Kelimeler arşivi içinde; sonunda "çan" olan, toplam 72 adet kelime bulunmaktadır. Sonu çan ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında çan olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde çan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
GULDÜRGÜNÇAN
KULAĞAKAÇAN, TUMANAKAÇAN
YAPRAKAÇAN
KARAKAÇAN, KARAKOÇAN, YEREKAÇAN, GEMESIÇAN, GÖNÜLAÇAN, KREDİAÇAN, KULAKAÇAN, SUYAKAÇAN
PURÇAÇAN, KAÇKAÇAN, MURÇAÇAN, KÖRSIÇAN, KORSIÇAN, SUVALÇAN, ÇUVALÇAN, BALIKÇAN, UĞURAÇAN
SUALÇAN, TANAÇAN, TAŞUÇAN, TELAÇAN, YALAÇAN, YOLAÇAN, KORAÇAN, KILIÇAN, KARAÇAN, YULAÇAN, KOLAÇAN, ALAVÇAN, ARBAÇAN, BABAÇAN, CULAÇAN, GÜLAÇAN, GÖZAÇAN, GORAÇAN, DARIÇAN
SIRÇAN, İÇAÇAN, DIRÇAN, SUUÇAN, ŞIRÇAN, TORÇAN, YAPÇAN, YIRÇAN, ONAÇAN, GILÇAN, MİLÇAN, KILÇAN, HIRÇAN, KIMÇAN, KORÇAN, KIRÇAN
FUÇAN, KOÇAN, KAÇAN, HOÇAN, SIÇAN, HAÇAN, BİÇAN, ÇAÇAN, GOÇAN, NAÇAN, SİÇAN, SAÇAN, PAÇAN
UÇAN, AÇAN
ÇAN
ÇAN
İçi oyularak kurutulmuş patlıcan. Kağnıda yanlara konan ağaç. Değirmenlerde tahılın bitmesini haber veren, taş üzerine sarkan ipe bağlı maden parçaları. Lavabo, banyo. İyi burulmadığı için ne tam burulmuş ne de boğa olarak kalabilmiş öküz. İçinden sarkan tokmağının kenarlara vurmasıyla ses çıkaran madenden araç, kampana. Çanakkale iline bağlı ilçelerden biri. Yarışlık koşularında, sayı dönülerini ve son dönüyü koşuculara bildirmek için, dönü başlarında çalışan çan. Yumruk oyunu dönemlerinin başlangıç ve bitimini bildirmek için kullanılan uyarıcı. Araba tekerlerinde biriken çamuru temizlemekte kullanılan demir parçası. (Yukarıkaşıkara Yalvaç Isparta). Elâzığ kenti, Çan nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
KARAKOÇAN
Elâzığ iline bağlı ilçelerden biri.
GEMESIÇAN
Tarla faresi.
KULAKAÇAN
İnce, uzun kahverenkli bir böcek.
KARAKAÇAN
Eşek.
GULDÜRGÜNÇAN
Develere takılan büyük çan.
YAPRAKAÇAN
Mart başında esen yel.
GÖNÜLAÇAN
Ardahan şehrinde, Eminbey bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Bingöl kenti, Servi bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
KAÇKAÇAN
Saksağan.
KULAĞAKAÇAN
Düz kanatlılardan, karnında çatal biçiminde iki uzantı bulunan, meyve ve sebzelere zarar veren otçul bir böcek (Forficula auricularia).
SUYAKAÇAN
Hamur çorbası.
YEREKAÇAN
Havuç.
MURÇAÇAN
Baharda yaprakların açılmasına elverişli biraz sisli hava.
TUMANAKAÇAN
Kapsül.
KREDİAÇAN
Sağladığı bir kredi, mal veya hizmet karşılığında bir para ödenmesini veya bir yükümlülüğün yerine getirilmesini istemeye hakkı olan taraf, kreditör.
PURÇAÇAN
Ağaçlar tomurcuktayken esen ve tomurcukların açılmasını kolaylaştıran yel.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALDANMAK
Görünüşe bakarak yanlış bir yargıya varmak, yanılmak. Hayal kırıklığına uğramak. Havanın birden ısınmasıyla zamansız açan çiçek, soğuk sebebiyle donmak. Bir hileye, bir yalana kanmak. Avunmak, oyalanmak.
