YALIN ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "yalın" olan, toplam 52 adet kelime bulunmaktadır. yalın ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu yalın ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yalın olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

YALINYALBURDAK, YALINLAŞTIRMAK, YALINLANDIRMAK

13 harfli kelimeler

YALINYALPIDAK, YALINLIGEDİĞİ, YALINLAŞTIRMA

11 harfli kelimeler

YALINLATMAK, YALINLAŞMAK, YALINDAMLAR, YALINLANMAK

10 harfli kelimeler

YALINKAVAK, YALINKILIÇ, YALINKOLLU, YALINLAMAK, YALINLAŞLI, YALINÇEVRE, YALINLAŞMA, YALINBUDAK

9 harfli kelimeler

YALINLAMA, YALINKUYU, YALINTEPE, YALINKAYA, YALINYAZI, YALINAĞAÇ, YALINISÇA, YALINGÖZE, YALINAYAH, YALINAYAK

8 harfli kelimeler

YALINKAŞ, YALINALP, YALINTAŞ, YALINSAZ, YALINSAK, YALINMAK, YALINLIK, YALINCAK, YALINDAL, YALINDAM, YALINDÜZ, YALINGAÇ, YALINGAT, YALINGÖZ, YALINKAT

7 harfli kelimeler

YALINCA, YALINLI, YALINAY, YALINGI, YALINIS, YALINAH, YALINIZ

6 harfli kelimeler

YALINÇ

5 harfli kelimeler

YALIN

Bazı kelimelerin anlamları

YALIN

Alev. Çıplak, kınından çıkmış. Gösterişsiz, süssüz, sade (söz, yazı).

YALINLIGEDİĞİ

Antalya şehrinde, Bozova nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

YALINLAŞLI

Yalınlanan, parlayan, ışıklı.

YALINKOLLU

Tek kulplu küçük testi.

YALINLAŞTIRMAK

Yalınlaşma işini yaptırmak.

YALINLATMAK

Alevlendirmek.

YALINLAŞMAK

Sadeleşmek, yalın duruma gelmek.

YALINDAMLAR

Elâzığ şehri, Hankendi nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

YALINLAMAK

Soymak. Alevlendirmek. Yara üstünü kavli çakmakla dağlamak. Yalan söylemek, kandırmak. Soymak, çalmak.

YALINKILIÇ

Mardin şehri, Kızıltepe belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

YALINLAŞTIRMA

Yalınlaştırmak işi.

YALINLANDIRMAK

Alevlendirmek.

YALINKAVAK

Batman şehrinde, Oğuz bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Gümüşhane şehri, Torul belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

YALINYALBURDAK

Gelişigüzel. Olup olacağı.

YALINLANMAK

Parlamak, ışıldamak, ışık saçmak, alevlenmek.

YALINYALPIDAK

Gelişigüzel.

  -   -   -  

Anlamında YALIN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YALIN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

İLKEL

İlk durumunda kalmış olan, gelişmesinin başında bulunan, iptidai, primitif. Sanatta yalın bir nitelik gösteren, yapmacıksız olan, primitif. Zaman bakımından en eski olan, iptidai, primitif. Basit, karmaşık olmayan. Eğitimsiz, kültürsüz, görgüsüz. Özellikle XIV-XV. yüzyıllarda İtalyan ressamlarına, Orta Çağ sonlarında Avrupa ressamlarına verilen ad.

DALKILIÇ

Kılıcını çekmiş olarak, yalın kılıç.

DÜZ

Yatay durumda olan, eğik ve dik olmayan. Düz rakı. Engebesiz olan yer, düzlük, ova. Kıvırcık ya da dalgalı olmayan (saç). Yüzeyinde girinti çıkıntı olmayan, müstevi. Kıvrımlı olmayan, doğru, stabil. Yalın, sade, süssüz. Kısa ökçeli, ökçesiz (ayakkabı). Yayvan, altı derin olmayan. Çizgisiz, desensiz ve tek renkli.

AYRIŞMA

Ayrışmak işi. Moleküllerin, türlü etkenlerle geçici olarak daha yalın atom ve moleküllere bölünmesi, inhilal.

NOMİNATİF

Yalın durum.

DALTABAN

Yalın ayak (kimse). Aşağılık, serseri.

DÜPEDÜZ

Çok düz ve doğru bir biçimde, dümdüz olarak. Yalın, basit, süssüz, sade bir biçimde. Başka bir amaç gütmeden, açıktan açığa, açıkçası, gerçekten.

MERASİMSİZ

Törensiz. Resmî davranıştan uzak, yalın, sade.

AYIRAN

Işığı yalın ögelerine ayırma özelliği olan.

MÜCERRET

Soyut. Katışık ve karışık olmayan. Evlenmemiş, bekâr. Yalın durum.

DAL

Ağacın gövdesinden ayrılan kollardan her biri. Canlıların bölümlenmesinde, sınıfların bir araya gelmesiyle oluşan birlik, şube. Çıplak, yalın. Arka, sırt. Bir bilim alanının içinde yer alan ana bilim dalında alt alanı. Branş. Boyun, ense. Kol. Omuz.

BİRLİK

Tek, bir olma durumu, vahdaniyet. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması. Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet. Bir arada olma durumu, vahdet. Bölünmezliği içeren yalın bütün. En büyük değerdeki nota, dört dörtlük. Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek.

GERİLEME

Gerilemek işi. Gelişimin daha erken dönemlerine geri dönme. Geri çekilme, ricat. Sonuçlardan ilkelere, etkilerden sebeplere ve birleşiklerden yalınçlara doğru usa vurma işlemi. Kavrama yeteneğinin giderek zayıflaması durumu. Bir dokunun, bir organın değişim geçirmemesi veya bir yapının basitleşmesi.

KİPLİK

Önermelerin yalın, belkili veya mecburi olma nitelikleri.

İNDİRGEMEK

Daha kolay ve yalın duruma getirmek. Bir işlemi daha kısa veya daha yalın bir biçime sokmak, irca etmek. Bir maddenin oksijenini alarak oksit özelliğini yok etmek, irca etmek.

GÜLDÜRÜ

Güldürme özelliği olan şey. İlkel, yalın güldürme ögelerinden yararlanan, bazen inanırlığın sınırını aşan, güldürmeyi amaç edinen sahne eseri, komedi, fars.

DÖNÜŞÜMCÜLÜK

Yaşayan türlerin yalın biçimlerden karmaşık biçimlere doğru gelişerek ortaya çıktığını -öne süren- öğreti, transformizm.

AYRIŞMAK

Birbirinden ayrılmak, birliği bozulmak. Moleküller, türlü etkenler sebebiyle geçici olarak daha yalın atom veya moleküllere bölünmek.

NESNE

Belli bir ağırlığı ve hacmi, rengi olan her türlü cansız varlık, şey, obje. Öznenin dışında kalan her konu, obje. Geçişli fiili bütünleyen yalın veya belirtme durumunda bulunan tümleç.

ÇIPLAK

Üstünde bulunması gereken giysi, örtü vb. bulunmayan, üryan, nü, cıbıl, cıbıldak. İçinde gerekli eşya bulunmayan. Saçsız (baş). Yoksul (kimse). Yalın, süssüz. Üzerinde yaprak olmayan. Soyunmuş durumda olan vücudun resmi, nü.