Sonu ÜN ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ün" olan, toplam 427 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ün ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında ün olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ün olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

BÜYÜKGÜMÜŞGÜN, YUKARIYENİGÜN

12 harfli kelimeler

AŞAGIYENİGÜN, BÜYÜKKARAYÜN, KEENLEMYEKÜN, KÜÇÜKKARAYÜN

11 harfli kelimeler

GAYRİMÜMKÜN, BÜYÜKAKÜZÜN, DEVLİKESİÜN

10 harfli kelimeler

BAĞRIBÜTÜN, BULARUNÇÜN, GEREKDÜĞÜN, KALBİBÜTÜN, KUTLUDÜĞÜN, NİTEYDÜĞÜN, PERPETÖYÜN, SOKURTÜYÜN, YENİSÜKSÜN

9 harfli kelimeler

BAREBÜTÜN, BAŞIBÜTÜN, BİLÜSÜZÜN, DELİTÜTÜN, DİNLENGÜN, GARAEŞGÜN, GİRAVUGÜN, GÜNTÜRKÜN, İLKDÖRDÜN, İSRAHAGÜN, İSRAHAYÜN, KARAHÜLÜN, OĞUZTÜZÜN, SONDÖRDÜN

8 harfli kelimeler

BÜSBÜTÜN, GÜMÜŞÇÜN, GÜNBEGÜN, GÜNDÜZÜN, TEBEYYÜN, TECENNÜN, TEKEVVÜN, TEMEDDÜN, AYDINGÜN, BARASKÜN, BARĞIGÜN, BİSBÜTÜN, DOĞANGÜN, DOYDÜĞÜN, DÖĞÜŞKÜN, DÜŞDÜMÜN, ELİÜSTÜN, ENDİYGÜN, FOTOÜRÜN, GÜMÜŞCÜN, GÜMÜŞGÜN, GÜNDEDÜN, GÜRGEKÜN, İLERİGÜN, İZOİMMÜN, KARŞIGÜN, KECÜSTÜN, KELPETÜN, KÖGÜRÇÜN, KUTLUGÜN, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

TAAFFÜN, TAAYYÜN, TEVAZÜN, AÇIKGÜN, AKÇAGÜN, AKSÜLÜN, BÖRTGÜN, BÖRTKÜN, DOLUGÜN, DÖNÜŞÜN, DÜMÜGÜN, DÜNEGÜN, ENDİGÜN, ERENGÜN, ERKÖYÜN, ERTÜZÜN, ERÜSTÜN, ESENGÜN, ESİRGÜN, ESÜRGÜN, GÖRÜŞÜN, GÜNÜZÜN, HİREVÜN, HÜLÜLÜN, HÜMAYÜN, HÜMUYÜN, İLKÜDÜN, İLTÜZÜN, KARATÜN, KARAYÜN, Devamını Oku »»

6 harfli kelimeler

ÇÖKKÜN, ÇÖZGÜN, DÖRDÜN, DÜRBÜN, DÜŞKÜN, DÜZGÜN, GÖÇKÜN, KÖFTÜN, KÜRTÜN, MÜMKÜN, NEPTÜN, SÜRGÜN, SÜZGÜN, TEAVÜN, TRİBÜN, ADIGÜN, ALAGÜN, ATAGÜN, BAŞKÜN, BERKÜN, BİNGÜN, BİRGÜN, BÜRGÜN, CANGÜN, ÇEMÇÜN, ÇENÇÜN, DENDÜN, DİPGÜN, DÖĞGÜN, DÖKGÜN, Devamını Oku »»

5 harfli kelimeler

BUGÜN, BÜKÜN, BÜTÜN, DÜĞÜN, DÜŞÜN, GÜCÜN, GÜRÜN, GÜZÜN, HÜSÜN, HÜZÜN, LAGÜN, LEDÜN, ÖLÇÜN, ÖRGÜN, ÖZGÜN, RÜKÜN, SÖKÜN, TÜTÜN, ÜSTÜN, ÜZGÜN, YÜKÜN, AHPÜN, ALGÜN, ALTÜN, ARGÜN, ATAÜN, AYGÜN, AYTÜN, BEGÜN, BİTÜN, Devamını Oku »»

