Kelimeler arşivi içinde; başında "çir" olan, toplam 131 adet kelime bulunmaktadır. çir ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu çir ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde çir olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÇİRKİNLEŞTİRİLMEK
ÇİRKEFLEŞEBİLMEK, ÇİRKİNLEŞEBİLMEK, ÇİRKİNLEŞİVERMEK, ÇİRKİNLEŞTİRİLME
ÇİRKEFLEŞEBİLME, ÇİRKİNLEŞEBİLME, ÇİRKİNLEŞİVERME, ÇİRKİNLEŞTİRMEK
ÇİRKİNLEŞTİRME
ÇİRKEFLEŞMEK, ÇİRKİNLEŞMEK, ÇİRMİKLENMEK, ÇİRPİKLENMEK, ÇİRPİŞTİRMEK
ÇİRİŞGEDİĞİ, ÇİRİŞLENMEK, ÇİRKEFLEŞME, ÇİRKİNLEŞME, ÇİRKİNSEMEK, ÇİRKİNSİMEK, ÇİRMOHLAMAK, ÇİROZLAŞMAK, ÇİRTİKLEMEK
ÇİRİŞÇİLİK, ÇİRİŞLEMEK, ÇİRİŞLENME, ÇİRKİNSEME, ÇİROZLAŞMA, ÇİRTELEMEK
ÇİRGİMEYH, ÇİRİŞLEME, ÇİRİŞTEPE, ÇİRKEFLİK, ÇİRKİNLİK, ÇİRLENMEK, ÇİRMENMEK, ÇİRPİŞMEK, ÇİRPİTMEK, ÇİRTENMEK, ÇİRTERMEK, ÇİRTERMET, ÇİRTİNMEK
ÇİRALLIK, ÇİRATMAK, ÇİRÇİRİK, ÇİREPENE, ÇİREYİNİ, ÇİRGEMEK, ÇİRGİMEK, ÇİRIŞMAK, ÇİRİNGİL, ÇİRİŞLİK, ÇİRİŞMEK, ÇİRİŞSİZ, ÇİRİTMEK, ÇİRKEFÇE, ÇİRKEFLİ, ÇİRKEMEK, ÇİRKİMEK, ÇİRKİNCE, ÇİRMEMEK, ÇİROZLUK, ÇİRPENEK, ÇİRPİMEK, ÇİRPİNTİ, ÇİRPİSİZ, ÇİRTEYNE, ÇİRTMELİ, ÇİRUŞMAK
ÇİRAKHA, ÇİRAKMA, ÇİRAPPA, ÇİRÇENE, ÇİREPNE, ÇİREŞNE, ÇİRİMEK, ÇİRİNTİ, ÇİRİŞÇİ, ÇİRİŞLİ, ÇİRİŞNE, ÇİRLEME, ÇİRMENE, ÇİRPMEK, ÇİRTMEK
ÇİRÇEL, ÇİRÇIT, ÇİRÇİR, ÇİRDEH, ÇİRDEK, ÇİRGEÇ, ÇİRİKE, ÇİRKEF, ÇİRKEV, ÇİRKİF, ÇİRKİN, ÇİRLEN, ÇİRMAR, ÇİRMEK, ÇİRMİK, ÇİRMİT, ÇİRMOH, ÇİRNİK, ÇİRONA, ÇİRPAK, ÇİRPEK, ÇİRPİK, ÇİRPİS, ÇİRPİT, ÇİRPME, ÇİRPÜK, ÇİRŞEF, ÇİRTİK, ÇİRTİM, ÇİRTME
ÇİRAS, ÇİRAV, ÇİRAY, ÇİREŞ, ÇİRİK, ÇİRİN, ÇİRİŞ, ÇİRLİ, ÇİROZ, ÇİRPİ, ÇİRTİ
ÇİRA, ÇİRE, ÇİRİ, ÇİRK
ÇİR
ÇİR
Kayısı, erik, zerdali vb. meyvelerin kurusu.
ÇİRKİNLEŞTİRMEK
Çirkin bir duruma getirmek.
ÇİRPİKLENMEK
Kart fasulyenin kılçığı çoğalmak.
ÇİRKİNLEŞEBİLME
Çirkinleşebilmek işi.
ÇİRKEFLEŞEBİLMEK
Çirkefleşme olasılığı bulunmak.
ÇİRKİNLEŞİVERMEK
Ansızın çirkinleşmek.
ÇİRKEFLEŞMEK
Çirkef durumuna gelmek, ifritleşmek.
ÇİRKİNLEŞTİRİLMEK
Çirkinleşmesi sağlanmak.
ÇİRKİNLEŞTİRİLME
Çirkinleştirilmek işi.
