Sonu VMA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "vma" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. Sonu vma ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında vma olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde vma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

NÖROTRAVMA

6 harfli kelimeler

TRAVMA

5 harfli kelimeler

CIVMA, KOVMA, SAVMA, ÇAVMA, ÇIVMA, DUVMA

4 harfli kelimeler

OVMA

3 harfli kelimeler

VMA

Bazı kelimelerin anlamları

VMA

Vanilmandelik asit.

KOVMA

Kovmak işi.

DUVMA

Büyük kapı menteşesi.

ÇIVMA

Çıvmak işi.

NÖROTRAVMA

Sinirin zedelenmesi, sinir incinmesi.

SAVMA

Savmak işi.

OVMA

Ovmak işi.

ÇAVMA

Çavmak işi.

CIVMA

Cıvmak işi.

TRAVMA

Sarsıntı. Bir doku veya organın yapısını, biçimini bozan ve dıştan mekanik bir tepki sonucu oluşan yerel yara, örselenme.

  -   -   -  

Anlamında VMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde VMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

HAYDAMAK

Çifte koşulan hayvanı sürmek, dehlemek. Kovmak, defetmek.

DELK

Ovma, ovuşturma. Sürtünme.

KARŞILAMAK

Dışarıdan gelen bir kimseye karşılayıcı olarak çıkmak, istikbal etmek. Söylenen, yapılan, bildirilen bir şeyi olumlu veya olumsuz bulmak. Önlemek, durdurmak. Boksta karşı oyuncunun yumruklarını savmak. Masrafı ödemek. Karşılık olmak, denk gelmek, tekabül etmek.

DEF

Savma.

ATMAK

Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Söylemek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Uzatmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Yırtılmak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yalan ya da abartmalı söz söylemek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Koymak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Geri bırakmak, ertelemek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Terk etmek. Değerini eksiltmek. Götürmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. İçki içmek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Rastgele bir kenara koymak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Göndermek, yollamak. Çatlamak. Sille, tokat vurmak.

DEFETMEK

Kovmak. Savmak, savuşturmak.

KAZIMAK

Bir aleti sürterek bir şeyin yüzündeki tabakayı kaldırmak. Sertçe ovmak. Tıraş etmek. Vücuttaki yabancı bir cismi hasta, zararlı veya istenmeyen bir organı almak, temizlemek, yok etmek. Bir araç kullanarak silmek, çıkarmak. Metal bir yüzey üstüne sert bir araçla şekil çizmek, yazı yazmak, nakşetmek. Aslını, kökünü ayrıntılı bir biçimde araştırmak.

ÇAVMAK

Güneş doğmak. Dağılıp yayılmak, saçılmak. Cıvmak.

AFOROZ

Hristiyanlıkta kilise tarafından verilen cemaatten kovma cezası. Darılıp biriyle konuşmama, ilgiyi kesip kendinden uzaklaştırma, toplum dışılama.

GELİŞİGÜZEL

Herhangi bir, baştan savma, rastgele, lalettayin. Üstünkörü.

ÇİZİKTİRMEK

Çabucak çizmek, çızıktırmak. Baştan savma yazmak.

KAŞIMAK

Vücudun herhangi bir yerindeki kaşıntıyı gidermek için tırnakla veya başka bir şeyle deriyi hafifçe ovmak. Sinirlendirecek söz söylemek. Herhangi bir konuyu yeniden gündeme getirmek. Araştırmak, incelemek.

KAPKAÇÇI

Kapıp kaçmak yoluyla hırsızlık yapan kimse. Üstünkörü, gereken önem verilmeyen, baştan savma, alelade.

GEÇİŞTİRMEK

Gereken önemi vermemek, üstünde durmadan başından savmak. Az bir zararla atlatmak, kurtulmak.

ATLATMAK

Atlama işini yaptırmak. Görüşmek, konuşmaktan kaçmak. Aldatmak. Kötü bir durumu geçiştirmek, savmak. Savsaklamak. Basında başka ilgililerden önce bir haberin yayımlanmasını sağlamak.

DEHLEMEK

Hayvanı "deh" diyerek yürütmek. Kovmak.

AFOROZLAMAK

Aforoz etmek, kovmak.

CIVMAK

Hızla giden bir şey bir yere çarpıp yön değiştirmek, sekmek, sapmak, inhiraf etmek. Sapmak, yol değiştirmek, amaçtan şaşmak, çavmak.

ISMARLAMA

Ismarlamak işi, sipariş. Ismarlanarak yaptırılan, sipariş edilen, hazır karşıtı. İçten olmayan, baştan savma.

FRİKSİYON

Ovma, ovuşturma.