Kelimeler arşivi içinde; başında "yalın" olan, toplam 52 adet kelime bulunmaktadır. yalın ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu yalın ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yalın olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
YALINYALBURDAK, YALINLAŞTIRMAK, YALINLANDIRMAK
YALINYALPIDAK, YALINLIGEDİĞİ, YALINLAŞTIRMA
YALINLATMAK, YALINLAŞMAK, YALINDAMLAR, YALINLANMAK
YALINKAVAK, YALINKILIÇ, YALINKOLLU, YALINLAMAK, YALINLAŞLI, YALINÇEVRE, YALINLAŞMA, YALINBUDAK
YALINLAMA, YALINKUYU, YALINTEPE, YALINKAYA, YALINYAZI, YALINAĞAÇ, YALINISÇA, YALINGÖZE, YALINAYAH, YALINAYAK
YALINKAŞ, YALINALP, YALINTAŞ, YALINSAZ, YALINSAK, YALINMAK, YALINLIK, YALINCAK, YALINDAL, YALINDAM, YALINDÜZ, YALINGAÇ, YALINGAT, YALINGÖZ, YALINKAT
YALINCA, YALINLI, YALINAY, YALINGI, YALINIS, YALINAH, YALINIZ
YALINÇ
YALIN
YALIN
Alev. Çıplak, kınından çıkmış. Gösterişsiz, süssüz, sade (söz, yazı).
YALINLATMAK
Alevlendirmek.
YALINLAŞMAK
Sadeleşmek, yalın duruma gelmek.
YALINLAMAK
Soymak. Alevlendirmek. Yara üstünü kavli çakmakla dağlamak. Yalan söylemek, kandırmak. Soymak, çalmak.
YALINLANDIRMAK
Alevlendirmek.
YALINYALPIDAK
Gelişigüzel.
YALINLANMAK
Parlamak, ışıldamak, ışık saçmak, alevlenmek.
YALINLAŞTIRMA
Yalınlaştırmak işi.
YALINYALBURDAK
Gelişigüzel. Olup olacağı.
YALINLAŞTIRMAK
Yalınlaşma işini yaptırmak.
YALINKILIÇ
Mardin şehri, Kızıltepe belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
YALINKAVAK
Batman şehrinde, Oğuz bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Gümüşhane şehri, Torul belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
YALINDAMLAR
Elâzığ şehri, Hankendi nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
YALINLIGEDİĞİ
Antalya şehrinde, Bozova nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
YALINKOLLU
Tek kulplu küçük testi.
YALINLAŞLI
Yalınlanan, parlayan, ışıklı.
Bu bölümde tanımı içerisinde YALIN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇIPLAK
Üstünde bulunması gereken giysi, örtü vb. bulunmayan, üryan, nü, cıbıl, cıbıldak. İçinde gerekli eşya bulunmayan. Saçsız (baş). Yoksul (kimse). Yalın, süssüz. Üzerinde yaprak olmayan. Soyunmuş durumda olan vücudun resmi, nü.
İNDİRGEMEK
Daha kolay ve yalın duruma getirmek. Bir işlemi daha kısa veya daha yalın bir biçime sokmak, irca etmek. Bir maddenin oksijenini alarak oksit özelliğini yok etmek, irca etmek.
DAL
Ağacın gövdesinden ayrılan kollardan her biri. Canlıların bölümlenmesinde, sınıfların bir araya gelmesiyle oluşan birlik, şube. Çıplak, yalın. Arka, sırt. Bir bilim alanının içinde yer alan ana bilim dalında alt alanı. Branş. Boyun, ense. Kol. Omuz.
DÖNÜŞÜMCÜLÜK
Yaşayan türlerin yalın biçimlerden karmaşık biçimlere doğru gelişerek ortaya çıktığını -öne süren- öğreti, transformizm.
NESNE
Belli bir ağırlığı ve hacmi, rengi olan her türlü cansız varlık, şey, obje. Öznenin dışında kalan her konu, obje. Geçişli fiili bütünleyen yalın veya belirtme durumunda bulunan tümleç.
DÜPEDÜZ
Çok düz ve doğru bir biçimde, dümdüz olarak. Yalın, basit, süssüz, sade bir biçimde. Başka bir amaç gütmeden, açıktan açığa, açıkçası, gerçekten.
GERİLEME
Gerilemek işi. Gelişimin daha erken dönemlerine geri dönme. Geri çekilme, ricat. Sonuçlardan ilkelere, etkilerden sebeplere ve birleşiklerden yalınçlara doğru usa vurma işlemi. Kavrama yeteneğinin giderek zayıflaması durumu. Bir dokunun, bir organın değişim geçirmemesi veya bir yapının basitleşmesi.
DALTABAN
Yalın ayak (kimse). Aşağılık, serseri.
AYRIŞMAK
Birbirinden ayrılmak, birliği bozulmak. Moleküller, türlü etkenler sebebiyle geçici olarak daha yalın atom veya moleküllere bölünmek.
BİRLİK
Tek, bir olma durumu, vahdaniyet. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması. Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet. Bir arada olma durumu, vahdet. Bölünmezliği içeren yalın bütün. En büyük değerdeki nota, dört dörtlük. Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek.
AYRIŞMA
Ayrışmak işi. Moleküllerin, türlü etkenlerle geçici olarak daha yalın atom ve moleküllere bölünmesi, inhilal.
MERASİMSİZ
Törensiz. Resmî davranıştan uzak, yalın, sade.
NOMİNATİF
Yalın durum.
DÜZ
Yatay durumda olan, eğik ve dik olmayan. Düz rakı. Engebesiz olan yer, düzlük, ova. Kıvırcık ya da dalgalı olmayan (saç). Yüzeyinde girinti çıkıntı olmayan, müstevi. Kıvrımlı olmayan, doğru, stabil. Yalın, sade, süssüz. Kısa ökçeli, ökçesiz (ayakkabı). Yayvan, altı derin olmayan. Çizgisiz, desensiz ve tek renkli.
İLKEL
İlk durumunda kalmış olan, gelişmesinin başında bulunan, iptidai, primitif. Sanatta yalın bir nitelik gösteren, yapmacıksız olan, primitif. Zaman bakımından en eski olan, iptidai, primitif. Basit, karmaşık olmayan. Eğitimsiz, kültürsüz, görgüsüz. Özellikle XIV-XV. yüzyıllarda İtalyan ressamlarına, Orta Çağ sonlarında Avrupa ressamlarına verilen ad.
GÜLDÜRÜ
Güldürme özelliği olan şey. İlkel, yalın güldürme ögelerinden yararlanan, bazen inanırlığın sınırını aşan, güldürmeyi amaç edinen sahne eseri, komedi, fars.
KİPLİK
Önermelerin yalın, belkili veya mecburi olma nitelikleri.
DALKILIÇ
Kılıcını çekmiş olarak, yalın kılıç.
MÜCERRET
Soyut. Katışık ve karışık olmayan. Evlenmemiş, bekâr. Yalın durum.
AYIRAN
Işığı yalın ögelerine ayırma özelliği olan.