ÇİRKİNLEŞTİRME
Çirkinleştirmek işi.
ÇİRPİŞTİRMEK
Hafif olarak döğmek.
ÇİRKİNLEŞİVERME
Çirkinleşivermek işi.
ÇİRMİKLENMEK
Yoğurt mayalandıktan sonra pul pul olmak.
ÇİRKİNLEŞEBİLMEK
Çirkinleşme olasılığı bulunmak.
ÇİRKEFLEŞEBİLME
Çirkefleşebilmek işi.
ÇİRKİNLEŞMEK
Çirkin bir duruma gelmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇİR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ACELE
Hızlı yapılan, çabuk, tez, ivedi. Tez davranma gerekliliği. Vakit geçirmeden, tez olarak.
ASMOLEN
Pişmiş toprak, cüruf ve çimento karışımından yapılmış, ses geçirmez, delikli briket türü.
AÇIMLAMAK
Bir sorunu veya konuyu ele alıp en ince noktasına kadar gözden geçirerek anlatmak, şerh etmek, teşrih etmek.
AĞIZLAMAK
Bir boğazın veya bir limanın ağzını ortalamak. Bir işi kolaylamak. Bir parçayı yuvasına geçirmek için önce yuvanın ağzını ayarlamak.
ARAŞTIRILMAK
Araştırma yapılmak, gözden geçirilmek.
AKTARMAK
Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.
ALMAK
Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.
ANGLOSAKSON
V. ve VI. yüzyılda Büyük Britanya'yı ele geçiren Cermen ırkından oymaklar. Ana dili İngilizce olan kimse.
ADAPTÖR
Bir aletin çapları birbirinden farklı olan parçalarından birini ötekine geçirebilmek için yararlanılan bağlayıcı. Aygıtın kullanabileceği düzeye göre elektrik akımını ayarlayan alet, uyarlayıcı.
AKŞAMLAMAK
Bütün günü bir yerde veya bir işte geçirerek akşama erişmek, akşamı bulmak. Ay dolunay durumundan sonra geç doğmak. Akşamı bir yerde geçirmek.
ALAZLAMAK
Bir şeyin yüzünü alevden geçirmek, aleve tutmak. Sızlatmak, yakmak, acı vermek.
AKROMATİK
Beyaz ışığı çözümlemeden geçiren, renksemez. Hücrede boyayı kabul etmeyen (bölüm).
ASPİRATÖR
Havadaki duman, is, koku vb. yabancı maddeleri emerek dışarı atan aygıt, emmeç. Kendisine bağlanan bir kabın içindeki gazı seyreltmeye veya sıkıştırmaya yarayan, içinden bir sıvı geçirilerek çalıştırılan araç, emmeç.
ARAŞTIRMAK
Birini veya bir şeyi bulmak için bir yeri gözden geçirmek. Bilimde ve sanatta yöntemli çalışmalar yapmak. Bir gerçeği ortaya çıkarmak için aramalarda bulunmak, sormak, soruşturmak.
ANTLI
Ant içmiş. Ant içirilmiş.
ANORAK
Başlıklı, su geçirmeyen spor ceket.
ASILMAK
Asma işi yapılmak veya asma işine konu olmak. Bir şey isterken karşısındakini tedirgin edecek derecede üstelemek, ısrar etmek, ileri gitmek. Bir yere tutunup sarkmak. Sonuna kadar mücadele etmek. Karşı cinsin ilgisini çekmek için rahatsız edici davranışlarda bulunmak. Hızla eline almak. Tutup çekmek. Boynuna ip geçirip sallandırılarak öldürülmek, idam edilmek.
ASMAK
Bir şeyi aşağıya sarkacak bir biçimde bir yere iliştirip sarkıtmak. Gitmek zorunda olunan bir yere özürsüz gitmemek. Görevi olan bir işi özürsüz yapmamak. Bir kimseyi boğazından ip vb. geçirip sallandırarak öldürmek, idam etmek. Üzerine takınmak, kuşanmak.
AĞIRŞAK
Yün veya iplik eğrilen iği ağırlaştırmak için alt ucuna geçirilen yarım küre biçiminde, ortası delik ağaç veya kemik parça. Teker biçiminde yassı nesne, kurs (I).
AKTARMA
Aktarmak işi. Bir yolcunun gideceği yere birkaç araç değiştirerek ulaşması. Bir kimsenin herhangi bir hakkını bir başkasına geçirmesini sağlayan iş, transfer. Alıntı. Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi. Bir taşıttan başka bir taşıta geçme. Sürülmemiş tarlayı ilk veya ikinci kez sürme. Para aktarımı. Arıları bir kovandan ötekine geçirme.