ÇARE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "çare" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. çare ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu çare ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde çare olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

ÇARESİZCESİNE

12 harfli kelimeler

ÇARESİZLİKLE

10 harfli kelimeler

ÇARESİZLİK

9 harfli kelimeler

ÇARESİZCE

7 harfli kelimeler

ÇARESİZ, ÇAREVİÇ

4 harfli kelimeler

ÇARE

Bazı kelimelerin anlamları

ÇARE

Bir sonuca varmak, ortadaki engelleri kaldırmak için tutulması gereken yol, çıkar yol, çözüm yolu. Tedavi yolu, deva.

ÇARESİZCE

Çaresiz bir biçimde, çaresizcesine.

ÇARESİZCESİNE

Çaresizce.

ÇARESİZ

Çaresi bulunmayan, onulmaz. İster istemez. Çıkar yol bulamayan bir biçimde. Çare bulamayan, zavallı (kimse), biçare.

ÇAREVİÇ

Çarın oğlu.

ÇARESİZLİKLE

Çaresiz bir biçimde.

ÇARESİZLİK

Çaresiz olma durumu.

  -   -   -  

Anlamında ÇARE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÇARE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

MERHEM

Deriye sürülerek kullanılan, içinde birçok etkili madde bulunan, yumuşak ve koyu kıvamda, yağlı veya yağsız ilaç. Çare.

NEVMİT

Umutsuz, çaresiz. Umutsuz, çaresiz bir biçimde.

ÇALIŞMAK

Bir şeyi oluşturmak ya da ortaya çıkarmak için emek harcamak. Makine veya aletler işe yarar durumda olmak veya işlemekte bulunmak. Bir şeyi öğrenmek veya yapmak için emek vermek. Herhangi bir iş üzerinde olmak. İşi veya görevi olmak, bulunmak. Bir şeyi yapmak için gereken çarelere başvurmak, o şeyi gerçekleştirmek için kendini zorlamak, çaba harcamak.

İLAÇ

Bir hastalığı iyi etmek veya önlemek için türlü yollarla kullanılan madde, em, deva. Çare, önlem.

TILSIM

Doğaüstü işler yapabileceğine inanılan güç. Çare, önlem. Büyülü olduğuna inanılan muska vb. şey.

DÖVÜNMEK

Aşırı üzüntü, çaresizlik, pişmanlık duyarak çırpınmak, kendi kendini dövmek. Çok üzülmek.

DEVASIZ

İyileştirilemeyen, ilacı bulunamayan. Çaresiz.

BİÇARE

Çaresiz.

ALLEM

"Bir işi istediği duruma getirmek için her türlü kurnazca çareye başvurmak" anlamıyla allem etmek, kallem etmek sözünde geçer.

BİİLAÇ

İlaçsız, çaresiz. Umutsuz olarak.

DEVA

İlaç, çare.

UMARSIZ

Çaresiz, çıkar yolu olmayan. Çaresiz bir biçimde, çıkar yolu olmaksızın.

BİÇARELİK

Biçare olma durumu, zavallılık, çaresizlik.

UMAR

Çare.

PLANLAMA

Planlamak işi. Hükûmet tarafından ulaşılacak amaçları belirleyen, tarım, ulaşım, sanayi vb. kesimlerdeki artış ölçüsünü tespit eden ve uygulanması gerekli çareleri önceden gösteren ekonomik, sosyal programın belli süreler için hazırlanması işi.

NAÇAR

Çaresi olmayan, çaresiz. Zavallı, düşkün.

UMARSIZLIK

Umarsız olma durumu, çaresizlik.

SIZLANMAK

Kendine yapılmış olan bir haksızlığı, kendisini tedirgin eden bir durumu, çare bulması veya sadece sıkıntısına ortak olması için karşısındakine anlatmak, yakınmak, şikâyet etmek, şekva etmek, tazallüm etmek.

ABANDONE

Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.

DERMAN

Güç, takat, mecal. Çıkar yol, çare. İlaç.