İçinde VMA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "vma" olan, toplam 50 tane kelime bulunuyor. İçerisinde vma bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu vma ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında vma olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

TRAVMATOLOJİK

12 harfli kelimeler

TRAVMATOLOJİ

10 harfli kelimeler

TRAVMATİZM, KAVMANTARI, SAVMACILIK, NÖROTRAVMA

9 harfli kelimeler

TRAVMATİK

7 harfli kelimeler

SAVMACI

6 harfli kelimeler

ÇIVMAK, ÇİVMAK, DOVMAK, DUVMAK, GAVMAK, GUVMAH, KAVMAK, KIVMAK, KUVMAK, SIVMAK, SOVMAK, SUVMAK, TAVMAK, YAVMAK, YIVMAK, YUVMAK, TRAVMA, CIVMAK, ÇAVMAK, KOVMAK, LAVMAN, SAVMAK, ÇIVMAH, BEVMAK, BOVMAK, CUVMAK, ÇAVMAH, BUVMAK

5 harfli kelimeler

OVMAÇ, CIVMA, ÇIVMA, KOVMA, UVMAÇ, DUVMA, OVMAK, SAVMA, ÇAVMA, AVMAH, AVMAK, IVMAK

4 harfli kelimeler

OVMA

3 harfli kelimeler

VMA

Bazı kelimelerin anlamları

VMA

Vanilmandelik asit.

GAVMAK

Kovmak.

ÇIVMAK

Atlamak, sıçramak, zıplamak. Hızla giden bir şey bir yere çarpıp yön değiştirmek, sekmek, çavmak, sapmak, inhiraf etmek. Atlamak, sıçramak, fırlamak. Kaçmak. (hayvanlar). Hayvan yoldan çıkmak. Atılan mermi hedeften aşmak. Yıldız kaymak. Bir yere atılan taş düz olarak gitmek. Ağaç, filiz vermek. Sallanmak: İlkbaharda bahçelerde salıngaç yapıp çıvmak çok hoş olur. Dikine uzanmak.

DOVMAK

Dövmek. Doğmak.

TRAVMATİZM

Dışarıdan gelen bir travma sonucunda meydana gelen hastalık durumu.

TRAVMATOLOJİ

Sarsıntı bilimi.

KAVMAK

Kovmak.

ÇİVMAK

Atlamak, sıçramak, fırlamak.

SAVMACI

Savma işi yapan kimse.

SAVMACILIK

Savmacının işi.

GUVMAH

Kovmak.

KAVMANTARI

Çoğunlukla yaprakdöken orman ağaçlarında odun katını hızla çürüten ve bağlı bulunduğu deliklimantarlar familyası türlerine kendi adını veren rafımsı görünüşte asalak mantar.

TRAVMATOLOJİK

Sarsıntı bilimsel.

NÖROTRAVMA

Sinirin zedelenmesi, sinir incinmesi.

TRAVMATİK

Travmayla ilgili. Travmaya yol açan. Yara oluşumuna neden olan.

DUVMAK

Doğmak - duvalı :doğalı, karşılığı domak, dovmak.

  -   -   -  

Anlamında VMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde VMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GELİŞİGÜZEL

Herhangi bir, baştan savma, rastgele, lalettayin. Üstünkörü.

CIVMAK

Hızla giden bir şey bir yere çarpıp yön değiştirmek, sekmek, sapmak, inhiraf etmek. Sapmak, yol değiştirmek, amaçtan şaşmak, çavmak.

ISMARLAMA

Ismarlamak işi, sipariş. Ismarlanarak yaptırılan, sipariş edilen, hazır karşıtı. İçten olmayan, baştan savma.

HAYDAMAK

Çifte koşulan hayvanı sürmek, dehlemek. Kovmak, defetmek.

ATLATMAK

Atlama işini yaptırmak. Görüşmek, konuşmaktan kaçmak. Aldatmak. Kötü bir durumu geçiştirmek, savmak. Savsaklamak. Basında başka ilgililerden önce bir haberin yayımlanmasını sağlamak.

DEFETMEK

Kovmak. Savmak, savuşturmak.

KAŞIMAK

Vücudun herhangi bir yerindeki kaşıntıyı gidermek için tırnakla veya başka bir şeyle deriyi hafifçe ovmak. Sinirlendirecek söz söylemek. Herhangi bir konuyu yeniden gündeme getirmek. Araştırmak, incelemek.

DEF

Savma.

KAPKAÇÇI

Kapıp kaçmak yoluyla hırsızlık yapan kimse. Üstünkörü, gereken önem verilmeyen, baştan savma, alelade.

AFOROZLAMAK

Aforoz etmek, kovmak.

DELK

Ovma, ovuşturma. Sürtünme.

GEÇİŞTİRMEK

Gereken önemi vermemek, üstünde durmadan başından savmak. Az bir zararla atlatmak, kurtulmak.

ÇİZİKTİRMEK

Çabucak çizmek, çızıktırmak. Baştan savma yazmak.

FRİKSİYON

Ovma, ovuşturma.

DEHLEMEK

Hayvanı "deh" diyerek yürütmek. Kovmak.

CIVMA

Cıvmak işi.

KARŞILAMAK

Dışarıdan gelen bir kimseye karşılayıcı olarak çıkmak, istikbal etmek. Söylenen, yapılan, bildirilen bir şeyi olumlu veya olumsuz bulmak. Önlemek, durdurmak. Boksta karşı oyuncunun yumruklarını savmak. Masrafı ödemek. Karşılık olmak, denk gelmek, tekabül etmek.

AFOROZ

Hristiyanlıkta kilise tarafından verilen cemaatten kovma cezası. Darılıp biriyle konuşmama, ilgiyi kesip kendinden uzaklaştırma, toplum dışılama.

ATMAK

Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Söylemek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Uzatmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Yırtılmak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yalan ya da abartmalı söz söylemek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Koymak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Geri bırakmak, ertelemek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Terk etmek. Değerini eksiltmek. Götürmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. İçki içmek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Rastgele bir kenara koymak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Göndermek, yollamak. Çatlamak. Sille, tokat vurmak.

ÇAVMAK

Güneş doğmak. Dağılıp yayılmak, saçılmak. Cıvmak.