Kelimeler arşivi içinde; başında "viş" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. viş ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu viş ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde viş olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
VİŞNEÇÜRÜĞÜ
VİŞNELİK
VİŞNELİ
VİŞNAP, VİŞŞEK
VİŞEK, VİŞNE
VİŞ
VİŞ
Üzüntü, şaşma bildiren ünlem.
VİŞNEÇÜRÜĞÜ
Çürük vişne rengi. Bu renkte olan.
VİŞNELİ
Erzurum şehrinde, Oltu ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Erzurum şehrinde, Tortum ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. İzmir kenti, Kemalpaşa ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Tunceli şehrinde, Çemişgezek ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
VİŞNE
Gülgillerden, dalları kırmızımtırak, çiçekleri beyaz renkte, kiraza benzer bir ağaç (Cerasus vulgaris). Bu ağacın genel olarak reçel ve şerbet yapılan, kırmızı renkte ekşimtırak meyvesi, ekşi kiraz.
VİŞEK
Yayık.
VİŞNAP
Vişne şurubu.
VİŞNELİK
Vişne yetiştirilen bahçe.
VİŞŞEK
Yayık. Yayığın başı. Yayık kolu.
Bu bölümde tanımı içerisinde VİŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
DEDE
Torunu olan erkek, büyükbaba, büyükpeder. Mevlevi tarikatında çile doldurmuş olan dervişlere verilen unvan. Büyükbabadan başlayarak geriye doğru atalardan her biri. Yaşlı erkeklere söylenen bir seslenme sözü.
DOMUZGİLLER
Çift parmaklılar takımının, geviş getirmeyenler alt takımına giren bir familya.
FERACE
Kadınların sokakta giydikleri, mantoya benzer, arkası bol, yakasız, çoğu kez eteklere kadar uzayan üst giysisi. Dervişlerin giydiği bol bir tür hırka.
DERVİŞANE
Dervişçe.
DEVE
Geviş getiren memelilerden, boynu uzun, sırtında bir veya iki hörgücü olan, yük taşımakta kullanılan hayvan (Camelus).
ALPEREN
Derviş. Mücahit.
DERVİŞLİK
Derviş olma durumu.
ARAKİYE
Dervişlerin giydikleri, tiftikten yapılmış ince külah. Bir tür küçük zurna.
ÇİLE
Zahmet, sıkıntı. Yay kirişi. İpek, yün, pamuk vb. her türlü iplik demeti. Dervişlerin kırk gün süre ile kendilerine uyguladıkları zahmetli ve perhizli dönem.
BEDEVİ
Çölde, çadırda yaşayan göçebe. Böyle bir hayat sürdüren kimse. Bedevilik tarikatından olan derviş.
BÖRKENEK
Geviş getiren hayvanların midelerinin ikinci bölümü. Yağmurdan veya soğuktan korunmak için giyilen ucu sivri boşluk, külah.
ÇERVİŞLİ
Çervişi olan.
ABDAL
Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.
ÇİLEHANE
Dervişlerin çile doldurdukları yer.
DERVİŞÇE
Dervişe yakışır bir biçimde, dervişane.
FAKİR
Geçimini güçlükle sağlayan, yoksul, fukara, zengin karşıtı. Kişinin alçak gönüllülük göstermek için kendisine verdiği san. Olması gerekenden az. Zavallı, kimsesiz. Hindistan'da yokluğa, eziyete kendini alıştırmış derviş.
BAKANAK
Geviş getiren hayvanların ayaklarının arkasındaki körelmiş tırnak, kemik çıkıntısı.
CİNSELLİK
Cinsel özelliklerin bütünü, eşeysellik. Sevişme duygusu, seksüellik.
ABA
Abla. Bu kumaştan yapılmış yakasız ve uzun üstlük. Bu kumaştan yapılan. Kepenek. Yünün dövülmesiyle yapılmış olan kalın ve kaba kumaş. Bu kumaştan yapılmış olan ve dervişlerce giyilen hırka. Anne.