YALIM ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "yalım" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. yalım ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu yalım ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yalım olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

YALIMALÇAHLIĞI

10 harfli kelimeler

YALIMBİLEK, YALIMPARÇA

9 harfli kelimeler

YALIMKAYA

8 harfli kelimeler

YALIMKÖY, YALIMSAK

7 harfli kelimeler

YALIMAK, YALIMLI

6 harfli kelimeler

YALIMA

5 harfli kelimeler

YALIM

Bazı kelimelerin anlamları

YALIM

Alev. Kılıç, bıçak gibi kesici araçların keskin yüzü.

YALIMKAYA

Eskişehir şehri, Mihalıççık ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.

YALIMPARÇA

Bir avuç.

YALIMLI

Diyarbakır ilinde, Lice belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

YALIMAK

Reçine.

YALIMALÇAHLIĞI

Eksiklik.

YALIMBİLEK

Kemikleri gelişmeden doğan çocuk.

YALIMKÖY

Ankara şehrinde, Kalecik belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

YALIMA

Dudakta çıkan yara, uçuk. Sanırım.

YALIMSAK

Obur. Başıboş kişi.

  -   -   -  

Anlamında YALIM bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YALIM geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KINCIMAK

Yumru köklü bitkiler sokulurken topraktan kökü ile çıkmamak, sıyrılıp kopmak. Mızıkçılık etmek : Onu oyuna sokmayalım, çabuk kıncır. Yumuşak nesne iki sert cisim arasında ezilmek, patlamak: Bisikletin iç lastiği kıncıdı.

ELPAPA

El üstünde oynanılan taş oyunu: Yaşar gel elpapa oynayalım.

FARZIMUHAL

Olmayacak, gerçekleşmeyecek bir şeyi olacakmış, gerçekleşecekmiş gibi düşünerek, sayarak. Tutalım ki, sayalım ki, varsayalım ki.

NEYSE

"Önemi yok, olan oldu" anlamında kullanılan bir söz. "Konuyu kapatalım, uzatmayalım, her ne ise" anlamında kullanılan bir söz. "Çok şükür, bereket versin" anlamında kullanılan bir söz.

KİLEYDEN

Yeniden : Oyuna kileyden başlayalım.

EVE

Oyunda ebe: Gelin saklambaç oynayalım, men ebe olacağım. Acele, çabuk. Evvel.

KIRKCIK

Saklambaç oyunu : Haydi arkadaşlar kırkcık oynıyalım.

ÖYGÜN

Karıştırılmış, yoğrulmuş : Çamur öygün, duvarı sıvayalım.

SÜREĞEÇ

Çocuğu yürümeye alıştırmaya yarayan, tahtadan yapılmış tekerlekli bir çeşit araba, yürüteç. Harman toplamaya yarayan tahta araç : Süreğeçleri alın da harman toplıyalım. Çarkın urganını yağlamak için kullanılan ziftti bez. Bulaşık bezi, paçavra. Yıkanırken kir çıkarmak için kullanılan örgü ya da bez kese.

ÇEKENEK

Tüfeğin içindeki sıkıyı çekmek için kullanılan ucu damaklı, burgulu-60-70 santimetre uzunlukta ve yarım santimetre çapında bir demir çubuk: Bizim çiftenin çekeneği yok, bir çekenek ver de sıkıyı boşaltayım. Harmanı tınaz yapmak için, toplamakta kullanılan ağaçtan yapılmış basit bir aygıt: Çekenekle toplayalım.

ŞULE

Alev, yalım.

ALEV

Yanan maddelerin veya gazların türlü biçimlerdeki ışıklı uzantısı, yalım, yalaz, alaz, şule. Kıvılcım. Aşk ateşi. Sıcaklık. Mızrak uçlarına takılan küçük bayrak, flama.

ÇIVGARLAMAK

Bir çift öküzün önüne bir çift daha koşmak: Bizim hayvanlar çekmedi, senin atları da getir de çıvgarlayalım.

SÖYKEMEK

1.Yaslamak, dayamak: Dirseğimi masaya söykedim. 2.Yatar gibi oturmak. 3.Yatırmak, sermek : Merhametsiz adam koca ormanı yere söykemiş. Son vermek : O meseleyi söykemeden başka işe bakmayalım ağalar. Dayamak.

GAHLAMAK

Dilimlere ayırmak: Gel beraberce şu elmaları gahlayalım. Koşulu öküz veya mandayı sürmek, sevketmek. Taklamak.

GARIMAK

Bir kimseyi ya da malı başkasına kötülemek: Hasan, Ahmet'i garıdı. Oyun bozmak: Ayşe'yi oyuna almıyalım. O çok garıyor. İşe yaramaz olmak, eskimek: Hayvanın nalı garıdı, yeniletiver. İşler üst üste yığılmak: İşler garıdı, altından nasıl çıkacağız bakalım. Tarlada ürünler fazlaca olgunlaşıp, kendiliğinden dökülmek, boşa gitmek. Usanmak, bıkmak. Karın. İşkembe. Suya batmak, suya boğmak. Yaşlanmak: Gurumuş, garıhmış kimi yeri çürümüş.

SELAMAK

Sallamak : Şu dalı sela da bir toplayalım.

KEZGERE

Teskere : Kezgereyi getir toprak taşıyalım.

FARAZA

Diyelim ki, sayalım ki, tutalım ki, varsayalım ki.

ÖYMEK

Sakız ve benzerleri maddeleri özleştirmek. İki ya da daha çok şeyleri ezerek, yoğurarak iyice birbirine karıştırmak. Karmak : Çamuru öyüp duvara sıvayalım. Sıvı şeyleri sürmek, bulaştırmak : Pekmezi üzerine öğme. Yağ ve benzerleri Maddeler düştüğü yerde yayılıp leke yapmak. Yayılmak, otlamak : Koyunlar öydü. Bozmak : Burası yeni boyandı, çocukların öymemesi için kapıyı kitlemeli. İçine geçmek : Hafif yağan yağmur toprağa iyi öğer. Övmek. Yağ ve benzerleri maddeler düştüğü yerde yayılmak leke bırakmak. Yanmak. Ezmek.