ÇAR ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "çar" olan, toplam 257 adet kelime bulunmaktadır. çar ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu çar ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde çar olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

ÇARPIKLAŞTIRILMAK

16 harfli kelimeler

ÇARKIFELEKGİLLER, ÇARPIKLAŞTIRILMA, ÇARPIŞTIRABİLMEK

15 harfli kelimeler

ÇARPIKLAŞTIRMAK, ÇARPIŞTIRABİLME, ÇARPITILABİLMEK

14 harfli kelimeler

ÇARPIKLAŞTIRMA, ÇARPIŞTIRILMAK, ÇARPITILABİLME, ÇARPTIRABİLMEK

13 harfli kelimeler

ÇARESİZCESİNE, ÇARIKMAHMUTLU, ÇARIKSARAYLAR, ÇARPILABİLMEK, ÇARPILIVERMEK, ÇARPIŞABİLMEK, ÇARPIŞIVERMEK, ÇARPIŞTIRILMA, ÇARPITABİLMEK, ÇARPTIRABİLME

12 harfli kelimeler

ÇARESİZLİKLE, ÇARIKKARALAR, ÇARMIKLANMAK, ÇARPIKLAŞMAK, ÇARPILABİLME, ÇARPILIVERME, ÇARPIŞABİLME, ÇARPIŞIVERME, ÇARPIŞTIRMAK, ÇARPITABİLME, ÇARPTIRILMAK, ÇARPUŞTURMAK, ÇARŞAFLANMAK, ÇARŞAFLATMAK, ÇARŞAFSIZLIK

11 harfli kelimeler

ÇARDAKBELEN, ÇARDIMÇANAK, ÇARHACIBAŞI, ÇARIKBOZDAĞ, ÇARIKÇORABI, ÇARIKLIBAŞI, ÇARMIKLAMAK, ÇARPABİLMEK, ÇARPAYAZMAK, ÇARPIKLAŞMA, ÇARPINLAMAK, ÇARPINTISIZ, ÇARPIŞILMAK, ÇARPIŞTIRMA, ÇARPITILMAK, ÇARPIVERMEK, ÇARPTIRILMA, ÇARŞAFÇILIK, ÇARŞAFLAMAK, ÇARŞAFLANMA, ÇARŞAFLATMA

10 harfli kelimeler

ÇARDAKBAĞI, ÇARDAKBAŞI, ÇARDAKÇATI, ÇARESİZLİK, ÇARHIFELEK, ÇARIKBALLI, ÇARIKÇILIK, ÇARIKTEKKE, ÇARKÇIBAŞI, ÇARKDEMİRİ, ÇARKIFELEK, ÇARPABİLME, ÇARPALAMAH, ÇARPALAMAK, ÇARPANLAMA, ÇARPAYAZMA, ÇARPICILIK, ÇARPILAMAK, ÇARPINTILI, ÇARPIŞILMA, ÇARPITILIŞ, ÇARPITILMA, ÇARPIVERME, ÇARPLAŞMAK, ÇARPMATELİ, ÇARPTIRMAK, ÇARŞAFLAMA, ÇARŞIBİLİR

9 harfli kelimeler

ÇARAMBULA, ÇARCAVLAK, ÇARDAKKÖY, ÇARDAKÖZÜ, ÇARDAKSIZ, ÇARESİZCE, ÇARHAVELİ, ÇARHETRAF, ÇARIKAĞAZ, ÇARKÇILIK, ÇARKIPARE, ÇARLANMAK, ÇARLİSTON, ÇARPIKLIK, ÇARPILMAK, ÇARPINMAK, ÇARPIŞMAK, ÇARPITMAK, ÇARPİNMAK, ÇARPMASIZ, ÇARPTIRIŞ, ÇARPTIRMA, ÇARŞAFLIK, ÇARŞAFSIZ, ÇARŞIBAŞI, ÇARŞICUMA, ÇARŞIRLIK, ÇARŞURMAK

