Kelimeler arşivi içinde; sonunda "çak" olan, toplam 94 adet kelime bulunmaktadır. Sonu çak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında çak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde çak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
TENEKESAÇAK
KARABURÇAK
BULGURÇAK, ÇAKABIÇAK, SIYRINÇAK, DANDALÇAK, KOLKORÇAK, KARAKUÇAK, KARAKAÇAK, AHTIRAÇAK
KAPURÇAK, ÇABIRÇAK, BEŞBIÇAK, GABGAÇAK, AKBURÇAK, KABIRÇAK, KAVURÇAK, KULAKÇAK, TAMAKÇAK, TOPBIÇAK
KAPIÇAK, İLİNÇAK, ILINÇAK, ERKOÇAK, OĞULÇAK, ÇAKAÇAK, SARPÇAK, UYALÇAK, BAKAÇAK, AYRIÇAK, AYAKÇAK
KURÇAK, ŞABÇAK, KIPÇAK, KAPÇAK, KILÇAK, KINÇAK, KIRÇAK, ÇAPÇAK, KOPÇAK, KORÇAK, KOVÇAK, SIRÇAK, ÇAMÇAK, KAMÇAK, MINÇAK, MUNÇAK, BURÇAK, SAPÇAK, PURÇAK, PUNÇAK, PANÇAK, PONÇAK, PİNÇAK, GOLÇAK, CİBÇAK, BIRÇAK, ÇAKÇAK, ÇARÇAK, ÇOMÇAK, DUTÇAK, Devamını Oku »»
BIÇAK, ALÇAK, KOÇAK, BİÇAK, ATÇAK, ARÇAK, GAÇAK, GOÇAK, ISÇAK, SAÇAK, PİÇAK, KAÇAK, KUÇAK, NAÇAK, OKÇAK, PIÇAK
UÇAK, OÇAK
ÇAK
ÇAK
Yırtık, yarık.
KAPURÇAK
Gelincik otu.
AHTIRAÇAK
Saç üzerinde pişirilen yufkayı çevirmeye yarıyan, tahta veya demirden yapılan aygıt.
ÇAKABIÇAK
Açılır kapanır cep bıçağı. (Senirkent Isparta).
SIYRINÇAK
Kaygan, kayıcı.
KOLKORÇAK
Türkistan'da bulunan el kuklası.(bk. kaburcak.).
TENEKESAÇAK
Dam ve çatılardaki su oluğu. (Yalvaç Isparta).
KARAKUÇAK
Güreşte kavrama, sarılma.
KARABURÇAK
Baklagillerden, hayvan yemi ve gübre olarak kullanılan bir tür, küşne (Ervum ervilla).
AKBURÇAK
Mürdümük.
DANDALÇAK
Herşeyi meydanda, çıplak.
KARAKAÇAK
Bartın ili, Amasra belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
BEŞBIÇAK
Kırıkkale şehri, Balışeyh ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
ÇABIRÇAK
Çapulcu, başıbozuk.
BULGURÇAK
Küçük dolu tanesi, dolu.
GABGAÇAK
Tencere, sahan ve benzerleri mutfak eşyası.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALÇAKÇA
Oldukça alçak. (alça'kça) Alçak, aşağılık kimselere yaraşırcasına, sefihane.
ALFENİT
İçinde bakır, çinko, nikel bulunan ve çatal bıçak takımı yapımında kullanılan gümüşlü bir alaşım.
AŞAĞI
Bir şeyin alt bölümü, zir, yukarı karşıtı. Bayağı, adi. Niteliği düşük, kötü. Daha küçük, daha az. Eğimli bir yerin daha alçak olan yeri. Değeri daha az. Aşağıya, yere doğru. Bir yere göre daha alçak yerde bulunan.
ADİ
Değersiz, kötü, sıradan, hiçbir özelliği olmayan. Bayağı. Aşağılık, alçak.
ALÇAKLAŞMAK
Alçak duruma gelmek.
ALÇACIK
Çok alçak.
AYAKLIK
Bir makinede, bir araçta ayak yardımıyla dönmeyi veya hareketi sağlayan düzen, pedal. Küçük teknelerde kürekçinin oturduğu yeri destekleyen, kaplamaların iç tarafına çakılan kiriş. Kaide. Ayakçak. Ayak basacak yer.
ALÜVYON
Akarsuların taşıyıp yığdıkları balçık, kil vb. çok ince taneli şeylerin kum ve çakılla karışmasıyla oluşan yığın, lığ.
ALÇALTMAK
Alçak duruma getirmek. Değerini azaltmak.
ALÇALMAK
Alçak duruma gelmek, yüksekten aşağı doğru inmek. İnsanın değeri azalmak.
ATLAMAK
Bir engeli sıçrayarak veya fırlayarak aşmak. Yanılmak, aldanmak. Yüksek bir yerden alçak bir yere, ayaküstü gelecek bir biçimde kendini bırakmak. İnmek. Okuma, yazı yazma, sayı sayma vb. işlerde bazı bölümleri üstünkörü geçmek. Basında haberi zamanında verememek veya diğer gazetelerden öğrenmek. Bir işe sonucunu düşünmeden hemen girişmek. Binmek. Sınıfı okumadan geçmek.
ALÇAKLIK
Alçak olma durumu, denaet, pespayelik. Alçakça davranış, habaset, şenaat.
AKVA
Bir tür sırmalı ve köstekli bıçak.
AKKAVAK
Söğütgillerden, yapraklarının altı beyaz olan bir tür kavak, akçakavak, Hollanda kavağı (Populus alba).
AMBAR
Genellikle tahıl saklanan yer. Kum, çakıl vb. yapı malzemesini ölçmekte kullanılan ve her yanı çoğunlukla 75 santimetre olan küp ölçek. Genellikle tahılın çok üretildiği yer, bölge. Geminin yük koymaya ayrılmış yeri. Yiyecek ve bazı eşyanın saklandığı yer. Eşya taşıma işleri yapan kurum veya ortaklık.
ALÇARAK
Az alçak.
ALÇAKLAŞMA
Alçaklaşmak durumu.
AĞIR
Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.
ALÇAKLAŞTIRMAK
Alçaklaşmasına sebep olmak.
ALÇAKLAŞTIRMA
Alçaklaştırmak işi.