Kelimeler arşivinde; içinde "çiş" olan, toplam 44 tane kelime bulunuyor. İçerisinde çiş bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu çiş ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında çiş olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
GEÇİŞTİREBİLMEK
GEÇİŞTİREBİLME
GEÇİŞTİRİLMEK
GEÇİŞTİRİLME
GEÇİŞTİRİCİ, GEÇİŞSİZLİK, GEÇİŞTİRMEK, GEÇİŞKENLİK
GEÇİŞLİLİK, GEÇİŞTİRME, GEÇİŞLİĞİN
ÇİŞDİRMEK, ÇİŞELEMEK
ÜSTGEÇİŞ, GEÇİŞKEN, ÇİŞLEMEK, DÜZGEÇİŞ, ÇİŞNEMEK, ALTGEÇİŞ, GEÇİŞSİZ, GEÇİŞMEK, TATLIÇİŞ
İÇİŞMEK, GEÇİŞME, ÇİŞENGİ, ÇİŞENTİ, GEÇİŞLİ, GEÇİŞİM, DURUÇİŞ
ÇİŞDEN, ÇİŞMEK, ÇİŞTAN, ÇİŞTEN
ÇİŞİK, ÇİŞME, ÇİŞAN, AKÇİŞ, SEÇİŞ, GEÇİŞ, BİÇİŞ
ÇİŞİ, ÇİŞE, İÇİŞ
ÇİŞ
ÇİŞ
Çocuk dilinde idrar. İşeme, bevl.
ÇİŞELEMEK
Yağmur çiselemek.
GEÇİŞTİRME
Geçiştirmek işi.
GEÇİŞTİRİCİ
Tedavi edici etkisi olmayan, ağrı ve sızıları geçici olarak azaltan, dindiren (ilaç vb.), palyatif.
GEÇİŞSİZLİK
Geçişsiz olma durumu.
GEÇİŞTİRMEK
Gereken önemi vermemek, üstünde durmadan başından savmak. Az bir zararla atlatmak, kurtulmak.
ÇİŞDİRMEK
Çözdürmek.
GEÇİŞTİREBİLME
Geçiştirebilmek işi.
GEÇİŞTİREBİLMEK
Geçiştirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
GEÇİŞLİĞİN
Geçince.
ÜSTGEÇİŞ
Yıldızların öğlenden en büyük yükseklikteki geçişi.
GEÇİŞKENLİK
Geçişken olma durumu.
GEÇİŞLİLİK
Geçişli olma durumu.
GEÇİŞTİRİLME
Geçiştirilmek işi.
GEÇİŞTİRİLMEK
Geçiştirme işi yapılmak.
GEÇİŞKEN
Bir durumdan başka bir duruma geçme özelliği olan. Birbirine etki edebilen.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇİŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DİFÜZYON
Geçişme. Yayılım.
İŞEMEK
İdrar torbasında biriken sidiği dışarı atmak, çiş yapmak.
DEVİNİM
Devinme işi, hareket. Zaman içinde durum değiştirme. Bir toplumdaki olayların ana özelliğini, varlık biçimini belirleyen toplumsal süreçlerin bütünü. Bir düşünce sürecinin başlaması, hareket. Durağan bir noktaya göre devinmekte olan bir nesnenin durumu, devim, hareket. Bir ruh durumundan başka bir ruh durumuna geçiş.
ATLATMAK
Atlama işini yaptırmak. Görüşmek, konuşmaktan kaçmak. Aldatmak. Kötü bir durumu geçiştirmek, savmak. Savsaklamak. Basında başka ilgililerden önce bir haberin yayımlanmasını sağlamak.
KAPAMAK
Bir açıklığı örtmek için bir şeyi, açık yerin üzerine getirmek. Tıkamak, içini doldurmak. Ortalıktan alıp saklamak. Bir yere sokup dışarı çıkmasına engel olmak, hapsetmek. Su, elektrik gelişini kesmek. Karşılamak, denk gelmek. Hava bulutlarla kaplanmak, sıkıntılı bir hâl almak. Üzerinde durmamak, bir şey üzerinde konuşmayı bırakmak. Geçişi engellemek. Bir şeyin görünmesine engel olmak. Çalışamaz, görev ve iş yapamaz duruma getirmek.
