Kelimeler arşivi içinde; başında "vma" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. vma ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu vma ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde vma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
VMA
Vanilmandelik asit.
Bu bölümde tanımı içerisinde VMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KAPKAÇÇI
Kapıp kaçmak yoluyla hırsızlık yapan kimse. Üstünkörü, gereken önem verilmeyen, baştan savma, alelade.
ÇAVMAK
Güneş doğmak. Dağılıp yayılmak, saçılmak. Cıvmak.
AFOROZLAMAK
Aforoz etmek, kovmak.
ÇİZİKTİRMEK
Çabucak çizmek, çızıktırmak. Baştan savma yazmak.
DELK
Ovma, ovuşturma. Sürtünme.
DEHLEMEK
Hayvanı "deh" diyerek yürütmek. Kovmak.
DEFETMEK
Kovmak. Savmak, savuşturmak.
ATLATMAK
Atlama işini yaptırmak. Görüşmek, konuşmaktan kaçmak. Aldatmak. Kötü bir durumu geçiştirmek, savmak. Savsaklamak. Basında başka ilgililerden önce bir haberin yayımlanmasını sağlamak.
GELİŞİGÜZEL
Herhangi bir, baştan savma, rastgele, lalettayin. Üstünkörü.
FRİKSİYON
Ovma, ovuşturma.
KARŞILAMAK
Dışarıdan gelen bir kimseye karşılayıcı olarak çıkmak, istikbal etmek. Söylenen, yapılan, bildirilen bir şeyi olumlu veya olumsuz bulmak. Önlemek, durdurmak. Boksta karşı oyuncunun yumruklarını savmak. Masrafı ödemek. Karşılık olmak, denk gelmek, tekabül etmek.
KAŞIMAK
Vücudun herhangi bir yerindeki kaşıntıyı gidermek için tırnakla veya başka bir şeyle deriyi hafifçe ovmak. Sinirlendirecek söz söylemek. Herhangi bir konuyu yeniden gündeme getirmek. Araştırmak, incelemek.
DEF
Savma.
ATMAK
Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Söylemek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Uzatmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Yırtılmak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yalan ya da abartmalı söz söylemek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Koymak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Geri bırakmak, ertelemek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Terk etmek. Değerini eksiltmek. Götürmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. İçki içmek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Rastgele bir kenara koymak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Göndermek, yollamak. Çatlamak. Sille, tokat vurmak.
CIVMAK
Hızla giden bir şey bir yere çarpıp yön değiştirmek, sekmek, sapmak, inhiraf etmek. Sapmak, yol değiştirmek, amaçtan şaşmak, çavmak.
AFOROZ
Hristiyanlıkta kilise tarafından verilen cemaatten kovma cezası. Darılıp biriyle konuşmama, ilgiyi kesip kendinden uzaklaştırma, toplum dışılama.
GEÇİŞTİRMEK
Gereken önemi vermemek, üstünde durmadan başından savmak. Az bir zararla atlatmak, kurtulmak.
HAYDAMAK
Çifte koşulan hayvanı sürmek, dehlemek. Kovmak, defetmek.
ISMARLAMA
Ismarlamak işi, sipariş. Ismarlanarak yaptırılan, sipariş edilen, hazır karşıtı. İçten olmayan, baştan savma.
CIVMA
Cıvmak işi.