ÇARA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "çara" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. çara ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu çara ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde çara olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

ÇARAMBULA

7 harfli kelimeler

ÇARAMİH, ÇARASIZ

5 harfli kelimeler

ÇARAK, ÇARAL, ÇARAN, ÇARAŞ

4 harfli kelimeler

ÇARA

Bazı kelimelerin anlamları

ÇARA

Eski bez parçası. Memeli hayvanların kızgınlık zamanlarında ve doğumları yaklaşınca dişilik organlarından akan sıvı. Meni. Yeni doğan yavrunun ilk pisliği. Dölyatağı, yavruyu saran zar, eş. Yeni doğan yavrunun üzerindeki pislik. Bağırsaktan gelen sıyrıntı. Yavru. Yağsız ince (et hakkında): Etin çarasını fakir yer. Kapı mandalı. Testi. Çare. İneklerde kızgınlığa özel, serviks kaynaklı, ulvada görülen sümüksü akıntı.

ÇARAŞ

Pekmez kaynatmak için yapılan yer. İçinde üzüm ezilip şıra çıkarılan büyük tekne. Bir çift koşum öküzünün önüne bağlanan ikinci koşum çifti.

ÇARAMBULA

Ateş böceği.

ÇARAMİH

Çoban yamağı.

ÇARAN

Nemli toprak.

ÇARAL

Az ürün veren kuvvetsiz toprak.

ÇARASIZ

Çaresiz.

ÇARAK

Yüznumara.

  -   -   -  

Anlamında ÇARA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÇARA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GERİNMEK

Kolları açarak gövdeyi gergin bir duruma sokmak.

AKBABA

Akbabagillerden, başı ve boynu çıplak olan, dağlık yerlerde yaşayan, leşle beslenen, çok yüksekten uçarak keskin gözleriyle çok uzakları görebilen, iri ve yırtıcı bir kuş, kerkes (Vultur monachus). İhtiyar. Çıkarı için başkalarını sömüren.

KOPARMA

Koparmak işi. Halterde ayakları açarak halteri bir çırpıda baş üstüne, dirsekleri bükmeden kaldırma biçimi.

NANİK

Başparmağı burna değdirip öteki parmakları açarak ve sallayarak yapılmış olan alay işareti.

ESNEMEK

Uykulu, sıkıntılı veya yorgunluk duyulan bir anda ağzı genişçe açarak soluk alıp vermek. Bir cisim bir etki ile biçim değiştirmek. Bollaşıp genişlemek.

YAYMAK

Bir şeyi açarak, düzelterek bir alanı örtecek biçimde sermek. Dağınık ve düzensiz bir biçimde saçmak, dağıtmak. Çevreye dağılmasına sebep olmak. Birçok kimseye duyurmak. Koyun, inek vb.ni otlatmak. Işık kaynağı, ışığı kendinden dışarıya doğru çeşitli yönlere göndermek. Sınırı genişletmek.

APŞAK

Bacaklarını açarak yürüyen, ayrık bacaklı. Yan yan, bacakları aça aça yürüme. Ağır elli, beceriksiz, tembel. İskele sehpası. Ayakları birbirine yakın ve bacakları açık olan.

BOŞALMA

Boşalmak işi. Elektrik yükünün başka bir iletkene geçişi veya sıfıra düşmesi, deşarj. Derdini birine açarak ferahlama, rahatlama, deşarj.

APŞALAK

Bacaklarını açarak yürüyen, ayrık bacaklı. Düzgün yürüyemeyen.

SİLKME

Silkmek işi. İri doğranmış kabak, patlıcan vb. sebzelerle yapılmış olan et yemeği. Halterde ayakları açarak halteri önce omuz üstüne sonra baş üstüne, dirsekleri bükmeden kaldırma biçimi.

HAVALANDIRMAK

Kapalı bir yerin pencere ve kapılarını açarak havalanmasını sağlamak. Havaya kaldırmak.

SERMEK

Kurutmak için asmak. Boylu boyunca yere yatırmak, düşürmek ya da hırpalamak. Açarak yaymak veya döşemek. Göstermek amacıyla asmak veya yaymak. Düz bir yere yaymak. Boşlamak, savsaklamak.

DALKURUTAN

Kabuk altındaki odun katında oyuklar açarak dişbudak sürgünlerini ve zeytin dallarını kurutan kın kanatlı böcek (Hylesinus oleiperda).

APIŞAK

Bacaklarını açarak yürüyen, ayrık bacaklı.

KAPTIKAÇTI

Yolcu taşımakta kullanılan motorlu küçük taşıt. İskambil kâğıtlarıyla oynanan bir oyun türü. Kapıp kaçarak yapılmış olan hırsızlık.

ALARTMAK

Gözleri açarak, dik dik bakmak.

ÇARİÇE

Çarın karısına veya kadın çara verilen unvan.

AÇINDIRMAK

Açınmasını sağlamak. Bir cismin yüzeyini açarak bir düzlem üzerine yaymak. ve TV Alıcıda kullanılan boş film üzerindeki gizli görüntüyü görülebilir biçime sokmak amacıyla filmi kimyasal işlemden geçirmek.

SIĞINMAK

Tehlikelerden kaçarak güvenilir bir yere çekilmek. Güvenmek, yardım istemek ya da ummak. Korunmak amacıyla bir yere veya birine başvurmak, başkalarının yardım ve korunmasına ihtiyaç duymak. Genellikle siyasi sebeplerle kendi ülkesinden kaçıp başka ülkeye gitmek, iltica etmek.

VERKAÇ

Futbol, hentbol ve basketbolda topa sahip oyuncunun yakındaki bir arkadaşına pas verip boş bir alana kaçarak tekrar topu alması.