Kelimeler arşivi içinde; başında "çare" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. çare ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu çare ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde çare olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÇARESİZCESİNE
ÇARESİZLİKLE
ÇARESİZLİK
ÇARESİZCE
ÇARESİZ, ÇAREVİÇ
ÇARE
ÇARE
Bir sonuca varmak, ortadaki engelleri kaldırmak için tutulması gereken yol, çıkar yol, çözüm yolu. Tedavi yolu, deva.
ÇARESİZCE
Çaresiz bir biçimde, çaresizcesine.
ÇARESİZCESİNE
Çaresizce.
ÇARESİZ
Çaresi bulunmayan, onulmaz. İster istemez. Çıkar yol bulamayan bir biçimde. Çare bulamayan, zavallı (kimse), biçare.
ÇAREVİÇ
Çarın oğlu.
ÇARESİZLİKLE
Çaresiz bir biçimde.
ÇARESİZLİK
Çaresiz olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇARE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MERHEM
Deriye sürülerek kullanılan, içinde birçok etkili madde bulunan, yumuşak ve koyu kıvamda, yağlı veya yağsız ilaç. Çare.
NEVMİT
Umutsuz, çaresiz. Umutsuz, çaresiz bir biçimde.
ÇALIŞMAK
Bir şeyi oluşturmak ya da ortaya çıkarmak için emek harcamak. Makine veya aletler işe yarar durumda olmak veya işlemekte bulunmak. Bir şeyi öğrenmek veya yapmak için emek vermek. Herhangi bir iş üzerinde olmak. İşi veya görevi olmak, bulunmak. Bir şeyi yapmak için gereken çarelere başvurmak, o şeyi gerçekleştirmek için kendini zorlamak, çaba harcamak.
İLAÇ
Bir hastalığı iyi etmek veya önlemek için türlü yollarla kullanılan madde, em, deva. Çare, önlem.
TILSIM
Doğaüstü işler yapabileceğine inanılan güç. Çare, önlem. Büyülü olduğuna inanılan muska vb. şey.
DÖVÜNMEK
Aşırı üzüntü, çaresizlik, pişmanlık duyarak çırpınmak, kendi kendini dövmek. Çok üzülmek.
DEVASIZ
İyileştirilemeyen, ilacı bulunamayan. Çaresiz.
BİÇARE
Çaresiz.
ALLEM
"Bir işi istediği duruma getirmek için her türlü kurnazca çareye başvurmak" anlamıyla allem etmek, kallem etmek sözünde geçer.
BİİLAÇ
İlaçsız, çaresiz. Umutsuz olarak.
DEVA
İlaç, çare.
UMARSIZ
Çaresiz, çıkar yolu olmayan. Çaresiz bir biçimde, çıkar yolu olmaksızın.
BİÇARELİK
Biçare olma durumu, zavallılık, çaresizlik.
UMAR
Çare.
PLANLAMA
Planlamak işi. Hükûmet tarafından ulaşılacak amaçları belirleyen, tarım, ulaşım, sanayi vb. kesimlerdeki artış ölçüsünü tespit eden ve uygulanması gerekli çareleri önceden gösteren ekonomik, sosyal programın belli süreler için hazırlanması işi.
NAÇAR
Çaresi olmayan, çaresiz. Zavallı, düşkün.
UMARSIZLIK
Umarsız olma durumu, çaresizlik.
SIZLANMAK
Kendine yapılmış olan bir haksızlığı, kendisini tedirgin eden bir durumu, çare bulması veya sadece sıkıntısına ortak olması için karşısındakine anlatmak, yakınmak, şikâyet etmek, şekva etmek, tazallüm etmek.
ABANDONE
Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.
DERMAN
Güç, takat, mecal. Çıkar yol, çare. İlaç.