ADRENALİN
Hekimlikte damarları daraltma, bronşları açma, kanamaları kesme vb. amaçlarla kullanılan, kan şekerinin yükselmesine yol açan böbrek üstü bezlerinin salgısı.
AYIT
Mine çiçeğigillerden, Akdeniz çevresinde yetişen, mavi, beyaz veya menekşe renginde çiçekler açan, 1-2 metre boyunda bir ağaççık, hayıt (Vitex agnus-castus).
AĞBENEK
Ağ görünüşünde olan, arpa yapraklarına yerleşerek oldukça önemli zararlara yol açan, açık veya koyu kahverengi asklı mantar. Bu mantarın yol açtığı ekin hastalığı.
ANAHTARCI
Anahtar yapan, satan veya onaran kimse, açkıcı. Kapı, kasa vb. yerlere anahtar uydurarak hırsızlık yapan kimse. Kilitli kapıları açan kimse, çilingir.
ARSENİK
Atom numarası 33, atom ağırlığı 74,91, yoğunluğu 5,7 olan, atmosfer basıncı altında 450 °C'de süblimleşen, maden filizlerinde çok yaygın bulunan, metal görünümünde basit element, sıçanotu, zırnık (simgesi As).
AÇELYA
Kokusuz, güzel renkli çiçekler açan bir bitki (Rhododendron).
AYVACIK
Çanakkale iline bağlı ilçelerden biri. Samsun iline bağlı ilçelerden biri.
BAHAR
İlkbahar. Bu mevsimde ağaçlarda açan çiçekler ve yapraklar. Baharat. Gençlik dönemi.
BAKTERİ
Toprakta, suda, canlılarda bulunan, çürüme, mayalanma veya hastalıklara yol açan, küresel, silindirimsi, kıvrık biçimli olan, bölünerek çoğalan, klorofilsiz, tek hücreli canlı.
BAKIŞIM
İki veya daha çok şey arasında konum, biçim ve belirli bir eksene göre ölçü uygunluğu, simetri. Eksen olarak alınan bir doğrudan, benzer noktaları karşılıklı olarak aynı uzaklıkta bulunan iki benzer parçanın birbirine göre olan durumu, tenazur, simetri.
ASTAR
Giyecek, perde, çanta, ayakkabı vb. şeylerde, kumaşın veya derinin iç tarafına geçirilen ince kat. Sıvanacak, boyanacak yerlere boyadan önce sürülen kat. Gemicilikte bir şeyi sağlamlaştırmak için kullanılan bez, halat, ağaç vb.
AKSESUAR
Bir aletin, bir makinenin işlevine katılmayan ancak kendine özgü ayrı bir yararı bulunan alet, araç veya nesne. Konunun gerektirdiği ölçüde kullanılan, bir sahne içinde yer alan veya oyuncunun dekor gereği kullandığı çeşitli eşya. Giysiyi bütünleyen çanta, kemer, şapka, eldiven, mücevher vb. eşya.
AKBABAGİLLER
Gündüz yırtıcıları alt takımının, kanatları geniş ve büyük olan, iyi uçan büyük kuşları içine alan bir familyası.
BAHRİ
Denizle ilgili. Uzun boyunlu, sivri gagalı, boynunun önü ve göğsü parlak beyaz olan, alçaktan ve hızlı uçan, suya bağımlı bir tür kuş (Podiceps cristatus).
ATKARACALAR
Çankırı iline bağlı ilçelerden biri.
ACEMBORUSU
Canlı kırmızı renkli çiçek açan, uzun boylu bir tür süs bitkisi (Bignonia radicams).
AKŞAMSEFASI
İki çeneklilerden, gece açan küçük kokulu çiçekleri olan, otsu bir bitki, gecesefası (Mirabilis jalapa).
AKTAVŞAN
Bir cins iri çöl sıçanı (Jaculus).
ANTİKA
Tarihsel bir döneme ait olan. Mendil, örtü, yatak çarşafı vb. bezlerin kenarlarına paralel ipliklerden bir bölümü çekilip dikey olanların ikisi, üçü bir arada tire ile sarılarak yapılmış olan diş diş süs, sıçandişi. Genele, olağana, geleneğe aykırı, acayip, tuhaf, çarliston marka. Eski çağlardan kalma eser. Antik.