Kelimeler arşivinde; içinde "çir" olan, toplam 209 tane kelime bulunuyor. İçerisinde çir bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu çir ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında çir olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ÇİRKİNLEŞTİRİLMEK, GÖZDENGEÇİRİCİLİK
ÇİRKEFLEŞEBİLMEK, ÇİRKİNLEŞEBİLMEK, ÇİRKİNLEŞİVERMEK, ÇİRKİNLEŞTİRİLME
ÇİRKİNLEŞTİRMEK, ÇİRKEFLEŞEBİLME, ÇİRKİNLEŞEBİLME, ÇİRKİNLEŞİVERME, VAZGEÇİREBİLMEK
KURŞUNGEÇİRMEZ, ÇİRKİNLEŞTİRME, GEÇİRİLEBİLMEK, GÖZDENGEÇİRİCİ, VAZGEÇİREBİLME
GEÇİRİMSİZLİK, GEÇİRİLEBİLME, YUKARIÇİRİŞLİ
ÇİRKEFLEŞMEK, ÇİRKİNLEŞMEK, GEÇİRİMLİLİK, AŞAĞIÇİRİŞLİ, ÇİRMİKLENMEK, ÇİRPİKLENMEK, ÇİRPİŞTİRMEK, GEÇİREBİLMEK, GEÇİRİMÖLÇER, GEÇİRİVERMEK, YARIGEÇİRGEN
ÇİRİŞLENMEK, ÇİRKEFLEŞME, ÇİRKİNLEŞME, ÇİRKİNSEMEK, ÇİROZLAŞMAK, GEÇİRGENLİK, GEÇİRTİLMEK, VAZGEÇİRMEK, ÇİRİŞGEDİĞİ, ÇİRKİNSİMEK, ÇİRMOHLAMAK, ÇİRTİKLEMEK, GEÇİREBİLME, GEÇİRİCİLİK, GEÇİRİVERME, İÇİREBİLMEK, KEÇEGEÇİREN, SESGEÇİRMEZ
ÇİRİŞLEMEK, GEÇİRİLMEK, GEÇİRİMSİZ, VAZGEÇİRME, ALTGEÇİRİM, ÇİRİŞÇİLİK, ÇİRİŞLENME, ÇİRKİNSEME, ÇİROZLAŞMA, ÇİRTELEMEK, GEÇİRİNMEK, GEÇİRTİLME, İÇİREBİLME
ÇİRİŞLEME, ÇİRKEFLİK, ÇİRKİNLİK, GEÇİRİLME, GEÇİRİMLİ, GEÇİRTMEK, İÇİRİLMEK, BİGEÇİRİM, ÇİLİÇİRPİ, ÇİRGİMEYH, ÇİRİŞTEPE, ÇİRLENMEK, ÇİRMENMEK, ÇİRPİŞMEK, ÇİRPİTMEK, ÇİRTENMEK, ÇİRTERMEK, ÇİRTERMET, ÇİRTİNMEK, GEÇİRİLEN, GEÇİRTMEÇ, HEPÇİRMEK, KEMÇİRMEK, SIÇİRAMAH
ÇİRİŞSİZ, ÇİRKEFÇE, ÇİRKEFLİ, ÇİRKİNCE, ÇİROZLUK, GEÇİRGEN, GEÇİRMEK, GEÇİRTME, İÇİRİLME, İÇİRTMEK, BİÇİRGAN, BİÇİRGEN, ÇALGEÇİR, ÇİRALLIK, ÇİRATMAK, ÇİRÇİRİK, ÇİREPENE, ÇİREYİNİ, ÇİRGEMEK, ÇİRGİMEK, ÇİRIŞMAK, ÇİRİNGİL, ÇİRİŞLİK, ÇİRİŞMEK, ÇİRİTMEK, ÇİRKEMEK, ÇİRKİMEK, ÇİRMEMEK, ÇİRPENEK, ÇİRPİMEK, Devamını Oku »»
ÇİRİŞÇİ, ÇİRİŞLİ, GEÇİRİM, GEÇİRİŞ, GEÇİRME, İÇİRMEK, İÇİRTME, AKÇİRİŞ, ÇEÇİRON, ÇİNÇİRİ, ÇİRAKHA, ÇİRAKMA, ÇİRAPPA, ÇİRÇENE, ÇİREPNE, ÇİREŞNE, ÇİRİMEK, ÇİRİNTİ, ÇİRİŞNE, ÇİRLEME, ÇİRMENE, ÇİRPMEK, ÇİRTMEK, GEÇİREN, HEÇİRGE, KİÇİREK, PENÇİRE
ÇİRKEF, ÇİRKİN, İÇİRİK, İÇİRİŞ, İÇİRME, ÇİRÇEL, ÇİRÇIT, ÇİRÇİR, ÇİRDEH, ÇİRDEK, ÇİRGEÇ, ÇİRİKE, ÇİRKEV, ÇİRKİF, ÇİRLEN, ÇİRMAR, ÇİRMEK, ÇİRMİK, ÇİRMİT, ÇİRMOH, ÇİRNİK, ÇİRONA, ÇİRPAK, ÇİRPEK, ÇİRPİK, ÇİRPİS, ÇİRPİT, ÇİRPME, ÇİRPÜK, ÇİRŞEF, Devamını Oku »»
ÇİRİŞ, ÇİROZ, ÇİRAS, ÇİRAV, ÇİRAY, ÇİREŞ, ÇİRİK, ÇİRİN, ÇİRLİ, ÇİRPİ, ÇİRTİ, KİÇİR
ÇİRA, ÇİRE, ÇİRİ, ÇİRK
ÇİR
ÇİR
Kayısı, erik, zerdali vb. meyvelerin kurusu.
