Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ül" olan, toplam 445 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ül ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ül olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ül olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
AŞAĞIAKÇAGÜL, İNTEROPERKÜL, MAKROMOLEKÜL, MİKROVEZİKÜL
ÇEŞMİBÜLBÜL, ENDOKÜTİKÜL, SÜSENSÜNBÜL
DARIFÜLFÜL, DİVERTİKÜL, KARABÜZGÜL, MİKROTÜBÜL, PROKUTİKÜL, SARIBÜLBÜL
VİSKONSÜL, ABABÜLBÜL, DÖRTEYLÜL, ECİLCÜCÜL, EDİLDÜDÜL, KARADÜĞÜL, KARBUNKÜL, KORKONSÜL, KORSÜMBÜL, KORSÜNBÜL, KURSÜNBÜL, MORSÜMBÜL, ÖZÜŞTÜRÜL, VENTRİKÜL
BÜTÜNCÜL, ÇÜRÜKÇÜL, MAJÜSKÜL, MİNÜSKÜL, PARTİKÜL, TAHAMMÜL, TAHAVVÜL, TAHAYYÜL, TEBEDDÜL, TEKEFFÜL, TEKEMMÜL, TEMESSÜL, TENEZZÜL, TESELSÜL, TEŞEKKÜL, TEVEKKÜL, TEVESSÜL, TEZELLÜL, TEZELZÜL, AÇKINGÜL, AKBÜLGÜL, ALTINGÜL, ARBUSKÜL, ASİMEGÜL, BAĞDAGÜL, BESTEGÜL, CİHANGÜL, ÇATALGÜL, ÇERTEVÜL, DAĞDAGÜL, Devamını Oku »»
FASİKÜL, KARAGÜL, KÖTÜCÜL, KÜTİKÜL, MOLEKÜL, ÖLÜMCÜL, PELİKÜL, SÜRÜCÜL, TECAHÜL, TEDAHÜL, TEDAVÜL, TEEHHÜL, TEEMMÜL, TEGAFÜL, TEKABÜL, TEMAYÜL, TENASÜL, ÜÇÜNCÜL, VEZİKÜL, AKBÖRÜL, AKÇAGÜL, ANARGÜL, ARZUGÜL, ASILGÜL, ASLIGÜL, AYCAGÜL, AYDAGÜL, AYGÖNÜL, AYNAGÜL, AYŞEGÜL, Devamını Oku »»
BASKÜL, BÜLBÜL, DÖRDÜL, DÜLDÜL, FİSTÜL, FORMÜL, GÖKÇÜL, GÖLCÜL, GRANÜL, KAPSÜL, KEŞKÜL, KONSÜL, KÖSNÜL, MÜŞKÜL, PANDÜL, PÜSKÜL, PÜSTÜL, SÜMBÜL, TEADÜL, TEAMÜL, TEFEÜL, VİRGÜL, ABABÜL, ADAGÜL, ATAGÜL, BESTÜL, BEŞGÜL, BİNGÜL, BİRGÜL, BÖĞRÜL, Devamını Oku »»
ÇEKÜL, EYLÜL, FAKÜL, FEKÜL, GÖNÜL, GUSÜL, GÜDÜL, GÜMÜL, MODÜL, ÖNCÜL, ÖZGÜL, ÜÇGÜL, ABGÜL, AĞGÜL, ALGÜL, AMPÜL, AYGÜL, AYTÜL, BETÜL, BORÜL, BÖRÜL, BUGÜL, CÜKÜL, CÜNÜL, ÇEGÜL, ÇOĞÜL, ÇÖĞÜL, ÇÖPÜL, ÇÜÇÜL, ÇÜĞÜL, Devamını Oku »»
ÖDÜL, EBÜL, GÜÜL, OGÜL, OVÜL, ÖNÜL, ÖVÜL, ÜÇÜL, ÜDÜL
GÜL, ZÜL, CÜL, HÜL, KÜL, TÜL
ÜL
ÜL
Yumurtadan yeni çıkan civciv için, mısır unu ve az suyla yapılan yem. Köşe. Yön. El. Civciv için mısır unu ve az su ile yapılan yem.
SÜSENSÜNBÜL
Tek kadının oynadığı bir halk oyunu.
MİKROTÜBÜL
Ökaryot hücrelerde, hücre iskeletinin yapısına katılan, kamçılı ve sililer de ise sillerin yapısına katılan içi boş tüpçükler. Mikrotüpçük.
AŞAĞIAKÇAGÜL
Van ilinde, Dorutay nahiyesine bağlı bir bölge.