8 harfli kelimeler

ÇARÇABUK, ÇARDACIK, ÇARDAKLI, ÇARDALIK, ÇARDAMAN, ÇARHATUN, ÇARHITÇA, ÇARIKKÖY, ÇARIKLAR, ÇARIKLIK, ÇARIKSIZ, ÇARINMAK, ÇARKTAŞI, ÇARLAKLI, ÇARMIHLI, ÇARNAÇAR, ÇARPACAK, ÇARPANAK, ÇARPAŞIH, ÇARPAŞIK, ÇARPAŞUH, ÇARPIKÇA, ÇARPILAN, ÇARPILIM, ÇARPILIŞ, ÇARPILMA, ÇARPINMA, ÇARPINTI, ÇARPIŞIK, ÇARPIŞMA, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

ÇARAMİH, ÇARASIZ, ÇARÇARI, ÇARDÖNÜ, ÇARESİZ, ÇAREVİÇ, ÇARGALA, ÇARHACI, ÇARHALA, ÇARHEVİ, ÇARIKÇI, ÇARIKLI, ÇARINDI, ÇARKACI, ÇARKANA, ÇARKATI, ÇARKÖŞE, ÇARKSIZ, ÇARKYEL, ÇARPALA, ÇARPANA, ÇARPICI, ÇARPILI, ÇARPMAK, ÇARŞILI

6 harfli kelimeler

ÇARBAK, ÇARÇAK, ÇARÇAR, ÇARÇEL, ÇARÇUR, ÇARDAĞ, ÇARDAH, ÇARDAK, ÇARDAŞ, ÇARDIN, ÇARGAH, ÇARGAT, ÇARHAT, ÇARHIT, ÇARİÇE, ÇARKÇI, ÇARKIT, ÇARKLI, ÇARKOŞ, ÇARLAN, ÇARLIK, ÇARMAH, ÇARMAK, ÇARMAN, ÇARMIH, ÇARMIK, ÇARMUH, ÇARMUK, ÇARNAH, ÇARNAK, Devamını Oku »»

5 harfli kelimeler

ÇARAK, ÇARAL, ÇARAN, ÇARAŞ, ÇARÇÜ, ÇARGA, ÇARGI, ÇARIH, ÇARIK, ÇARIT, ÇARKA, ÇARKI, ÇARKO, ÇARMA, ÇAROH, ÇARPI, ÇARŞI, ÇARŞİ, ÇARŞU

4 harfli kelimeler

ÇARA, ÇARÇ, ÇARE, ÇARH, ÇARI, ÇARİ, ÇARK, ÇARP, ÇARS, ÇART

3 harfli kelimeler

ÇAR

Bazı kelimelerin anlamları

ÇAR

Rus imparatorlarına ve Bulgar krallarına verilen unvan. Çarşaf, siyah üstlük. Bel bağı. Süt süzmeye yarayan aygıt. Tartı. Saman sepeti. Bozuk para. Memeli hayvanların kızgınlık zamanlarında ve doğumları yaklaşınca dişilik organlarından akan sıvı. Dört. Baş örtüsü. Yazma, tülbent gibi baş örtülerinin genel adı. Rus imparatorlarına verilen san. Oğlan evine giden gelinin, vücuduna sarılan örtü. (Çukurören Güdül Ankara). Başörtüsü. (Hüyüklü, Yağcılar Yalvaç Isparta) (car) : (Yeşilköy Gelendost Isparta) (çargat) : (Küllük Iğdır Kars) (çarpı) : (Köke Gelendost Isparta) (çarpu) : (Gücüllü Yalvaç Isparta). Baş örtüsü, çarşaf.

ÇARPIKLAŞTIRILMA

Çarpıklaştırılmak işi.

ÇARIKSARAYLAR

Isparta ili, Şarkikaraağaç belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

ÇARKIFELEKGİLLER

Ayrı çanak yapraklı iki çeneklilerden, örneği çarkıfelek olan bir bitki familyası.

ÇARPITILABİLME

Çarpıtılabilmek işi.

ÇARPILABİLMEK

Çarpılma imkânı veya olasılığı bulunmak.

ÇARPIKLAŞTIRMAK

Çarpık duruma getirmek.

ÇARESİZCESİNE

Çaresizce.

ÇARPIŞTIRILMAK

Çarpışmaları sağlanmak.