GEÇİRİLEBİLMEK
Geçirilme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇİRKİNLEŞTİRİLMEK
Çirkinleşmesi sağlanmak.
VAZGEÇİREBİLMEK
Vazgeçirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
GÖZDENGEÇİRİCİLİK
Devrimci bakış açısından Marksizmi doğrulamak ya da haklı çıkarmak için yeniden yorumlayıp özünü değiştirerek bu görüşü savunan akım.
ÇİRKEFLEŞEBİLME
Çirkefleşebilmek işi.
ÇİRKİNLEŞTİRME
Çirkinleştirmek işi.
ÇİRKİNLEŞİVERMEK
Ansızın çirkinleşmek.
ÇİRKİNLEŞTİRİLME
Çirkinleştirilmek işi.
ÇİRKİNLEŞİVERME
Çirkinleşivermek işi.
GÖZDENGEÇİRİCİ
Geçmişte kabul edilen bir durum veya görüşün gözden geçirilerek yeniden ortaya konmasını ileri süren kişi. Devrimci bakış açısından Marksizmi doğrulamak ya da haklı çıkarmak için yeniden yorumlayıp özünü değiştirerek bu görüşü savunan kişi.
KURŞUNGEÇİRMEZ
Ateşli silahlardan atılan mermilerin girmesini engelleyecek yapıda ve özellikte olan (yelek, cam vb.).
ÇİRKİNLEŞEBİLMEK
Çirkinleşme olasılığı bulunmak.
ÇİRKİNLEŞEBİLME
Çirkinleşebilmek işi.
ÇİRKİNLEŞTİRMEK
Çirkin bir duruma getirmek.
ÇİRKEFLEŞEBİLMEK
Çirkefleşme olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇİR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALAZLAMAK
Bir şeyin yüzünü alevden geçirmek, aleve tutmak. Sızlatmak, yakmak, acı vermek.
ARAŞTIRMAK
Birini veya bir şeyi bulmak için bir yeri gözden geçirmek. Bilimde ve sanatta yöntemli çalışmalar yapmak. Bir gerçeği ortaya çıkarmak için aramalarda bulunmak, sormak, soruşturmak.
ANGLOSAKSON
V. ve VI. yüzyılda Büyük Britanya'yı ele geçiren Cermen ırkından oymaklar. Ana dili İngilizce olan kimse.
ARAŞTIRILMAK
Araştırma yapılmak, gözden geçirilmek.
ADAPTÖR
Bir aletin çapları birbirinden farklı olan parçalarından birini ötekine geçirebilmek için yararlanılan bağlayıcı. Aygıtın kullanabileceği düzeye göre elektrik akımını ayarlayan alet, uyarlayıcı.
ACELE
Hızlı yapılan, çabuk, tez, ivedi. Tez davranma gerekliliği. Vakit geçirmeden, tez olarak.
ALMAK
Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.
ANTLI
Ant içmiş. Ant içirilmiş.
AÇIMLAMAK
Bir sorunu veya konuyu ele alıp en ince noktasına kadar gözden geçirerek anlatmak, şerh etmek, teşrih etmek.
ASPİRATÖR
Havadaki duman, is, koku vb. yabancı maddeleri emerek dışarı atan aygıt, emmeç. Kendisine bağlanan bir kabın içindeki gazı seyreltmeye veya sıkıştırmaya yarayan, içinden bir sıvı geçirilerek çalıştırılan araç, emmeç.
ASMAK
Bir şeyi aşağıya sarkacak bir biçimde bir yere iliştirip sarkıtmak. Gitmek zorunda olunan bir yere özürsüz gitmemek. Görevi olan bir işi özürsüz yapmamak. Bir kimseyi boğazından ip vb. geçirip sallandırarak öldürmek, idam etmek. Üzerine takınmak, kuşanmak.
AKTARMA
Aktarmak işi. Bir yolcunun gideceği yere birkaç araç değiştirerek ulaşması. Bir kimsenin herhangi bir hakkını bir başkasına geçirmesini sağlayan iş, transfer. Alıntı. Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi. Bir taşıttan başka bir taşıta geçme. Sürülmemiş tarlayı ilk veya ikinci kez sürme. Para aktarımı. Arıları bir kovandan ötekine geçirme.
AĞIZLAMAK
Bir boğazın veya bir limanın ağzını ortalamak. Bir işi kolaylamak. Bir parçayı yuvasına geçirmek için önce yuvanın ağzını ayarlamak.
ANORAK
Başlıklı, su geçirmeyen spor ceket.
ASILMAK
Asma işi yapılmak veya asma işine konu olmak. Bir şey isterken karşısındakini tedirgin edecek derecede üstelemek, ısrar etmek, ileri gitmek. Bir yere tutunup sarkmak. Sonuna kadar mücadele etmek. Karşı cinsin ilgisini çekmek için rahatsız edici davranışlarda bulunmak. Hızla eline almak. Tutup çekmek. Boynuna ip geçirip sallandırılarak öldürülmek, idam edilmek.
AKROMATİK
Beyaz ışığı çözümlemeden geçiren, renksemez. Hücrede boyayı kabul etmeyen (bölüm).
AĞIRŞAK
Yün veya iplik eğrilen iği ağırlaştırmak için alt ucuna geçirilen yarım küre biçiminde, ortası delik ağaç veya kemik parça. Teker biçiminde yassı nesne, kurs (I).
ASMOLEN
Pişmiş toprak, cüruf ve çimento karışımından yapılmış, ses geçirmez, delikli briket türü.
AKTARMAK
Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.
AKŞAMLAMAK
Bütün günü bir yerde veya bir işte geçirerek akşama erişmek, akşamı bulmak. Ay dolunay durumundan sonra geç doğmak. Akşamı bir yerde geçirmek.