BABIALİ
Osmanlı Devleti'nde İstanbul'da sadaret (Başbakanlık), dâhiliye ve hariciye nezaretleri (İçişleri ve Dışişleri bakanlıkları) ile Şûrayıdevlet (Danıştay) dairelerinin bulunduğu yapı. Osmanlı hükûmeti. İstanbul'da bu çevredeki basın.
İÇİM
İçme işi, içiş. Bir yudumda içilecek miktarda olan. Bir şey içilirken alınan tat.
HULUL
Gelme, gelip çatma. Tanrı ruhunun herhangi bir bedene girdiğine inanma. Girme, sinme. Geçişim. Geçişme.
İNTİKAL
Bir yerden başka bir yere geçme, geçiş. Miras olarak babadan çocuğuna kalma. Anlama, kavrama. Öteleme. Geçişim.
GEÇİŞİM
Geçişme işi, tedahül. Belirli bir işi yapma yeterliliğinin ilişkili veya bağlantılı başka bir işi yapma sonucunda artması, intikal. Yarı geçirgen bir zarla birbirinden ayrılmış iki sıvının karşılıklı geçerek birbirine karışması, hulul, ozmoz.
GAMSIZ
Kaygısı, tasası, sıkıntısı, üzüntüsü olmayan. Olayları kendine dert etmeden geçiştiren, aldırış etmeyen, tasasız, vurdumduymaz.
İŞETMEK
İşemesini sağlamak, işemesine yol açmak, çiş yaptırmak.
KARMIK
Çay ağzında yapılmış olan balıkçı büğeti. Mersin balıklarının üremek için denizden nehirlere geçişleri sırasında avlanmalarında kullanılan ve nehir ağızlarına kurulan çok iğneli bir olta takımı.
BOŞALMA
Boşalmak işi. Elektrik yükünün başka bir iletkene geçişi veya sıfıra düşmesi, deşarj. Derdini birine açarak ferahlama, rahatlama, deşarj.
İNKILAP
Toplum düzenini ve yapısını daha iyi duruma getirmek için yapılmış olan köklü değişiklik, iyileştirme, devrim, reform. Bir durumdan başka bir duruma geçiş, dönüşüm.
BAĞLAMAK
Bir şeyi bir yere veya bir şeye tutturmak. Birinde bir şeye karşı ilgi, istek uyandırarak o şeye ilgi, yakınlık duymasını sağlamak. Düğümlemek. Uyulması zorunlu olmak. Eklemek, bir araya getirmek, birleştirmek. Başka bir işle uğraşamaz durumda olmak. Anlaşma yapmak. Sona erdirmek, bitirmek, tamamlamak. Gönlünü kazanmak. Geçişi engellemek. Büyü, muska vb.nin aracılığıyla birinin birtakım isteklerini veya yetkinliğini engellemek, yok etmek. Birini söz veya yazı ile bağlamak, taahhüt etmek, angaje etmek. Yaraya ilaç koyup bezle sarmak. Bütün ilgisini bir yerde yoğunlaştırmak. Denk yapmak, paket yapmak.
DUYGULANIM
Etkilenme, duygulanma. İstenç ve anlıktan ayrı görülen, duygusal tepkiler gösterme durumu. Bir ruh durumunun dış sebeplerle değişmesi. Tutkudan daha düzenli ancak daha güçsüz olan seçkin bir eğilim. Duyarlığın harekete geçişi.
GÖNDERİM
Birtakım bilgileri içeren, kişiden kişiye veya kurumlar arası bilginin geçişini sağlayan belge.
GEÇİŞME
Geçişmek işi. Yarı geçirgen bir çeperin iki yanına yerleştirilmiş, derişikliği farklı iki sıvıdan oluşan yer değiştirme olayı, hulul, ozmoz. Moleküllerin kinetik enerjileri sebebiyle çok yoğun bir bölgeden az yoğun bir bölgeye hareketleri, difüzyon.
GENELLEME
Genellemek işi. Bir işlemin sonucu olan genel kavram, yargı, bilim yasası veya kuram. Zihnin genel düşünceler yapması işlemi veya özelden genele geçiş, tamim.