Kelimeler arşivi içinde; başında "çak" olan, toplam 236 adet kelime bulunmaktadır. çak ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu çak ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde çak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÇAKIRHACIİBRAHİM
ÇAKIŞTIRABİLMEK
ÇAKALIHASANAĞA, ÇAKIŞTIRABİLME
ÇAKIRÇİFTLİĞİ, ÇAKIRDİKENLİK, ÇAKIRILDIZLIK, ÇAKIRKEYİFLİK, ÇAKIŞTIRILMAK
ÇAKALLIÇULLU, ÇAKALLIPINAR, ÇAKILABİLMEK, ÇAKILAYAZMAK, ÇAKILIVERMEK, ÇAKIRDEMİRCİ, ÇAKIRÖMERAĞA, ÇAKIŞABİLMEK, ÇAKIŞTIRILMA, ÇAKKALABADAM, ÇAKMAKLAŞMAK
ÇAKALDÜĞÜNÜ, ÇAKALLAINAK, ÇAKILABİLME, ÇAKILAYAZMA, ÇAKILDATMAK, ÇAKILIVERME, ÇAKILPINARI, ÇAKIRCIBAŞI, ÇAKIRCIMMIT, ÇAKIRÇAKMAK, ÇAKIRHACILI, ÇAKIRLAŞMAK, ÇAKIRSAYVAN, ÇAKIRYENİCE, ÇAKIŞABİLME, ÇAKIŞTIRICI, ÇAKIŞTIRMAH, ÇAKIŞTIRMAK, ÇAKMAKÇILAR, ÇAKMAKÇILIK, ÇAKMAKLAMAK, ÇAKMAKLAŞMA, ÇAKTIRILMAK, ÇAKTIRMADAN
ÇAKABİLMEK, ÇAKALBOĞAN, ÇAKALDOĞAN, ÇAKALLAMAK, ÇAKARALMAZ, ÇAKILDAKLI, ÇAKILDAMAK, ÇAKILDATMA, ÇAKILDAVUK, ÇAKILILLIH, ÇAKINTISIZ, ÇAKIRBAHÇE, ÇAKIRBEYLİ, ÇAKIRCAALİ, ÇAKIRCILIK, ÇAKIRDAKLI, ÇAKIRDAMAK, ÇAKIRDİKEN, ÇAKIRDOĞAN, ÇAKIRFAKIR, ÇAKIRGÜMÜŞ, ÇAKIRHÜYÜK, ÇAKIRKANAT, ÇAKIRKEYİF, ÇAKIRLAŞMA, ÇAKIRPINAR, ÇAKIRSÖĞÜT, ÇAKIRTARLA, ÇAKIRYİĞİT, ÇAKIŞIKLIK, Devamını Oku »»
ÇAKABIÇAK, ÇAKABİLME, ÇAKALDERE, ÇAKALTEPE, ÇAKALYOLU, ÇAKGILDAH, ÇAKILDAMA, ÇAKILDERE, ÇAKILKAYA, ÇAKILTAŞI, ÇAKINTILI, ÇAKIRALAN, ÇAKIRCALI, ÇAKIRDAKA, ÇAKIRDERE, ÇAKIREŞME, ÇAKIRINTI, ÇAKIRKADI, ÇAKIRKAYA, ÇAKIROĞLU, ÇAKIRÖREN, ÇAKIRŞEYH, ÇAKIRÜZÜM, ÇAKIŞMALI, ÇAKIVERME, ÇAKKILDAH, ÇAKMAKKÖY, ÇAKMAKLAR, ÇAKMAKLIK, ÇAKMAKÖZÜ, Devamını Oku »»
ÇAKALLAR, ÇAKALLIK, ÇAKARMAK, ÇAKARTAŞ, ÇAKATURA, ÇAKCAVAR, ÇAKCAVER, ÇAKÇAVEL, ÇAKDAMAK, ÇAKILDAK, ÇAKILKÖY, ÇAKILLAR, ÇAKILLIK, ÇAKILMAK, ÇAKILOBA, ÇAKINCIK, ÇAKIRAĞA, ÇAKIRALA, ÇAKIRBAĞ, ÇAKIRBEY, ÇAKIRÇAL, ÇAKIRÇAY, ÇAKIRDAK, ÇAKIRKAŞ, ÇAKIRKOÇ, ÇAKIRKÖY, ÇAKIRLAR, ÇAKIROBA, ÇAKIRÖZÜ, ÇAKIRSAZ, Devamını Oku »»
ÇAKAÇAK, ÇAKAKSI, ÇAKALAT, ÇAKALLI, ÇAKALOZ, ÇAKANAK, ÇAKATUZ, ÇAKÇAKA, ÇAKÇAKI, ÇAKÇURA, ÇAKGALA, ÇAKICAK, ÇAKIDAK, ÇAKIKÖY, ÇAKILCA, ÇAKILDU, ÇAKILIŞ, ÇAKILLI, ÇAKILMA, ÇAKILTI, ÇAKINLI, ÇAKINTI, ÇAKIRCA, ÇAKIRCI, ÇAKIRÇA, ÇAKIRER, ÇAKIRGA, ÇAKIRLI, ÇAKIRÖZ, ÇAKIRSU, Devamını Oku »»
ÇAKALA, ÇAKANA, ÇAKÇAK, ÇAKETA, ÇAKEVİ, ÇAKGAL, ÇAKGIL, ÇAKICI, ÇAKILI, ÇAKKAL, ÇAKKIL, ÇAKMAK, ÇAKMAN, ÇAKMAR, ÇAKŞIR
ÇAKAK, ÇAKAL, ÇAKAN, ÇAKAR, ÇAKAT, ÇAKER, ÇAKET, ÇAKIÇ, ÇAKIL, ÇAKIM, ÇAKIN, ÇAKIR, ÇAKIŞ, ÇAKIT, ÇAKİŞ, ÇAKLA, ÇAKLI, ÇAKMA
ÇAKA, ÇAKI
ÇAK
ÇAK
Yırtık, yarık.
