Kelimeler arşivi içinde; sonunda "çare" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. Sonu çare ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında çare olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde çare olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ÇARE
Bir sonuca varmak, ortadaki engelleri kaldırmak için tutulması gereken yol, çıkar yol, çözüm yolu. Tedavi yolu, deva.
BEYÇARE
Biçare, zavallı.
NEÇARE
Keçiboynuzu, iğde ve üzümden yapılan bir çeşit turşu.
BEÇARE
Biçare, zavallı.
BİÇARE
Çaresiz.
PEÇARE
Kalın sırık. Tarla sınırını belirten çit.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇARE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MERHEM
Deriye sürülerek kullanılan, içinde birçok etkili madde bulunan, yumuşak ve koyu kıvamda, yağlı veya yağsız ilaç. Çare.
DEVASIZ
İyileştirilemeyen, ilacı bulunamayan. Çaresiz.
BİİLAÇ
İlaçsız, çaresiz. Umutsuz olarak.
UMAR
Çare.
ÇALIŞMAK
Bir şeyi oluşturmak ya da ortaya çıkarmak için emek harcamak. Makine veya aletler işe yarar durumda olmak veya işlemekte bulunmak. Bir şeyi öğrenmek veya yapmak için emek vermek. Herhangi bir iş üzerinde olmak. İşi veya görevi olmak, bulunmak. Bir şeyi yapmak için gereken çarelere başvurmak, o şeyi gerçekleştirmek için kendini zorlamak, çaba harcamak.
DEVA
İlaç, çare.
SIZLANMAK
Kendine yapılmış olan bir haksızlığı, kendisini tedirgin eden bir durumu, çare bulması veya sadece sıkıntısına ortak olması için karşısındakine anlatmak, yakınmak, şikâyet etmek, şekva etmek, tazallüm etmek.
UMARSIZ
Çaresiz, çıkar yolu olmayan. Çaresiz bir biçimde, çıkar yolu olmaksızın.
PLANLAMA
Planlamak işi. Hükûmet tarafından ulaşılacak amaçları belirleyen, tarım, ulaşım, sanayi vb. kesimlerdeki artış ölçüsünü tespit eden ve uygulanması gerekli çareleri önceden gösteren ekonomik, sosyal programın belli süreler için hazırlanması işi.
DERMAN
Güç, takat, mecal. Çıkar yol, çare. İlaç.
TILSIM
Doğaüstü işler yapabileceğine inanılan güç. Çare, önlem. Büyülü olduğuna inanılan muska vb. şey.
İLAÇ
Bir hastalığı iyi etmek veya önlemek için türlü yollarla kullanılan madde, em, deva. Çare, önlem.
ÇARESİZ
Çaresi bulunmayan, onulmaz. İster istemez. Çıkar yol bulamayan bir biçimde. Çare bulamayan, zavallı (kimse), biçare.
ÇARESİZLİK
Çaresiz olma durumu.
ABANDONE
Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.
DÖVÜNMEK
Aşırı üzüntü, çaresizlik, pişmanlık duyarak çırpınmak, kendi kendini dövmek. Çok üzülmek.
NEVMİT
Umutsuz, çaresiz. Umutsuz, çaresiz bir biçimde.
ALLEM
"Bir işi istediği duruma getirmek için her türlü kurnazca çareye başvurmak" anlamıyla allem etmek, kallem etmek sözünde geçer.
BİÇARELİK
Biçare olma durumu, zavallılık, çaresizlik.
NAÇAR
Çaresi olmayan, çaresiz. Zavallı, düşkün.