirtmek; duyurmak, dile düşürmek, reklam etmek; açıklamak" anlamlarındaki afişe etmek, "bir kimse bilinmeyen bir yönüyle tanınmak" anlamındaki afişe olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz. Açıklanmış.

ACUR

Kabakgillerden, kabuğu çizgili ve tüylü, yeşil veya sarımtırak, üzeri yeşil lekeli, irice bir meyve (Cucumis flexuosus).

AÇKI

Bir cismin yüzeyi üzerinde sert bir madde veya bir araç sürterek onu düzleştirip parlatma, perdah. Her türlü açma aracı. Anahtar. Demircilikte delik büyütmekte kullanılan araç.

ABLA

Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).

AFSUNCU

Büyücü.

AFSUNLAMA

Büyüleme.

AFSUNCULUK

Büyücülük.

ACILANMAK

Tadı acı olmak, acılaşmak. Acılı durumda olmak, üzüntüye kapılmak, üzülmek.

ABARTMAK

Bir nesneyi veya durumu olduğundan daha önemli, daha büyük veya daha çok göstermek, mübalağa etmek. Bir iş, bir davranış vb.nde gereğinden fazlasına kaçmak, aşırıya kaçmak.

ABRAKADABRA

Eski çağlarda bazı hastalıklara iyi geldiğine inanılan büyülü söz. Sihirbazların sıkça kullandığı büyü sözü.

AÇIK

Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.