ÇARPIKLAŞTIRILMAK

Çarpık duruma getirilmek.

ÇARPITILABİLMEK

Çarpıtılma olasılığı bulunmak.

ÇARPIŞTIRABİLMEK

Çarpıştırma imkânı veya olasılığı bulunmak.

ÇARPIŞTIRABİLME

Çarpıştırabilmek işi.

ÇARIKMAHMUTLU

Manisa şehri, Kula ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

ÇARPTIRABİLMEK

Çarptırma imkânı veya olasılığı bulunmak.

ÇARPIKLAŞTIRMA

Çarpıklaştırmak işi.

  -   -   -  

Anlamında ÇAR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÇAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALAÇIK

Üzeri dal ve hasırla örtülmüş kulübe, çardak. Keçeden yapılmış olan çadır.

ALKARISI

Lohusalara musallat olarak onları boğduğuna inanılan görüntü, çarşamba karısı.

ACI

Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.

BAROGRAF

Bir hava taşıtının uçarken izlediği yolun yüksekliklerini çizgi hâlinde göstermeye veya işaretlemeye yarayan alet. Basınçyazar.

ARASTA

Çarşılarda veya alışveriş bölgelerinde aynı işi yapan esnafın bir arada bulunduğu bölüm.

AYRIK

Ayrılmış. Ayrık otu. Düzgün ve uygun olmayan, çarpık. Ayrı tutulan, başkalarına benzemeyen, ayrıcalı, müstesna. Kural dışı.

APIŞAK

Bacaklarını açarak yürüyen, ayrık bacaklı.

ALLEM

"Bir işi istediği duruma getirmek için her türlü kurnazca çareye başvurmak" anlamıyla allem etmek, kallem etmek sözünde geçer.

ANIT

Önemli bir olayın veya büyük bir kişinin gelecek kuşaklarca tarih boyunca anılması için yapılan, göze çarpacak büyüklükte, sembol niteliğinde yapı, abide. Önemi ve değeri çok olan eser veya kişi.

ATIŞ

Atma işi. Kalp ya da nabzın vuruşu, çarpışı.

ASMA

Asmak işi. Belirli bir tür üzüm veren bitki (Vitis). Asmagillerden, dalları çardak üzerine yayılan üzüm vb. bitkiler. Asılmış, asılı.

ANTİKA

Tarihsel bir döneme ait olan. Mendil, örtü, yatak çarşafı vb. bezlerin kenarlarına paralel ipliklerden bir bölümü çekilip dikey olanların ikisi, üçü bir arada tire ile sarılarak yapılmış olan diş diş süs, sıçandişi. Genele, olağana, geleneğe aykırı, acayip, tuhaf, çarliston marka. Eski çağlardan kalma eser. Antik.

ANATOMİ

İnsan, hayvan ve bitkilerin yapısını ve organlarının birbiriyle olan ilgilerini inceleyen bilim, teşrih. Beden yapısı, gövde yapısı. Bir şeyin oluşumunda göze çarpan özel yapı.

ABRAŞ

Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).

AKSETMEK

Ses bir yere çarpıp geri dönmek, yankılanmak, yankı vermek. Evirmek, tersine çevirmek. Bir ışık veya bir şekil düz ve parlak bir yüzeye çarpıp orada aynen görünmek, yansımak. Ulaşmak, yayılmak, duyulmak.

ANAHTAR

Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.

AKBABA

Akbabagillerden, başı ve boynu çıplak olan, dağlık yerlerde yaşayan, leşle beslenen, çok yüksekten uçarak keskin gözleriyle çok uzakları görebilen, iri ve yırtıcı bir kuş, kerkes (Vultur monachus). İhtiyar. Çıkarı için başkalarını sömüren.

BARİZ

Açık, göze çarpan, belirgin.

ATMAK

Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Söylemek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Uzatmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Yırtılmak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yalan ya da abartmalı söz söylemek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Koymak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Geri bırakmak, ertelemek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Terk etmek. Değerini eksiltmek. Götürmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. İçki içmek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Rastgele bir kenara koymak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Göndermek, yollamak. Çatlamak. Sille, tokat vurmak.

ABANDONE

Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.