Kelimeler arşivi içinde; başında "çap" olan, toplam 128 adet kelime bulunmaktadır. çap ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu çap ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde çap olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÇAPAÇULLAŞTIRMAK
ÇAPAÇULLAŞTIRMA, ÇAPAKLANABİLMEK, ÇAPRAZLAŞTIRMAK
ÇAPAKLANABİLME, ÇAPALANABİLMEK, ÇAPALAYABİLMEK, ÇAPRAŞIKLAŞMAK, ÇAPRAZLAMASINA, ÇAPRAZLAŞTIRMA
ÇAPALANABİLME, ÇAPALAYABİLME, ÇAPARIZLANMAK, ÇAPRAZPENSESİ
ÇAPAÇULCULUK, ÇAPKINLAŞMAK, ÇAPRAZLAŞMAK
ÇAPAHLANMAK, ÇAPAKBALIĞI, ÇAPAKLANMAK, ÇAPKINLAŞMA, ÇAPRAŞIKLIK, ÇAPRAZLAMAK, ÇAPRAZLAŞMA, ÇAPRAZÖLÇER, ÇAPULACILIK, ÇAPULDATMAK, ÇAPULLANMAK
ÇAPAÇULLUK, ÇAPADÜŞMEK, ÇAPAKESERİ, ÇAPAKLANIŞ, ÇAPAKLANMA, ÇAPALANMAK, ÇAPALATMAK, ÇAPARAZLUH, ÇAPARCILIK, ÇAPARIZLIK, ÇAPRAZGAGA, ÇAPRAZLAMA, ÇAPRAZNARI, ÇAPRAZVARİ, ÇAPULCULUK, ÇAPULDAMAK, ÇAPULLAMAK, ÇAPULLANMA, ÇAPUTKESEN
ÇAPAAĞACI, ÇAPACILIK, ÇAPAÇULCU, ÇAPAKTOZU, ÇAPALAMAK, ÇAPALANIŞ, ÇAPALANMA, ÇAPALATMA, ÇAPALAYIŞ, ÇAPANAKLI, ÇAPANOĞLU, ÇAPARKAYI, ÇAPKINLIK, ÇAPRAŞMAK, ÇAPRAZLIK, ÇAPRAZMAK, ÇAPSIZLIK, ÇAPTIRMAK, ÇAPTIRMIŞ, ÇAPULLAMA, ÇAPUTLAMA
ÇAPAKSIZ, ÇAPALAMA, ÇAPARKIR, ÇAPÇEKME, ÇAPKIMAK, ÇAPKINCA, ÇAPLAMAK, ÇAPRAŞIK, ÇAPRAŞMA, ÇAPULACI, ÇAPUŞMAK
ÇAPAÇUL, ÇAPAKLI, ÇAPALAH, ÇAPANAK, ÇAPANER, ÇAPARAZ, ÇAPARIS, ÇAPARIZ, ÇAPAROZ, ÇAPASIZ, ÇAPKIMA, ÇAPLAMA, ÇAPULCU, ÇAPUTÇU, ÇAPUTLU
ÇAPACI, ÇAPALA, ÇAPALI, ÇAPANA, ÇAPARA, ÇAPARİ, ÇAPBİK, ÇAPCAK, ÇAPÇAK, ÇAPÇIK, ÇAPKIN, ÇAPMAK, ÇAPRAK, ÇAPRAZ, ÇAPSIZ, ÇAPŞAK, ÇAPULA, ÇAPURT
ÇAPAH, ÇAPAK, ÇAPAN, ÇAPAR, ÇAPCI, ÇAPÇI, ÇAPLA, ÇAPLI, ÇAPMA, ÇAPRI, ÇAPUK, ÇAPUL, ÇAPUR, ÇAPUT
ÇAPA
ÇAP
ÇAP
Cisimlerin genişliği, kutur. Bozuk, eğri, dolaşık, aykırı bir biçimde. Uç noktaları dairenin çevresi üzerinde bulunan ve çemberin merkezinden geçen doğru parçası. Yapının veya arsanın boyutlarını ve sınırlarını gösteren harita. Büyüklük. Ölçü, ölçek. Bilgi, deneyim ve yeteneklerin tümü, kalibre. Bozuk, eğri, dolaşık, aykırı.
