Kelimeler arşivinde; içinde "vma" olan, toplam 50 tane kelime bulunuyor. İçerisinde vma bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu vma ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında vma olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
TRAVMATOLOJİK
TRAVMATOLOJİ
TRAVMATİZM, KAVMANTARI, SAVMACILIK, NÖROTRAVMA
TRAVMATİK
SAVMACI
ÇIVMAK, ÇİVMAK, DOVMAK, DUVMAK, GAVMAK, GUVMAH, KAVMAK, KIVMAK, KUVMAK, SIVMAK, SOVMAK, SUVMAK, TAVMAK, YAVMAK, YIVMAK, YUVMAK, TRAVMA, CIVMAK, ÇAVMAK, KOVMAK, LAVMAN, SAVMAK, ÇIVMAH, BEVMAK, BOVMAK, CUVMAK, ÇAVMAH, BUVMAK
OVMAÇ, CIVMA, ÇIVMA, KOVMA, UVMAÇ, DUVMA, OVMAK, SAVMA, ÇAVMA, AVMAH, AVMAK, IVMAK
OVMA
VMA
VMA
Vanilmandelik asit.
TRAVMATOLOJİK
Sarsıntı bilimsel.
KAVMANTARI
Çoğunlukla yaprakdöken orman ağaçlarında odun katını hızla çürüten ve bağlı bulunduğu deliklimantarlar familyası türlerine kendi adını veren rafımsı görünüşte asalak mantar.
ÇIVMAK
Atlamak, sıçramak, zıplamak. Hızla giden bir şey bir yere çarpıp yön değiştirmek, sekmek, çavmak, sapmak, inhiraf etmek. Atlamak, sıçramak, fırlamak. Kaçmak. (hayvanlar). Hayvan yoldan çıkmak. Atılan mermi hedeften aşmak. Yıldız kaymak. Bir yere atılan taş düz olarak gitmek. Ağaç, filiz vermek. Sallanmak: İlkbaharda bahçelerde salıngaç yapıp çıvmak çok hoş olur. Dikine uzanmak.
TRAVMATİK
Travmayla ilgili. Travmaya yol açan. Yara oluşumuna neden olan.
SAVMACILIK
Savmacının işi.
KAVMAK
Kovmak.
GUVMAH
Kovmak.
ÇİVMAK
Atlamak, sıçramak, fırlamak.
TRAVMATİZM
Dışarıdan gelen bir travma sonucunda meydana gelen hastalık durumu.
SAVMACI
Savma işi yapan kimse.
DOVMAK
Dövmek. Doğmak.
GAVMAK
Kovmak.
TRAVMATOLOJİ
Sarsıntı bilimi.
DUVMAK
Doğmak - duvalı :doğalı, karşılığı domak, dovmak.
NÖROTRAVMA
Sinirin zedelenmesi, sinir incinmesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde VMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AFOROZ
Hristiyanlıkta kilise tarafından verilen cemaatten kovma cezası. Darılıp biriyle konuşmama, ilgiyi kesip kendinden uzaklaştırma, toplum dışılama.
HAYDAMAK
Çifte koşulan hayvanı sürmek, dehlemek. Kovmak, defetmek.
ATMAK
Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Söylemek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Uzatmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Yırtılmak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yalan ya da abartmalı söz söylemek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Koymak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Geri bırakmak, ertelemek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Terk etmek. Değerini eksiltmek. Götürmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. İçki içmek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Rastgele bir kenara koymak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Göndermek, yollamak. Çatlamak. Sille, tokat vurmak.
CIVMA
Cıvmak işi.
GEÇİŞTİRMEK
Gereken önemi vermemek, üstünde durmadan başından savmak. Az bir zararla atlatmak, kurtulmak.
KAŞIMAK
Vücudun herhangi bir yerindeki kaşıntıyı gidermek için tırnakla veya başka bir şeyle deriyi hafifçe ovmak. Sinirlendirecek söz söylemek. Herhangi bir konuyu yeniden gündeme getirmek. Araştırmak, incelemek.
CIVMAK
Hızla giden bir şey bir yere çarpıp yön değiştirmek, sekmek, sapmak, inhiraf etmek. Sapmak, yol değiştirmek, amaçtan şaşmak, çavmak.
DEF
Savma.
ÇİZİKTİRMEK
Çabucak çizmek, çızıktırmak. Baştan savma yazmak.
DEFETMEK
Kovmak. Savmak, savuşturmak.
DELK
Ovma, ovuşturma. Sürtünme.
GELİŞİGÜZEL
Herhangi bir, baştan savma, rastgele, lalettayin. Üstünkörü.
FRİKSİYON
Ovma, ovuşturma.
KARŞILAMAK
Dışarıdan gelen bir kimseye karşılayıcı olarak çıkmak, istikbal etmek. Söylenen, yapılan, bildirilen bir şeyi olumlu veya olumsuz bulmak. Önlemek, durdurmak. Boksta karşı oyuncunun yumruklarını savmak. Masrafı ödemek. Karşılık olmak, denk gelmek, tekabül etmek.
ISMARLAMA
Ismarlamak işi, sipariş. Ismarlanarak yaptırılan, sipariş edilen, hazır karşıtı. İçten olmayan, baştan savma.
ÇAVMAK
Güneş doğmak. Dağılıp yayılmak, saçılmak. Cıvmak.
ATLATMAK
Atlama işini yaptırmak. Görüşmek, konuşmaktan kaçmak. Aldatmak. Kötü bir durumu geçiştirmek, savmak. Savsaklamak. Basında başka ilgililerden önce bir haberin yayımlanmasını sağlamak.
KAPKAÇÇI
Kapıp kaçmak yoluyla hırsızlık yapan kimse. Üstünkörü, gereken önem verilmeyen, baştan savma, alelade.
DEHLEMEK
Hayvanı "deh" diyerek yürütmek. Kovmak.
AFOROZLAMAK
Aforoz etmek, kovmak.