Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yalım" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yalım ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında yalım olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yalım olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
YAKINLAYALIM
KIZILYALIM
ANLAYALIM
YALIM
YALIM
Alev. Kılıç, bıçak gibi kesici araçların keskin yüzü.
YAKINLAYALIM
Bize gidelim.
KIZILYALIM
Kızıl ateş.
ANLAYALIM
"pay isteyelim" veya "mal, para veya konumdan yararlanalım" anlamında kullanılan bir söz.
Bu bölümde tanımı içerisinde YALIM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALEV
Yanan maddelerin veya gazların türlü biçimlerdeki ışıklı uzantısı, yalım, yalaz, alaz, şule. Kıvılcım. Aşk ateşi. Sıcaklık. Mızrak uçlarına takılan küçük bayrak, flama.
ÇEKENEK
Tüfeğin içindeki sıkıyı çekmek için kullanılan ucu damaklı, burgulu-60-70 santimetre uzunlukta ve yarım santimetre çapında bir demir çubuk: Bizim çiftenin çekeneği yok, bir çekenek ver de sıkıyı boşaltayım. Harmanı tınaz yapmak için, toplamakta kullanılan ağaçtan yapılmış basit bir aygıt: Çekenekle toplayalım.
GARIMAK
Bir kimseyi ya da malı başkasına kötülemek: Hasan, Ahmet'i garıdı. Oyun bozmak: Ayşe'yi oyuna almıyalım. O çok garıyor. İşe yaramaz olmak, eskimek: Hayvanın nalı garıdı, yeniletiver. İşler üst üste yığılmak: İşler garıdı, altından nasıl çıkacağız bakalım. Tarlada ürünler fazlaca olgunlaşıp, kendiliğinden dökülmek, boşa gitmek. Usanmak, bıkmak. Karın. İşkembe. Suya batmak, suya boğmak. Yaşlanmak: Gurumuş, garıhmış kimi yeri çürümüş.
NEYSE
"Önemi yok, olan oldu" anlamında kullanılan bir söz. "Konuyu kapatalım, uzatmayalım, her ne ise" anlamında kullanılan bir söz. "Çok şükür, bereket versin" anlamında kullanılan bir söz.
FARAZA
Diyelim ki, sayalım ki, tutalım ki, varsayalım ki.
SÖYKEMEK
1.Yaslamak, dayamak: Dirseğimi masaya söykedim. 2.Yatar gibi oturmak. 3.Yatırmak, sermek : Merhametsiz adam koca ormanı yere söykemiş. Son vermek : O meseleyi söykemeden başka işe bakmayalım ağalar. Dayamak.
ÖYMEK
Sakız ve benzerleri maddeleri özleştirmek. İki ya da daha çok şeyleri ezerek, yoğurarak iyice birbirine karıştırmak. Karmak : Çamuru öyüp duvara sıvayalım. Sıvı şeyleri sürmek, bulaştırmak : Pekmezi üzerine öğme. Yağ ve benzerleri Maddeler düştüğü yerde yayılıp leke yapmak. Yayılmak, otlamak : Koyunlar öydü. Bozmak : Burası yeni boyandı, çocukların öymemesi için kapıyı kitlemeli. İçine geçmek : Hafif yağan yağmur toprağa iyi öğer. Övmek. Yağ ve benzerleri maddeler düştüğü yerde yayılmak leke bırakmak. Yanmak. Ezmek.
KEZGERE
Teskere : Kezgereyi getir toprak taşıyalım.
ÖYGÜN
Karıştırılmış, yoğrulmuş : Çamur öygün, duvarı sıvayalım.
FARZIMUHAL
Olmayacak, gerçekleşmeyecek bir şeyi olacakmış, gerçekleşecekmiş gibi düşünerek, sayarak. Tutalım ki, sayalım ki, varsayalım ki.
ELPAPA
El üstünde oynanılan taş oyunu: Yaşar gel elpapa oynayalım.
KINCIMAK
Yumru köklü bitkiler sokulurken topraktan kökü ile çıkmamak, sıyrılıp kopmak. Mızıkçılık etmek : Onu oyuna sokmayalım, çabuk kıncır. Yumuşak nesne iki sert cisim arasında ezilmek, patlamak: Bisikletin iç lastiği kıncıdı.
ÇIVGARLAMAK
Bir çift öküzün önüne bir çift daha koşmak: Bizim hayvanlar çekmedi, senin atları da getir de çıvgarlayalım.
SELAMAK
Sallamak : Şu dalı sela da bir toplayalım.
KIRKCIK
Saklambaç oyunu : Haydi arkadaşlar kırkcık oynıyalım.
ŞULE
Alev, yalım.
GAHLAMAK
Dilimlere ayırmak: Gel beraberce şu elmaları gahlayalım. Koşulu öküz veya mandayı sürmek, sevketmek. Taklamak.
SÜREĞEÇ
Çocuğu yürümeye alıştırmaya yarayan, tahtadan yapılmış tekerlekli bir çeşit araba, yürüteç. Harman toplamaya yarayan tahta araç : Süreğeçleri alın da harman toplıyalım. Çarkın urganını yağlamak için kullanılan ziftti bez. Bulaşık bezi, paçavra. Yıkanırken kir çıkarmak için kullanılan örgü ya da bez kese.
KİLEYDEN
Yeniden : Oyuna kileyden başlayalım.
EVE
Oyunda ebe: Gelin saklambaç oynayalım, men ebe olacağım. Acele, çabuk. Evvel.