ÇİM ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "çim" olan, toplam 53 adet kelime bulunmaktadır. çim ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu çim ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde çim olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

ÇİMENTOLANMAK, ÇİMENTOLATMAK

12 harfli kelimeler

ÇİMENTOCULUK, ÇİMENTOLAMAK, ÇİMENTOLANMA, ÇİMENTOLATMA, ÇİMDİKLENMEK, ÇİMLENDİRMEK

11 harfli kelimeler

ÇİMDİKLEMEK, ÇİMDİKLENME, ÇİMENTOLAMA, ÇİMCİKLEMEK, ÇİMÇİKLEMEK, ÇİMLENDİRME

10 harfli kelimeler

ÇİMBİLEMEK

9 harfli kelimeler

ÇİMENTOCU, ÇİMDİRMEK, ÇİMÇEŞMEK, ÇİMLENMEK, ÇİMENTOLU

8 harfli kelimeler

ÇİMLENME, ÇİMÇİMCİ, ÇİMENSİZ, ÇİMENLİK, ÇİMDİRME, ÇİMLEMEK, ÇİMLEYİŞ

7 harfli kelimeler

ÇİMBALİ, ÇİMENTO, ÇİMENLİ, ÇİMAYAZ, ÇİMÇİĞİ, ÇİMLEME, ÇİMBİTA, ÇİMÇİME

6 harfli kelimeler

ÇİMDİK, ÇİMÇİM, ÇİMÇİK, ÇİMÇEK, ÇİMÇAM, ÇİMCİK, ÇİMBOR, ÇİMBİR, ÇİMBAR, ÇİMMEK

5 harfli kelimeler

ÇİMYA, ÇİMEN, ÇİMEK, ÇİMÇE, ÇİMCE, ÇİMAK

4 harfli kelimeler

ÇİMA

3 harfli kelimeler

ÇİM

Bazı kelimelerin anlamları

ÇİM

Buğdaygillerden, bahçelerin, yol kenarlarının ve parkların yeşillendirilmesinde yararlanılan çok yıllık bitki (Lolium).. Yeşilliği bol olan yer. Sebze fidelerinin genel adı. Az, biraz: Kış armudu çim tatlıdır. Ali çim arkada. Yıkanmak, yüzmek. Çimen, çim.

ÇİMENTOLANMAK

Çimento sürülmek, çimento ile kaplanmak.

ÇİMDİKLEMEK

Bir kimsenin etini başparmakla işaret parmağı arasında kıstırarak sıkıp acıtmak. Bir bütünden küçük küçük parçalar koparmak.

ÇİMDİKLENMEK

Çimdik atılmak.

ÇİMLENDİRME

Çimlendirmek işi.

ÇİMLENDİRMEK

Çimlenmesini sağlamak.

ÇİMENTOCULUK

Çimentocunun yaptığı iş.

ÇİMBİLEMEK

Ucu sivri değnekle hayvan dürtmek.

ÇİMCİKLEMEK

Çimdiklemek.

ÇİMENTOLAMA

Çimentolamak işi.

ÇİMENTOLAMAK

Çimento sürmek, çimento ile sıvamak.

ÇİMÇİKLEMEK

Çimdiklemek.

ÇİMENTOLATMA

Çimentolatmak işi.

ÇİMENTOLANMA

Çimentolanmak işi.

ÇİMENTOLATMAK

Çimento ile sıvatmak, çimento karışımı malzeme ile yaptırmak.

ÇİMDİKLENME

Çimdiklenmek işi.

  -   -   -  

Anlamında ÇİM bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÇİM geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ABES

Gereksiz, yersiz, boş. Akla ve gerçeğe aykırı. Gereksiz bir biçimde.

AGİTATO

Canlı ve coşkulu bir biçimde (çalınmak).

ADAMCA

İnsana yaraşır bir biçimde, adamcasına. İnsan sayısı bakımından.

AĞIZ

Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.

AFFETTUOSO

Bir parça yumuşak ve duygulu bir biçimde çalınarak.

AÇIKÇA

Gizli bir yönü kalmaksızın, kolay anlaşılır bir biçimde, alenen, aşikâre.

ABARTILI

Olduğundan fazla gösterilen, abartmalı, mübalağalı. Abartarak, abartılı olarak, mübalağalı bir biçimde.

AĞIRŞAKLANMAK

Ergenlik döneminde çıbanda veya memede ağırşak biçiminde bir tümsek oluşmak.

AĞIRCA

Oldukça ağır. Kötüleşmiş (hasta). (ağı'rca) Oldukça ağır bir biçimde.

AĞIRCANLILIK

Hareketlerin yavaş olması, tembelce davranış biçimi.

AÇIK

Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.

İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.

AĞIZLI

Ağzı herhangi bir biçimde olan.

ACIMASIZCA

Acımasız olarak, acımasız bir biçimde, acımasızcasına, zalimce, zalimcesine, zalimane.

ABULLABUT

Kaba saba ve anlayışsız (kimse). Biçimsiz ve kötü giyinen, giyimine özen göstermeyen (kimse).

ADACYO

Yavaş, ağır bir biçimde çalınan beste.

ABARTISIZ

Olduğu gibi gösterilen, abartmasız, mübalağasız. Abartmadan, abartısız olarak, mübalağasız bir biçimde.

AĞIR

Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.

AĞIRŞAK

Yün veya iplik eğrilen iği ağırlaştırmak için alt ucuna geçirilen yarım küre biçiminde, ortası delik ağaç veya kemik parça. Teker biçiminde yassı nesne, kurs (I).

AÇILIM

Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.