ÜŞ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "üş" olan, toplam 71 adet kelime bulunmaktadır. üş ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu üş ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde üş olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

ÜŞERSİZLEŞİM

11 harfli kelimeler

ÜŞÜYEBİLMEK, ÜŞÜŞÜVERMEK, ÜŞERÇÖZÜŞÜM

10 harfli kelimeler

ÜŞÜYEBİLME, ÜŞÜŞÜVERME, ÜŞENGENLİK, ÜŞENGEÇLİK, ÜŞENDİRMEK

9 harfli kelimeler

ÜŞERLEŞİM, ÜŞÜVERMEK, ÜŞÜMLEMEK, ÜŞİLENMEK, ÜŞERÇÖZÜK, ÜŞEGELMEK, ÜŞBUNLARI, ÜŞBUNUNLA

8 harfli kelimeler

ÜŞÜLEMEK, ÜŞGÜREYH, ÜŞBUNDAN, ÜŞDÜRMEK, ÜŞELEMEK

7 harfli kelimeler

ÜŞENGAR, ÜŞENGEÇ, ÜŞENCEK, ÜŞENGEN, ÜŞBUNUN, ÜŞÜŞMEK, ÜŞBUNDA, ÜŞENMEK, ÜŞÜTMEK, ÜŞÜRMEK, ÜŞÜKLÜK, ÜŞBUNCA, ÜŞBULAR

6 harfli kelimeler

ÜŞÜRME, ÜŞÜMEK, ÜŞÜŞME, ÜŞÜNTÜ, ÜŞUMEK, ÜŞÜMÜŞ, ÜŞBUNA, ÜŞİMEK, ÜŞİMDİ, ÜŞBUNU, ÜŞÜTME, ÜŞENTİ, ÜŞENME, ÜŞENİK, ÜŞENCİ, ÜŞÜTÜK, ÜŞBULA, ÜŞEĞEN

5 harfli kelimeler

ÜŞKÜN, ÜŞŞEK, ÜŞENÇ, ÜŞMEK, ÜŞÜME, ÜŞKOK

4 harfli kelimeler

ÜŞME, ÜŞAH, ÜŞBU, ÜŞEK, ÜŞEM, ÜŞER, ÜŞÜŞ, ÜŞTE, ÜŞUK, ÜŞÜK

3 harfli kelimeler

ÜŞÜ

2 harfli kelimeler

ÜŞ

Bazı kelimelerin anlamları

ÜŞ

Üç. Üç (bk. üc, üç, üj). Üç, 3. İşte, şimdi. Çünkü. Ancak.

ÜŞERSİZLEŞİM

Suyun üçerlerini alarak arılaştırma.

ÜŞERÇÖZÜŞÜM

Elektrik akımı ile bir özdeğin ayrıştırılması, örn. suyun hidrojen ve oksijene ayrılması.

ÜŞERLEŞİM

Özdeciklerin parçalanması, öğecik, özdecik topaklarına eksicik katılması ya da çıkarılmasıyla üşer oluşturulması.

ÜŞÜMLEMEK

Düşmanlık etmek.

ÜŞÜŞÜVERME

Üşüşüvermek işi.

ÜŞEGELMEK

Topluca gelmek, toplanıvermek, üşüşmek.

ÜŞENGENLİK

Üşengen olma durumu.

ÜŞERÇÖZÜK

Sıvılaştırıldığı ya da bir çözgende çözündürüldüğü zaman üşerleşen ve elektrik iletkenliği edinen birleşik.

ÜŞÜVERMEK

Bir kişiye topluca saldırmak.

ÜŞENGEÇLİK

Üşengeç olma durumu, tekâsül.

ÜŞÜŞÜVERMEK

Çabucak üşüşmek.

ÜŞÜYEBİLMEK

Üşüme olasılığı bulunmak.

ÜŞÜYEBİLME

Üşüyebilmek işi.

ÜŞENDİRMEK

Tâciz etmek, tedirgin etmek, rahatsız etmek.

ÜŞİLENMEK

Yelpazelenmek, nefes, hava vermek, üflemek.

  -   -   -  

Anlamında ÜŞ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÜŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AÇILIŞ

Açılma işi. Yeni bir yapının, yerin veya kuruluşun çalışmaya başlaması, küşat.

AÇILIM

Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.

AFETZEDE

Afete uğramış, afet görmüş kimse.

ADİLİK

Bayağılık, düşüklük, aşağılık.

AGEL

Arap erkeklerinin kefiyelerinin üzerine bağladıkları, yünden örülmüş kalın çember bağ.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

ADCILIK

Kavramların gerçek varlıklar olduğunu kabul eden, kavram gerçekliğine karşıt olarak tümel kavramların yalnızca nesnelerin adları olduğunu ileri süren görüş, isimcilik, nominalizm.

AÇIK

Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.

ADALET

Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.

ADAVET

Düşmanlık.

AFYONLAMAK

Afyon vererek uyuşturmak, uyutmak. Birini telkin yoluyla doğru düşünmesini önleyerek zararlı bir yola sürüklemek.

ABANDONE

Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.

AFİS

Gümüş balığının küçüğü.

AD

Bir kimseyi, bir şeyi anlatmaya, tanımlamaya, açıklamaya, bildirmeye yarayan söz, isim, nam. Canlı ve cansız varlıkları, duygu ve düşünceleri, çeşitli durumları bildiren kelime, isim. Sayma. Sayılma. Herkesçe tanınmış veya işitilmiş olma durumu.

AFALLATMAK

Şaşkınlığa düşürerek sersemleştirmek.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

ADALETSİZ

Adalete aykırı düşen (şey). Adaleti olmayan (kimse).

ACIKLI

Acındıracak, acı verecek nitelikte olan, dokunaklı, üzücü, koygun. Acı görmüş, yaslı, kederli.

AFİŞE

"Açığa vurmak, belirtmek; duyurmak, dile düşürmek, reklam etmek; açıklamak" anlamlarındaki afişe etmek, "bir kimse bilinmeyen bir yönüyle tanınmak" anlamındaki afişe olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz. Açıklanmış.

AÇIM

Açma, açılış, küşat.