Sonu ÖZER ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "özer" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. Sonu özer ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında özer olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde özer olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

8 harfli kelimeler

BUZÇÖZER, DAŞGÖZER, TAŞGÖZER

7 harfli kelimeler

GÜLÖZER, TEKÖZER

5 harfli kelimeler

GÖZER, ÇÖZER, KÖZER, SÖZER

4 harfli kelimeler

ÖZER

Bazı kelimelerin anlamları

ÖZER

Yiğit, doğru kimse. Yozgat şehrinde, Akdağmadeni belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

BUZÇÖZER

Buzu çözen, donmayı önleyen alet.

TAŞGÖZER

Tahılın taşını ayıklamaya yarayan büyük delikli kalbur.

ÇÖZER

Büyük kalbur. (Güllüce Gümüşhacıköy Amasya).

KÖZER

Dövülmüş buğday ve saman elemeye yarayan iri gözlü kalbur. İyice dövülerek kabuğundan ayrılmamış buğday başakları, harman altı. Gören kimse.

TEKÖZER

Özü benzersiz nitelikler taşıyan erkek.

SÖZER

Sözünde duran kimse.

GÜLÖZER

Gül gibi özü doğru ve dürüst olan.

DAŞGÖZER

Arpa ve buğdayı samandan ayırmaya yarayan büyük delikli kalbur: Bizim arpa daşgözeri sizdedi, getisen.

GÖZER

Buğday, toprak vb.nin elendiği iri gözlü kalbur.

  -   -   -  

Anlamında ÖZER bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÖZER geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÖZERKLEŞTİRME

Özerkleştirmek işi.

DOĞMA

Doğmak işi. Doğmuş. Ortaya çıkan, kaynaklanan, meydana gelen. Güneş, Ay ve yıldızların gözerimi üstüne çıkması.

DEFROSTER

buzçözer.

BAĞIMLI

Başka bir şeyin istemine, gücüne veya yardımına bağlı olan, özgürlüğü, özerkliği olmayan, tabi. Bir kimseye veya şeye maddi veya manevi yönden aşırı bağlı olan. Sigara, uyuşturucu madde vb. kötü alışkanlıklara aşırı derecede düşkün, müptela.

ÖZERKLEŞME

Özerkleşmek durumu.

BASBAŞI

Gözerin üstüne gelen tohumluk iri buğday.

BAŞUCU

ve gök b. Yeryüzünde bir noktada çekülün gösterdiği doğrultunun gökyüzüne doğru olan yönü. Yeryüzünün herhangi bir noktasında, çekül doğrultusunda kalan yön. Yeryüzünde ayakta duran bir insanın tepesi doğrultusunda sonsuz uzakta bulunan nokta. anlamdaş başüstü. Yeryüzündeki bir gözlem noktasından geçen düşey doğrultusunun gökyüzünü deldiği iki noktadan gözeriminin üstünde olanı.

ÖZEKÇİLİK

Denetimin gittikçe daha az sayıda ve güç yapısının özek noktasında yer alan kişilerin eline geçmesi, ast küme ya da kişilerin karar bağımsızlığıyla yerel özerkliğinin gittikçe azalması süreci. Bu özelliği gösteren yönetim biçimi.

ÖZERKLEŞMEK

Özerk duruma gelmek.

LARVİVOR

Larvalar özerinden beslenen.

ÜNİVERSİTE

Bilimsel özerkliğe ve kamu tüzel kişiliğine sahip, yüksek düzeyde eğitim, öğretim, bilimsel araştırma ve yayın yapan fakülte, enstitü, yüksekokul vb. kuruluş ve birimlerden oluşan öğretim kurumu, darülfünun.

ÖZERKLEŞTİRMEK

Özerk duruma getirmek, özerklik vermek.

OTONOMİ

Özerklik.

MUHTARİYET

Özerklik.

HİYALÜRONİDAZ

Hiyalüronik asiti eritici enzim, hücreler arasındaki hiyalüronik asiti eritmek suretiyle hücre bağlantısını çözerek dokunun geçirgenliğini arttıran madde.

SAVURKAÇ

Akşamüstü çıkan sert yel : Savurkaç çıkmadan buğdayı gözerledik.

MUHTAR

Köy ve mahallenin yasalarla belirtilmiş işlerini yürütmek için o köy veya mahallede oturanların seçtikleri kimse, köy muhtarı, mahalle muhtarı. Özerk. Her işe burnunu sokan.

OTONOM

Özerk.

DÜNYACILIK

Bireysel katılımı önemli gören, dinin devletten ayrı ve özerk olmasını savunan öğreti, sekülarizm.

KÜZER

Gözer; kûze; boduç.