VİŞ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "viş" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. viş ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu viş ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde viş olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

VİŞNEÇÜRÜĞÜ

8 harfli kelimeler

VİŞNELİK

7 harfli kelimeler

VİŞNELİ

6 harfli kelimeler

VİŞNAP, VİŞŞEK

5 harfli kelimeler

VİŞEK, VİŞNE

3 harfli kelimeler

VİŞ

Bazı kelimelerin anlamları

VİŞ

Üzüntü, şaşma bildiren ünlem.

VİŞNAP

Vişne şurubu.

VİŞNEÇÜRÜĞÜ

Çürük vişne rengi. Bu renkte olan.

VİŞNE

Gülgillerden, dalları kırmızımtırak, çiçekleri beyaz renkte, kiraza benzer bir ağaç (Cerasus vulgaris). Bu ağacın genel olarak reçel ve şerbet yapılan, kırmızı renkte ekşimtırak meyvesi, ekşi kiraz.

VİŞNELİK

Vişne yetiştirilen bahçe.

VİŞNELİ

Erzurum şehrinde, Oltu ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Erzurum şehrinde, Tortum ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. İzmir kenti, Kemalpaşa ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Tunceli şehrinde, Çemişgezek ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

VİŞŞEK

Yayık. Yayığın başı. Yayık kolu.

VİŞEK

Yayık.

  -   -   -  

Anlamında VİŞ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde VİŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DEDE

Torunu olan erkek, büyükbaba, büyükpeder. Mevlevi tarikatında çile doldurmuş olan dervişlere verilen unvan. Büyükbabadan başlayarak geriye doğru atalardan her biri. Yaşlı erkeklere söylenen bir seslenme sözü.

ABDAL

Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.

DERVİŞANE

Dervişçe.

ABA

Abla. Bu kumaştan yapılmış yakasız ve uzun üstlük. Bu kumaştan yapılan. Kepenek. Yünün dövülmesiyle yapılmış olan kalın ve kaba kumaş. Bu kumaştan yapılmış olan ve dervişlerce giyilen hırka. Anne.

AÇIK

Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.

DERVİŞÇE

Dervişe yakışır bir biçimde, dervişane.

FAKİR

Geçimini güçlükle sağlayan, yoksul, fukara, zengin karşıtı. Kişinin alçak gönüllülük göstermek için kendisine verdiği san. Olması gerekenden az. Zavallı, kimsesiz. Hindistan'da yokluğa, eziyete kendini alıştırmış derviş.

DOMUZGİLLER

Çift parmaklılar takımının, geviş getirmeyenler alt takımına giren bir familya.

ALPEREN

Derviş. Mücahit.

BÖRKENEK

Geviş getiren hayvanların midelerinin ikinci bölümü. Yağmurdan veya soğuktan korunmak için giyilen ucu sivri boşluk, külah.

ARAKİYE

Dervişlerin giydikleri, tiftikten yapılmış ince külah. Bir tür küçük zurna.

DEVE

Geviş getiren memelilerden, boynu uzun, sırtında bir veya iki hörgücü olan, yük taşımakta kullanılan hayvan (Camelus).

BEDEVİ

Çölde, çadırda yaşayan göçebe. Böyle bir hayat sürdüren kimse. Bedevilik tarikatından olan derviş.

ÇİLEHANE

Dervişlerin çile doldurdukları yer.

CİNSELLİK

Cinsel özelliklerin bütünü, eşeysellik. Sevişme duygusu, seksüellik.

DERVİŞLİK

Derviş olma durumu.

FERACE

Kadınların sokakta giydikleri, mantoya benzer, arkası bol, yakasız, çoğu kez eteklere kadar uzayan üst giysisi. Dervişlerin giydiği bol bir tür hırka.

ÇERVİŞLİ

Çervişi olan.

ÇİLE

Zahmet, sıkıntı. Yay kirişi. İpek, yün, pamuk vb. her türlü iplik demeti. Dervişlerin kırk gün süre ile kendilerine uyguladıkları zahmetli ve perhizli dönem.

BAKANAK

Geviş getiren hayvanların ayaklarının arkasındaki körelmiş tırnak, kemik çıkıntısı.