Kelimeler arşivi içinde; başında "çiy" olan, toplam 54 adet kelime bulunmaktadır. çiy ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu çiy ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde çiy olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÇİYİRDEKLENMEK
ÇİYSELENMEK
ÇİYİNDİRİK, ÇİYİRDEMEK, ÇİYNELEMEK
ÇİYŞİTMEK, ÇİYİLEMEK, ÇİYELEMEK, ÇİYSİNMEK, ÇİYRİTMEK
ÇİYNEMTİ, ÇİYLEMEK, ÇİYLELİK, ÇİYİRDİK, ÇİYRİMEK, ÇİYİRDEK, ÇİYSEMÜK, ÇİYSİMEK, ÇİYANGAÇ, ÇİYDUMAN, ÇİYŞİMEK
ÇİYENEK, ÇİYELEM, ÇİYİRGE, ÇİYLEME
ÇİYDAM, ÇİYNET, ÇİYDEM, ÇİYNEM, ÇİYNEK, ÇİYNAR, ÇİYNAK, ÇİYNAH, ÇİYMEK, ÇİYLEZ, ÇİYELE, ÇİYRIH
ÇİYCİ, ÇİYAR, ÇİYAN, ÇİYSİ, ÇİYİR, ÇİYNİ, ÇİYLE, ÇİYİZ, ÇİYİT, ÇİYER, ÇİYİL, ÇİYİN
ÇİYT, ÇİYO, ÇİYE, ÇİYA
ÇİY
ÇİY
Havada buğu durumundayken akşamın ve gecenin serinliğiyle yerde veya bitkilerde toplanan küçük su damlaları, şebnem, jale.
ÇİYİLEMEK
Birdenbire titremek.
ÇİYİRDİK
Ağaçların küçük taze dalı, filiz, sürgün. Tomurcuk. Bir senelik söğüt dalı. İnce ip katlanırken, katın birinin gevşek kalması.
ÇİYNEMTİ
Ağızda çiğnenecek nesne.
ÇİYSİNMEK
Beğenmemek, hoşlanmamak.
ÇİYŞİTMEK
Nemlendirmek. Çiy, pişmemiş bırakmak.
ÇİYİNDİRİK
Tomurcuk.
ÇİYİRDEMEK
Kurumuş yapraklar üzerinde yaprakları hışırdatarak gezinmek.
ÇİYRİTMEK
Nefret ettirmek.
ÇİYELEMEK
Kabuklu meyvelerin içini çıkarmak. Toplamak.
ÇİYNELEMEK
Çiğnemek.
ÇİYİRDEKLENMEK
Ağaçlar tomurcuklanmak.
ÇİYSELENMEK
Çiğ yağmak.
ÇİYLEMEK
Yağmur, hafif ve ince yağmak.
ÇİYRİMEK
Nefret etmek.
ÇİYLELİK
Çakıllı, kumsal toprak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇİY geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇALIN
Çakmak. Ateş çakmağı. Çiy, kırağı.
TUTUCU
Mevcut toplumsal düzeni, düşünceleri ve kurumları değiştirmeden olduğu gibi korumak isteyen (kimse), muhafazakâr, konservatör. Durmalı çıkışlarda, bisikletçiye yardım eden kişi.
KÜÇÜKBAŞ
Kasaplık hayvanlardan koyun ve keçiye verilen ortak ad.
BAĞSIRA
Sisli havalarda yapraklar üzerinde beliren ıslaklık, çiğ. Çiğin bağlarda yaptığı hastalık. Bostan yapraklarını ve ekinleri yakan, kavun ve karpuzu bozan hastalık. Çiy.
ALTBAŞ
Sonuç, geri, aşağı taraf: Tarlanın altbaşından sürü geçiyor. Velhasıl, sonunda. Alt yan, son.
CILĞA
Bulanık akan su, sel. İnce, dar, keçi yolu. Küçük pulluk. Filiz, taze dal. İnce yol; keçiyolu. Tunceli şehri, Çiçekli nahiyesine bağlı bir bölge.
CIZGA
Ağustos böceği. Keçiyolu. Domuz yavrusu. Küçük, çizgi gibi.
JALE
Çiy.
BAŞAK
Arpa, buğday, yulaf ve benzerleri ekinlerin tanelerini taşıyan kılçıklı başı. Tarlalarda, bağlarda dökülmüş veya tek tük kalmış olan ürün. Zodyak üzerinde Aslan ile Terazi arasında bulunan takımyıldızın adı. Merdiven, el merdiveni, merdiven basamağı, iskele. Tahıl ve meyveleri devşirdikten sonra geriye kalan döküntüler: Zavallı ihtiyar kadın, ömrünü başak toplamakla geçirir. Sigara izmariti: Tütün alacak parası yok ki başak toplayıp içiyor. Ana eksen üzerindeki çiçekleri sapsız olan çiçek durumu. Spika. Mahsûl devşirildikten sonra dal ve sap üzerinde kalmış olan artıklar. Demren, okun ucundaki sivri demir. İstanbul şehri, Karacaköy bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Malatya ilinde, Hasançelebi bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Mardin kenti, Kızıltepe belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Şırnak şehri, Silopi ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Bir takımyıldızın ve bir burcun adı; Başak takımyıldızı, Başak burcu.
CİYER
Ciğer. Ciğer, karşılığı cier, çiyar.
İŞÇİLİK
İşçinin yaptığı iş. İşçi emeği, yapılış, işleme niteliği. Yaptığı iş karşılığı işçiye verilen ücret.
ÇİYLEME
Çiylemek işi.
ÇAKALYOLU
Keçiyolu, dar yol.
CİLBİR
Yoğurtlu yumurta. Makarna ve erişteden yapılan sulu yemek. İnce, dar, taşlı yol, patika. Pide üzerine domates ve kıyma kavurması dökülerek yapılan yemek. Saçta pişirilmiş kalınca pide. Undan yapılan yemek. Kalemlerin ucunu korumak için takılan kap. Çapak. Yular. Keçiyolu, patika. Kaynamış suya yumurta kırılarak yapılan bir çeşit yemek. Suda kaynamış yumurta. (Akbaş, Garibçe, Kadıobası Güdül Ankara). Üzerine yoğurt dökülen yağda kızarmış yumurta. (Ilıca Ayaş Ankara; Yenikent Aksaray Niğde). Suyu bol yemek. (Gökmenler, Çatak, Gedikli, Kızılağaç Saimbeyli Adana).
DAVAR
Koyun ve keçiye verilen ortak ad. Koyun ya da keçi sürüsü.
FAYRAP
Bir istim kazanının, istim oluşturacak biçimdeki yanar durumu. Herhangi bir şeyi ya da işi hızlandırma. Kapı, pencere, giysi vb.ni açma, çıkarma. Gemilerde ateşçiye ateşi harlandırmak için verilen komut.
ŞEBNEM
Çiy.
CUŞ
Keçiyi kovalama ünlemi.
AKBACAK
Bembeyaz, çok beyaz, tertemiz. Çiy olarak yenilen bir ot. İyi cins bamya tohumu.
TİLKİKUYRUĞU
Hoşkuran. Uzun salkımlı bir çeşit üzüm. Yağlı güreşte oturak kündesine geçen üstteki güreşçiye, alttakinin elini geri uzatarak çenesinden veya gırtlağından çekmesi.