Kelimeler arşivinde; içinde "yalın" olan, toplam 56 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yalın bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu yalın ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yalın olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
YALINLAŞTIRMAK, YALINYALBURDAK, YALINLANDIRMAK
YALINLAŞTIRMA, YALINLIGEDİĞİ, YALINYALPIDAK
YAPYALINCAK, YALINLATMAK, YALINDAMLAR, YALINLANMAK, YALINLAŞMAK
YALINKAVAK, YALINLAMAK, YALINKILIÇ, YALINBUDAK, YALINÇEVRE, YALINLAŞLI, YALINLAŞMA, YALINKOLLU, YAPYALINAG
YALINKAYA, YALINISÇA, YALINKUYU, YALINLAMA, YALINGÖZE, YALINAYAK, YALINAYAH, YALINTEPE, YALINAĞAÇ, YALINYAZI
YALINMAK, YALINSAK, YALINSAZ, YALINTAŞ, YAPYALIN, YALINKAŞ, YALINCAK, YALINGAÇ, YALINGÖZ, YALINLIK, YALINGAT, YALINDÜZ, YALINDAM, YALINDAL, YALINKAT, YALINALP
YALINCA, AYYALIN, YALINAH, YALINAY, YALINLI, YALINGI, YALINIS, YALINIZ
YALINÇ
YALIN
YALIN
Alev. Çıplak, kınından çıkmış. Gösterişsiz, süssüz, sade (söz, yazı).
YALINLAŞTIRMAK
Yalınlaşma işini yaptırmak.
YALINKAVAK
Batman şehrinde, Oğuz bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Gümüşhane şehri, Torul belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
YALINLIGEDİĞİ
Antalya şehrinde, Bozova nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
YALINBUDAK
Malatya şehrinde, Akçadağ belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
YALINLANDIRMAK
Alevlendirmek.
YALINKILIÇ
Mardin şehri, Kızıltepe belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
YALINLAŞMAK
Sadeleşmek, yalın duruma gelmek.
YALINYALBURDAK
Gelişigüzel. Olup olacağı.
YALINLAŞTIRMA
Yalınlaştırmak işi.
YALINLANMAK
Parlamak, ışıldamak, ışık saçmak, alevlenmek.
YALINLATMAK
Alevlendirmek.
YALINDAMLAR
Elâzığ şehri, Hankendi nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
YALINLAMAK
Soymak. Alevlendirmek. Yara üstünü kavli çakmakla dağlamak. Yalan söylemek, kandırmak. Soymak, çalmak.
YALINYALPIDAK
Gelişigüzel.
YAPYALINCAK
Çırılçıplak.
Bu bölümde tanımı içerisinde YALIN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DÜPEDÜZ
Çok düz ve doğru bir biçimde, dümdüz olarak. Yalın, basit, süssüz, sade bir biçimde. Başka bir amaç gütmeden, açıktan açığa, açıkçası, gerçekten.
KİPLİK
Önermelerin yalın, belkili veya mecburi olma nitelikleri.
DÖNÜŞÜMCÜLÜK
Yaşayan türlerin yalın biçimlerden karmaşık biçimlere doğru gelişerek ortaya çıktığını -öne süren- öğreti, transformizm.
İNDİRGEMEK
Daha kolay ve yalın duruma getirmek. Bir işlemi daha kısa veya daha yalın bir biçime sokmak, irca etmek. Bir maddenin oksijenini alarak oksit özelliğini yok etmek, irca etmek.
DÜZ
Yatay durumda olan, eğik ve dik olmayan. Düz rakı. Engebesiz olan yer, düzlük, ova. Kıvırcık ya da dalgalı olmayan (saç). Yüzeyinde girinti çıkıntı olmayan, müstevi. Kıvrımlı olmayan, doğru, stabil. Yalın, sade, süssüz. Kısa ökçeli, ökçesiz (ayakkabı). Yayvan, altı derin olmayan. Çizgisiz, desensiz ve tek renkli.
AYIRAN
Işığı yalın ögelerine ayırma özelliği olan.
GERİLEME
Gerilemek işi. Gelişimin daha erken dönemlerine geri dönme. Geri çekilme, ricat. Sonuçlardan ilkelere, etkilerden sebeplere ve birleşiklerden yalınçlara doğru usa vurma işlemi. Kavrama yeteneğinin giderek zayıflaması durumu. Bir dokunun, bir organın değişim geçirmemesi veya bir yapının basitleşmesi.
ÇIPLAK
Üstünde bulunması gereken giysi, örtü vb. bulunmayan, üryan, nü, cıbıl, cıbıldak. İçinde gerekli eşya bulunmayan. Saçsız (baş). Yoksul (kimse). Yalın, süssüz. Üzerinde yaprak olmayan. Soyunmuş durumda olan vücudun resmi, nü.
AYRIŞMAK
Birbirinden ayrılmak, birliği bozulmak. Moleküller, türlü etkenler sebebiyle geçici olarak daha yalın atom veya moleküllere bölünmek.
DALTABAN
Yalın ayak (kimse). Aşağılık, serseri.
DAL
Ağacın gövdesinden ayrılan kollardan her biri. Canlıların bölümlenmesinde, sınıfların bir araya gelmesiyle oluşan birlik, şube. Çıplak, yalın. Arka, sırt. Bir bilim alanının içinde yer alan ana bilim dalında alt alanı. Branş. Boyun, ense. Kol. Omuz.
MERASİMSİZ
Törensiz. Resmî davranıştan uzak, yalın, sade.
NOMİNATİF
Yalın durum.
MÜCERRET
Soyut. Katışık ve karışık olmayan. Evlenmemiş, bekâr. Yalın durum.
BİRLİK
Tek, bir olma durumu, vahdaniyet. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması. Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet. Bir arada olma durumu, vahdet. Bölünmezliği içeren yalın bütün. En büyük değerdeki nota, dört dörtlük. Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek.
İLKEL
İlk durumunda kalmış olan, gelişmesinin başında bulunan, iptidai, primitif. Sanatta yalın bir nitelik gösteren, yapmacıksız olan, primitif. Zaman bakımından en eski olan, iptidai, primitif. Basit, karmaşık olmayan. Eğitimsiz, kültürsüz, görgüsüz. Özellikle XIV-XV. yüzyıllarda İtalyan ressamlarına, Orta Çağ sonlarında Avrupa ressamlarına verilen ad.
GÜLDÜRÜ
Güldürme özelliği olan şey. İlkel, yalın güldürme ögelerinden yararlanan, bazen inanırlığın sınırını aşan, güldürmeyi amaç edinen sahne eseri, komedi, fars.
AYRIŞMA
Ayrışmak işi. Moleküllerin, türlü etkenlerle geçici olarak daha yalın atom ve moleküllere bölünmesi, inhilal.
DALKILIÇ
Kılıcını çekmiş olarak, yalın kılıç.
NESNE
Belli bir ağırlığı ve hacmi, rengi olan her türlü cansız varlık, şey, obje. Öznenin dışında kalan her konu, obje. Geçişli fiili bütünleyen yalın veya belirtme durumunda bulunan tümleç.