ÇAKILAYAZMAK
Çakılır gibi olmak.
ÇAKALIHASANAĞA
Kahramanmaraş kenti, Türkoğlu ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
ÇAKIŞTIRABİLMEK
Çakıştırma imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇAKIRILDIZLIK
Açık hava.
ÇAKALLIÇULLU
Kahramanmaraş ili, Türkoğlu belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
ÇAKIRKEYİFLİK
Çakırkeyif olma durumu.
ÇAKIŞTIRILMAK
Çakışma işi yaptırılmak.
ÇAKIRDİKENLİK
Çakırdikeni bol olan yer.
ÇAKALLIPINAR
Kilis şehrinde, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
ÇAKIRHACIİBRAHİM
Düzce kenti, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
ÇAKIŞTIRABİLME
Çakıştırabilmek işi.
ÇAKILABİLMEK
Çakılma imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇAKILIVERMEK
Çabucak veya ansızın çakılmak.
ÇAKIRDEMİRCİ
Bartın kenti, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
ÇAKIRÇİFTLİĞİ
Bursa şehri, İnegöl belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALFENİT
İçinde bakır, çinko, nikel bulunan ve çatal bıçak takımı yapımında kullanılan gümüşlü bir alaşım.
ALÇARAK
Az alçak.
ALÜVYON
Akarsuların taşıyıp yığdıkları balçık, kil vb. çok ince taneli şeylerin kum ve çakılla karışmasıyla oluşan yığın, lığ.
ALÇAKLAŞTIRMAK
Alçaklaşmasına sebep olmak.
ALÇAKLAŞMA
Alçaklaşmak durumu.
ATLAMAK
Bir engeli sıçrayarak veya fırlayarak aşmak. Yanılmak, aldanmak. Yüksek bir yerden alçak bir yere, ayaküstü gelecek bir biçimde kendini bırakmak. İnmek. Okuma, yazı yazma, sayı sayma vb. işlerde bazı bölümleri üstünkörü geçmek. Basında haberi zamanında verememek veya diğer gazetelerden öğrenmek. Bir işe sonucunu düşünmeden hemen girişmek. Binmek. Sınıfı okumadan geçmek.
ALÇAKÇA
Oldukça alçak. (alça'kça) Alçak, aşağılık kimselere yaraşırcasına, sefihane.
AMBAR
Genellikle tahıl saklanan yer. Kum, çakıl vb. yapı malzemesini ölçmekte kullanılan ve her yanı çoğunlukla 75 santimetre olan küp ölçek. Genellikle tahılın çok üretildiği yer, bölge. Geminin yük koymaya ayrılmış yeri. Yiyecek ve bazı eşyanın saklandığı yer. Eşya taşıma işleri yapan kurum veya ortaklık.
ADİ
Değersiz, kötü, sıradan, hiçbir özelliği olmayan. Bayağı. Aşağılık, alçak.
AYAKLIK
Bir makinede, bir araçta ayak yardımıyla dönmeyi veya hareketi sağlayan düzen, pedal. Küçük teknelerde kürekçinin oturduğu yeri destekleyen, kaplamaların iç tarafına çakılan kiriş. Kaide. Ayakçak. Ayak basacak yer.
AKKAVAK
Söğütgillerden, yapraklarının altı beyaz olan bir tür kavak, akçakavak, Hollanda kavağı (Populus alba).
ALÇALMAK
Alçak duruma gelmek, yüksekten aşağı doğru inmek. İnsanın değeri azalmak.
AŞAĞI
Bir şeyin alt bölümü, zir, yukarı karşıtı. Bayağı, adi. Niteliği düşük, kötü. Daha küçük, daha az. Eğimli bir yerin daha alçak olan yeri. Değeri daha az. Aşağıya, yere doğru. Bir yere göre daha alçak yerde bulunan.
AKVA
Bir tür sırmalı ve köstekli bıçak.
ALÇALTMAK
Alçak duruma getirmek. Değerini azaltmak.
AĞIR
Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.
ALÇAKLIK
Alçak olma durumu, denaet, pespayelik. Alçakça davranış, habaset, şenaat.
ALÇAKLAŞMAK
Alçak duruma gelmek.
ALÇACIK
Çok alçak.
ALÇAKLAŞTIRMA
Alçaklaştırmak işi.