SARIBÜLBÜL
İncir kuşu.
DARIFÜLFÜL
Doğu Hint Adaları'nda yabani olarak yetişen, tırmanıcı, meyveleri 6 santimetre uzunluğunda, 7 milimetre çapında, koni biçiminde, açık esmer renkli, yakıcı ve keskin lezzetli, iştah açıcı bir bitki (Fructus Piperis longi).
İNTEROPERKÜL
Kemikli balıklarda solungaç kapağını oluşturan dört kemikten biri.
ABABÜLBÜL
Kırlangıç.
VİSKONSÜL
Yardımcı konsolos.
MAKROMOLEKÜL
İçinde genellikle pek çok kere tekrarlanan atom gruplarından meydana gelmiş bir veya birçok yapısal motif bulunan molekül. Proteinler, polisakkaritler, nükleik asitier gibi molekül ağırlığı birkaç bin Dalton'dan büyük organik moleküller. Karmaşık moleküllerin tekrarlanmasıyla oluşan büyük molekül. Proteinler, polisakkaritler ve diğer doğal ve sentetik polimerlerde olduğu gibi birkaç binden milyonlara uzanan molekül ağırlığına sahip çok büyük polimerik zincir yapısına sahip bir molekül. Çok sayıda monomer birimlerin veya yapı taşlarının bir araya gelmesiyle meydana gelen protein, nükleik asit, polisakkarit gibi biyopolimerler.
ÇEŞMİBÜLBÜL
Üzeri beyaz, sarmal süsler ve çiçek motifleri ile bezenmiş cam işi.
PROKUTİKÜL
Eklem bacaklılarda, kütikülaya sertlik ve dayanıklılık veren, epikütiküla altında bulunan ve epikütiküladan daha kalın tabaka.
ENDOKÜTİKÜL
Eklem bacaklılarda kütikülün en iç tabakası, endokütiküla. Eklem bacaklıların kütikülasının en iç tabakası.
MİKROVEZİKÜL
Mikroskobik olarak saptanabilen, seröz sıvı içeren kese.
KARABÜZGÜL
Küçük taneli, kokulu, pekmez yapmaya elverişli bir cins üzüm.
DİVERTİKÜL
Ucu kapalı kanal. Bir kanal ya da boşluktan ayrılan ucu kapalı kör kese. Kör kese.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÜL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABA
Abla. Bu kumaştan yapılmış yakasız ve uzun üstlük. Bu kumaştan yapılan. Kepenek. Yünün dövülmesiyle yapılmış olan kalın ve kaba kumaş. Bu kumaştan yapılmış olan ve dervişlerce giyilen hırka. Anne.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
ACEM
Klasik Türk müziğinde mi notasına yakın bir perde. İran ülkesi. İranlı.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
ACILANMAK
Tadı acı olmak, acılaşmak. Acılı durumda olmak, üzüntüye kapılmak, üzülmek.
ACİBE
Görülmemiş, alışılmamış, şaşılacak veya yadırganacak şey.
AÇILIM
Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.
ACEMLEŞMEK
Kültür ve medeniyet bakımından İran halkını örnek almak veya etkisi altında kalmak.
ACIMAK
Tadı acı duruma gelmek, acılaşmak. Başkasının uğradığı veya uğrayacağı kötü bir duruma üzülmek. Merhamet etmek. Acılı, ağrılı olmak.
ABANOZGİLLER
İki çeneklilerden, sıcak ülkelerde yetişen bir bitki familyası.
ABRAKADABRA
Eski çağlarda bazı hastalıklara iyi geldiğine inanılan büyülü söz. Sihirbazların sıkça kullandığı büyü sözü.
ADLİYE
Hukuk ve adalet işlerini gören devlet kuruluşları. Hukuk ve adalet işlerinin görüldüğü resmî yapı.
ABANOZ
Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.
AFSUNLAMA
Büyüleme.
AFSUNCULUK
Büyücülük.
AÇIORTAY
Bir açıyı, ölçüleri birbirine eşit olan iki açısal bölgeye ayıran doğru parçası.
AÇIKGÖZLÜK
Açıkgözlülük.
ADAY
Bir görev, bir iş için kendini ileri süren veya başkaları tarafından ileri sürülen kimse. Bir iş için yetiştirilmekte, eğitilmekte olan kimse, namzet.
ACINMAK
Acıma işine konu olmak. Başkasının hesabına üzülmek, yazıklanmak, yerinmek.
AÇILMA
Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.