4 harfli kelimeler

ÖĞÜN, ÜRÜN, AYÜN, DÜÜN, ERÜN, EŞÜN, EVÜN, İÇÜN, KÜÜN, OGÜN, OSÜN, ÖDÜN, ÖKÜN, ÖRÜN, ÖTÜN, ÖVÜN, ÖYÜN, ÖZÜN, ÜÇÜN, ÜSÜN

3 harfli kelimeler

GÜN, YÜN, BÜN, ÇÜN, DÜN, KÜN, ÖÜN, PÜN, TÜN

2 harfli kelimeler

ÜN

Bazı kelimelerin anlamları

ÜN

Ön. Ağıl. Öğüt. Diken topluluğu, dikenlik. Ses. Ön (bk. ön). Şöhret. Herkesşe bilinme, tanınma durumu, san, şöhret, şan. İnsan sesi. Bireyin gerçekte ne olduğunun karşıtı olarak çevresindekilerin kanılarına uyan kimliği. Ses, yüksek ses, nida, avaz, sada. Şöhret, şan. Yüksek ses, ses.

NİTEYDÜĞÜN

Nasıl olduğunu.

GAYRİMÜMKÜN

Olanaksız.

KEENLEMYEKÜN

yok.

KALBİBÜTÜN

Namuslu.

KUTLUDÜĞÜN

Ankara ilinde, Mamak ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Balıkesir kenti, Ertuğrul bucağına bağlı bir bölge.

KÜÇÜKKARAYÜN

Tokat şehri, Zile ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

BULARUNÇÜN

Bunlar için.

YUKARIYENİGÜN

Ağrı şehri, Hamur ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

BÜYÜKAKÜZÜN

Kars şehri, Başgedikler bucağına bağlı bir bölge.

BÜYÜKKARAYÜN

Tokat kenti, Zile ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

BÜYÜKGÜMÜŞGÜN

Kayseri şehrinde, Pınarbaşı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

BAĞRIBÜTÜN

Top çekirdekli bir çeşit kavun. Top çekirdekli bir çeşit kabak, balkabağı. Merhametsiz kişi. Acıya, kedere dayanıklı geniş yürekli kişi. Sağlam yapılı kişi. Mardin şehri, Kızıltepe ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

GEREKDÜĞÜN

Gerek olduğunu.

AŞAGIYENİGÜN

Ağrı şehri, Hamur ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

DEVLİKESİÜN

Ertesi gün.

  -   -   -  

Anlamında ÜN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÜN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

AÇILIM

Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.

ACI

Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.

ACIMA

Acımak durumu. Başka bir kimsenin veya canlının mutsuzluğuna karşı duyulan üzüntü, merhamet.

ACUN

Dünya.

ABRAŞ

Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).

AÇIKLIK

Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.

ABANDONE

Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.

AÇIKLAMAK

Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.

AÇILMA

Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.

ABANOZLAŞMAK

Ağaç gibi maddeler suda uzun süre kalarak kararmak. Güneşte uzun süre kalarak kararmak, matlaşmak, sertleşmek.

ACAR

Atılgan. Güçlü ve becerikli, çevik, enerjik. Yeni. Güneybatı Kafkasya'nın Türkiye sınırına yakın bölgesinde yaşayan bir halk, Acara.

ABAKÜS

Sayı boncuğu. Sütun başlığının üstüne yatay olarak konan ve kenarlarından biraz dışarı taşan taş blok.

ABDÜLLEZİZ

Akdeniz bölgesinde ve Afrika'da yetişen, çok yıllık, yumrulu ve otsu bir bitki (Cyperus esculentus). Bu bitkinin yemiş olarak yenilen, tatlı ve yağlı ürünü.

ABİS

Okyanusların güneş ışığının ulaşamadığı derin yerleri.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

ACILANMAK

Tadı acı olmak, acılaşmak. Acılı durumda olmak, üzüntüye kapılmak, üzülmek.

ACISIZ

Tadı acı olmayan. Üzüntüsü, sıkıntısı olmayan, kedersiz. Ağrı, sızı duyulmayan.

ABA

Abla. Bu kumaştan yapılmış yakasız ve uzun üstlük. Bu kumaştan yapılan. Kepenek. Yünün dövülmesiyle yapılmış olan kalın ve kaba kumaş. Bu kumaştan yapılmış olan ve dervişlerce giyilen hırka. Anne.

AÇIK

Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.