Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yalın" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yalın ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında yalın olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yalın olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
YALIN
Alev. Çıplak, kınından çıkmış. Gösterişsiz, süssüz, sade (söz, yazı).
AYYALIN
Ay gibi temiz ve saf olan.
YAPYALIN
Çok yalın.
Bu bölümde tanımı içerisinde YALIN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DALKILIÇ
Kılıcını çekmiş olarak, yalın kılıç.
MÜCERRET
Soyut. Katışık ve karışık olmayan. Evlenmemiş, bekâr. Yalın durum.
MERASİMSİZ
Törensiz. Resmî davranıştan uzak, yalın, sade.
GERİLEME
Gerilemek işi. Gelişimin daha erken dönemlerine geri dönme. Geri çekilme, ricat. Sonuçlardan ilkelere, etkilerden sebeplere ve birleşiklerden yalınçlara doğru usa vurma işlemi. Kavrama yeteneğinin giderek zayıflaması durumu. Bir dokunun, bir organın değişim geçirmemesi veya bir yapının basitleşmesi.
NESNE
Belli bir ağırlığı ve hacmi, rengi olan her türlü cansız varlık, şey, obje. Öznenin dışında kalan her konu, obje. Geçişli fiili bütünleyen yalın veya belirtme durumunda bulunan tümleç.
İNDİRGEMEK
Daha kolay ve yalın duruma getirmek. Bir işlemi daha kısa veya daha yalın bir biçime sokmak, irca etmek. Bir maddenin oksijenini alarak oksit özelliğini yok etmek, irca etmek.
DÜZ
Yatay durumda olan, eğik ve dik olmayan. Düz rakı. Engebesiz olan yer, düzlük, ova. Kıvırcık ya da dalgalı olmayan (saç). Yüzeyinde girinti çıkıntı olmayan, müstevi. Kıvrımlı olmayan, doğru, stabil. Yalın, sade, süssüz. Kısa ökçeli, ökçesiz (ayakkabı). Yayvan, altı derin olmayan. Çizgisiz, desensiz ve tek renkli.
İLKEL
İlk durumunda kalmış olan, gelişmesinin başında bulunan, iptidai, primitif. Sanatta yalın bir nitelik gösteren, yapmacıksız olan, primitif. Zaman bakımından en eski olan, iptidai, primitif. Basit, karmaşık olmayan. Eğitimsiz, kültürsüz, görgüsüz. Özellikle XIV-XV. yüzyıllarda İtalyan ressamlarına, Orta Çağ sonlarında Avrupa ressamlarına verilen ad.
DAL
Ağacın gövdesinden ayrılan kollardan her biri. Canlıların bölümlenmesinde, sınıfların bir araya gelmesiyle oluşan birlik, şube. Çıplak, yalın. Arka, sırt. Bir bilim alanının içinde yer alan ana bilim dalında alt alanı. Branş. Boyun, ense. Kol. Omuz.
DALTABAN
Yalın ayak (kimse). Aşağılık, serseri.
KİPLİK
Önermelerin yalın, belkili veya mecburi olma nitelikleri.
ÇIPLAK
Üstünde bulunması gereken giysi, örtü vb. bulunmayan, üryan, nü, cıbıl, cıbıldak. İçinde gerekli eşya bulunmayan. Saçsız (baş). Yoksul (kimse). Yalın, süssüz. Üzerinde yaprak olmayan. Soyunmuş durumda olan vücudun resmi, nü.
AYIRAN
Işığı yalın ögelerine ayırma özelliği olan.
NOMİNATİF
Yalın durum.
AYRIŞMA
Ayrışmak işi. Moleküllerin, türlü etkenlerle geçici olarak daha yalın atom ve moleküllere bölünmesi, inhilal.
DÖNÜŞÜMCÜLÜK
Yaşayan türlerin yalın biçimlerden karmaşık biçimlere doğru gelişerek ortaya çıktığını -öne süren- öğreti, transformizm.
AYRIŞMAK
Birbirinden ayrılmak, birliği bozulmak. Moleküller, türlü etkenler sebebiyle geçici olarak daha yalın atom veya moleküllere bölünmek.
BİRLİK
Tek, bir olma durumu, vahdaniyet. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması. Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet. Bir arada olma durumu, vahdet. Bölünmezliği içeren yalın bütün. En büyük değerdeki nota, dört dörtlük. Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek.
GÜLDÜRÜ
Güldürme özelliği olan şey. İlkel, yalın güldürme ögelerinden yararlanan, bazen inanırlığın sınırını aşan, güldürmeyi amaç edinen sahne eseri, komedi, fars.
DÜPEDÜZ
Çok düz ve doğru bir biçimde, dümdüz olarak. Yalın, basit, süssüz, sade bir biçimde. Başka bir amaç gütmeden, açıktan açığa, açıkçası, gerçekten.