ÇAPAÇULLAŞTIRMAK
Çapaçul duruma getirmek.
ÇAPALANABİLMEK
Çapalanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇAPAÇULLAŞTIRMA
Çapaçullaştırmak işi.
ÇAPALAYABİLMEK
Çapalama imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇAPAKLANABİLME
Çapaklanabilmek işi.
ÇAPAÇULCULUK
Çapaçulcu olma durumu. Kılık kıyafete özen göstermeyişi âdet edinme.
ÇAPAKLANABİLMEK
Çapaklanma olasılığı bulunmak.
ÇAPRAZLAŞTIRMAK
Çaprazlaşmasına yol açmak.
ÇAPARIZLANMAK
Güç, karışık bir hale gelmek.
ÇAPRAŞIKLAŞMAK
Çapraşık duruma gelmek.
ÇAPRAZLAMASINA
Çaprazlama.
ÇAPALAYABİLME
Çapalayabilmek işi.
ÇAPALANABİLME
Çapalanabilmek işi.
ÇAPRAZPENSESİ
Testere dişlerini belli bir oranda bilemekte kullanılan aygıt. (Aksaray Niğde).
ÇAPRAZLAŞTIRMA
Çaprazlaştırmak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇAP geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AYKIRI
Alışılmışa, doğru olarak kabul edilmişe uygun olmayan, karşıt, ters, mugayir, muhalif. Toplumda görüş ve yaşayış biçimiyle uçlarda bulunan (kimse), marjinal. Çapraz, ters. Gidilen yol üzerinde olmayıp gidiş yönüne ters düşen. Bütün noktaları aynı düzlemde bulunmayan.
AÇIKLIK
Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.
ÇAPALAMA
Çapalamak işi.
BALYEMEZ
Kara ve deniz savaşlarında kullanılan, orta çapta, uzun menzilli, tunçtan top.
ADAPTÖR
Bir aletin çapları birbirinden farklı olan parçalarından birini ötekine geçirebilmek için yararlanılan bağlayıcı. Aygıtın kullanabileceği düzeye göre elektrik akımını ayarlayan alet, uyarlayıcı.
ÇAPAKSIZ
Çapağı olmayan.
BROVNİNG
Namlusu 7,65 milimetre çapında olan otomatik tabanca.
ÇAPAKLI
Çapağı olan.
ÇAPACI
Çapa ile çalışan işçi.
ÇAPA
Tarlalarda toprağı işlemek için kullanılan ağaç veya demir saplı kazı aracı. Çapalama işi.
AKIN
Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması. Düşman topraklarına tedirgin etme, yıldırma, çapul vb. amaçlarla toplu olarak yapılmış olan baskın. Gol atmak veya sayı yapmak amacıyla karşı takımın sahasına doğru genellikle topluca girişilen hücum. Kazak ve Kırgız Türklerinin saz şairlerine verdiği ad.
BEZ
Pamuk ya da keten ipliğinden yapılmış olan dokuma, çaput. Herhangi bir cins kumaş. Kumaş veya dokumadan yapılmış. İçinden geçen kandan veya öz sudan bazı maddeler ayırarak salgı oluşturan organ. Herhangi bir iş için kullanılan dokuma. Pamuktan, düz dokuma.
ÇAPACILIK
Çapacının yaptığı iş.
AĞIR
Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.
AKŞIN
Doğuştan boya maddesi bulunmadığı için kıllarında ve gözlerinde, bazen de derisinde ak olan (hayvan veya insan), çapar, albinos.
ÇAPAKLANMAK
Çapak oluşmak.
ÇAMÇAK
Ağaçtan oyularak yapılmış kulplu su kabı, çapçak. Köpüklenerek akma.
AĞ
İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.
ÇAPAKLANMA
Çapaklanmak işi.
CAMADAN
Çapraz düğmeli, ipek veya sırma işlemeli bir tür kısa yelek. Dört köşe yelkenleri boğarak yüzeylerini küçültme işi.